Sahil Güvenlik Komutanlığı

Kullanıcı avatarı
Alpagut46
Süvariler
Mesajlar: 1401
Kayıt: 13 Haz 2014, 16:16
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Alpagut46 » 14 Nis 2017, 15:19

aybars_batur yazdı:
14 Nis 2017, 14:46
Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan MAK birliği olması ihtimali var mı?
DAGOT var.



havasavunma
Süvariler
Mesajlar: 1155
Kayıt: 28 May 2014, 15:23
Yaş: 20

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen havasavunma » 15 Nis 2017, 14:07

Alpagut46 yazdı:
14 Nis 2017, 15:19
DAGOT var.
Artık SÖH.
Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sihhat gibi

Kullanıcı avatarı
DELKU
Akıncılar
Mesajlar: 631
Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen DELKU » 15 Nis 2017, 20:24

robust yazdı:
13 Nis 2017, 17:28
Bir daha yasanmamasi icin gerekli egitimlerin verilmesi gerekligi goruluyor. Ayrica bilgilendirici yorumlariniz icin tesekkurler.
Olayda Tolunay isimli kuru yük gemisinin kaptanı kesin hatalı , Kaan botundakilerin de hatası var ancak, bu botlarda tasarımlarından kaynaklanan zafiyet de bulunuyor olabilir.
Tasarımına arka cepheyi gösterecek ekipman ilavesi gerekli gibi, özellikle de Sahil Güvenlik gibi çevresel farkındalığın yüksek olması gereken görev alanlarında.
Resim

Kullanıcı avatarı
memogianni
Cezalı
Mesajlar: 865
Kayıt: 12 Tem 2012, 22:26
Konum: Lubnatsİ
Yaş: 43

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen memogianni » 16 Nis 2017, 20:58

Yahu arkayı gösterecek ekipmana ne gerek var. Çevir başını arkası gör.
Resim

BayramlıkŞeker
Üye
Mesajlar: 674
Kayıt: 04 Tem 2016, 14:54
Yaş: 27

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen BayramlıkŞeker » 16 Nis 2017, 23:22

Abi koca gemi yaa.

Kullanıcı avatarı
sailordream
Site Başkanı
Mesajlar: 3072
Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen sailordream » 17 Nis 2017, 07:51

DELKU yazdı:
15 Nis 2017, 20:24
Olayda Tolunay isimli kuru yük gemisinin kaptanı kesin hatalı , Kaan botundakilerin de hatası var ancak, bu botlarda tasarımlarından kaynaklanan zafiyet de bulunuyor olabilir.
Tasarımına arka cepheyi gösterecek ekipman ilavesi gerekli gibi, özellikle de Sahil Güvenlik gibi çevresel farkındalığın yüksek olması gereken görev alanlarında.
Sanırım çok ihtisasa dayalı bir yorum olmamış arabayı altına alan kamyoncu zihniyeti ile yazılmış bir yorum olmuş.
Denizlerde uygulanan sisteme çatışmayı önleme tüzüğü denir ve tüm dünyada aynıdır. Hepsini anlatmayım merak eden detaylıca okur.
Burada bakılacak iki yada üç durum var boğaz geçişleri ve küçük hareketli teknelerin seyir sorumlulukları ve belki yetişen tekne sorumlulukları.
Tolunay gemisinin boğaz geçişi yapıyor ise baş üstünde gözcüsü olması gerekir. Baş üstündeki gözcü tekneyi görseydi köprü üstüne bilgi gönderir onlarda yay yana seyreden gemiler oldukları için manevra yapamazlardı en fazla seda verebilirledi ki yinede çatışmayı engellemek konusunda büyük geminin yapabileceği çok şey yoktur.
Kaldı ki bu tip bir durumda baş üstü gözlemcisi sahil givenlik teknesini görmesi haylice zordur. Keza görse dahi teknenin çok manevra kabiliyeti olduğu için sancak baş omuzluktan uzaklaşacağını tahmin etmiştir ki biraz denizcilik bilen herkes bu tip küçük teknelerin özellikle sahil güvenlik teknelerinin teknelerin çok yakınında vızır vızır dolaştığını bilir ve refleksif olarak küçük teknenin uzaklaşması beklenir.

Tolunay gemisinin kaptanı her çatışmada olduğu gibi elbette sorumluluk sahibidir. Ama sizin düşündüğünüz kadar değildir.

Denizcilikte tasarım hatasına bağlı zafiyet diye bir mazeret kabul edilmez yani Kaan botunun arkamı göremiyorum demek bibi bir hakkı yokturç Nasıl Tolunay gemisinin Tasarımı gereği köprü üstünden göremeyeceği bölge için başüstü gözcüsü var ise Sahil güvenlik botunda da bir personel kıçına bakmakla sorumludur kaldı ki Sahil güvenlik botunun içini gördüyseniz tasarım hatasından söz etmek mümkün değildir serdümen kafasını cevirince teknenin kıcından denizi ve ard alanı gayet rahat görür.

Sahil güvenlik bot mürettebatı çok ciddi bir hata yapmıştır ve bu denizcilikte olmaması gereken sorumsuzluklarının karşılığını canları ile ödemişlerdir. Aslında mürettebat için çok daha ağır şeyler yazılması gerekiyor ama hatalarını canları ile ödemiş görev şehitlerine saygısızlık yapmamız doğru olmaz...
Kalyon Seydi Engin

Kullanıcı avatarı
DELKU
Akıncılar
Mesajlar: 631
Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen DELKU » 17 Nis 2017, 21:25

sailordream yazdı:
17 Nis 2017, 07:51
Sanırım çok ihtisasa dayalı bir yorum olmamış arabayı altına alan kamyoncu zihniyeti ile yazılmış bir yorum olmuş.
Denizlerde uygulanan sisteme çatışmayı önleme tüzüğü denir ve tüm dünyada aynıdır. ...

Evet deniz seyrüsefer yönetmelikleri çok ihtisas ve ilgi alanımda değil, ancak Tolunay kuru yük gemisinin Türk boğazları Trafik Tüzüğünü açıkça ihlal ettiğini biliyorum.
Boğaz deniz geçiş tüzüğünde çok açık olarak belirtilmiştir boğaz içinde transit geçiş yapan gemiler arasında yaklaşık 1.500 metre mesafe bırakılmalıdır boğazın içinde gemiler gereklilik olmadığı haller dışında birbirini geçemez, sollayamaz(?!) diye. Ama uyan kim? Üstelik boğazlar rejiminde sancak seyri esas alınır ama karadenize çıkan ve öndekini geçmek için gazlayan gemiler buna da riayet etmez. Kıyı Emniyeti ne yapar ? Ne yaptığını Şilede gördük
2.ci olarak KAAN botundakiler öndeki rus gemisine odaklanmışken ve boğazın en civcivli gemi trafiğinin olduğu yerden geçerken arkadaki ufak pencereden dönüp bakmayı akıl edememişler demek ki , bilemiyorum. Aynı sorun kapalı kabin powerboatlarda da vardır ve dikkate ederseniz birçoklarında kamyon aynası gibi ayna takılmıştır dış kaportalarına.
Son olarak Kaan 25 botunun eşlik ettiği Caesar Kunikov da öyle küçük bir gemi de değil üstelik 3000 tonluk 115 metrelik bir gemi, buna rağmen seyir sürati boğaziçi seyir rejimine göre gayet yeterli , kendisini geçiş gerektirmiyor.
Resim

Tuco
Süvariler
Mesajlar: 53
Kayıt: 06 Tem 2016, 09:20
Yaş: 31

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Tuco » 17 Nis 2017, 22:52

DELKU yazdı:
17 Nis 2017, 21:25

2.ci olarak KAAN botundakiler öndeki rus gemisine odaklanmışken ve boğazın en civcivli gemi trafiğinin olduğu yerden geçerken arkadaki ufak pencereden dönüp bakmayı akıl edememişler demek ki , bilemiyorum. Aynı sorun kapalı kabin powerboatlarda da vardır ve dikkate ederseniz birçoklarında kamyon aynası gibi ayna takılmıştır dış kaportalarına.
Üzerinde radarı var,arkasında kör nokta olacak bir mast falan da gözükmüyor...

Acheron
Süvariler
Mesajlar: 251
Kayıt: 11 Tem 2012, 12:18
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Acheron » 18 Nis 2017, 01:22

DELKU yazdı:
17 Nis 2017, 21:25
Evet deniz seyrüsefer yönetmelikleri çok ihtisas ve ilgi alanımda değil, ancak Tolunay kuru yük gemisinin Türk boğazları Trafik Tüzüğünü açıkça ihlal ettiğini biliyorum.
Boğaz deniz geçiş tüzüğünde çok açık olarak belirtilmiştir boğaz içinde transit geçiş yapan gemiler arasında yaklaşık 1.500 metre mesafe bırakılmalıdır boğazın içinde gemiler gereklilik olmadığı haller dışında birbirini geçemez, sollayamaz(?!) diye. Ama uyan kim? Üstelik boğazlar rejiminde sancak seyri esas alınır ama karadenize çıkan ve öndekini geçmek için gazlayan gemiler buna da riayet etmez. Kıyı Emniyeti ne yapar ? Ne yaptığını Şilede gördük
2.ci olarak KAAN botundakiler öndeki rus gemisine odaklanmışken ve boğazın en civcivli gemi trafiğinin olduğu yerden geçerken arkadaki ufak pencereden dönüp bakmayı akıl edememişler demek ki , bilemiyorum. Aynı sorun kapalı kabin powerboatlarda da vardır ve dikkate ederseniz birçoklarında kamyon aynası gibi ayna takılmıştır dış kaportalarına.
Son olarak Kaan 25 botunun eşlik ettiği Caesar Kunikov da öyle küçük bir gemi de değil üstelik 3000 tonluk 115 metrelik bir gemi, buna rağmen seyir sürati boğaziçi seyir rejimine göre gayet yeterli , kendisini geçiş gerektirmiyor.
-Boğazda sancak/iskele trafik diye bir geçiş yoktur. Trafik uzun yıllardır zaten tek yöndür.
-Transit geçen gemiden kasıt karşılıklı yönlerden gelip borda bordaya geçişmek ise eğer arada 1500 metreyi ilk defa duyuyorum. Nereden bu bilgiye ulaştınız bilemiyorum ancak zaten tek yön trafik olduğu için bu da geçersiz.
-Kıyı emniyetin mevzu ile alakası sadece VTS açısından olabilir. Onun dışında tamamen alakasızdır, kaza sonrası arama kurtarma hariç.
-Boğaz geçiş sürati yönetmelikte maksimum 10 knot min 5 knot idi yakın zamana kadar. Ancak tamamen saçma bu kural bildiğim kadarıyla hiçbir şekilde uygulanmamaktadır. Peki neden? Bazen öyle bir akıntıya denk gelirsiniz ki stop etseniz gemi 5 mille gider aynı yönde. Pek ağır ileri verseniz olduğunuz yerde kalırsınız veya dümene kumanda edemezsiniz. Öyle süratli gemi gelir ki pek ağırı 7 knot olur, öyle yavaş gemi gelir ki tam yolu 6,5 knot olur. Akıntıyı yiyince bu süratlere ne olacağını siz düşünün. 20 knot ile gidersin draftın çok azdır etrafa hiç zararın dokunmaz. 12 knotla gidersin draftın 15-16 metredir sahildekiler tsunami vurdu zanneder. Ha kıyı emniyet akbaba gibi bekler 5 knot süratin altına düşene hemen refakat romörkörü yollar faturasını keser. Bazen sen geçerken kravatlının biri sahilde oturuyordur, dalgandan veya balıkçıyı kaçırmak için çaldığın düdükten rahatsız olur beyefendi, VTS seni arar ceza keserim diye ikaz eder, küfür edemezsin. Bazen birisi(!) Sarıyer'de miting yapar Boğaz trafiği tamamen kapatılır böyle mal gibi kalırsın, duyduğuna yaşadığına inanamazsın "Ohaaa" dersin. Kimse bunları bilmez.
Neyse boşverin beyler. Ama inanın bana böyle kaza olmaz, olmaz, olmaz. Ha bu gidişle daha çoook olur.
To wives and sweethearts, may they never meet.

Kullanıcı avatarı
Komutan Logar
Süvariler
Mesajlar: 832
Kayıt: 30 Ağu 2012, 02:08
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Komutan Logar » 18 Nis 2017, 01:54

Deniz kazalarının en önemli faktörleri şunlardır ;
1) İnsan hataların sebep olduğu kazalar,
2) Eğitim/Talim eksikliğinden dolayı gerçekleşen kazalar,
3) Fiziksel yorgunluktan dolayı gerçekleşen kazalar.

Üniversite tezimi tamda bu konuda yaptım. Şu anda yanımda yok olsa atardım. Tam adı "Root cause of Human error and Swiss Cheese Model"

Temel olarak anlatılan şey şudur ;

Bu tarz kazalarda ne kadar önlem alınırsa kaza ihtimali o kadar azalır. Burada alınan her önlem bir bariyer şeklindedir. Ancak alınan önlemler tüm koşulları sağlamadıkları için delikli şekilde gösterilmiştir. Bu sebepten ötürü birden fazla önlem alınarak pek çok bariyerle kazanın ihtimali minimuma indirgenmeye çalışılır.
Resim
Fotoğraftaki gibi bir modeldeki gibi bariyerlerin olduğunu varsayarsak bir kazanın olması için tüm bariyerlerin lineer birşekilde delinmesi gerekir. Bu tarz kazaları önlemenin yolu bu tarz uygulamalardan geçer. Uzmanlarının tek yapması gereken ise bu bariyerlerin ne olduğunu saptamak ve uygulamaktır.

Ayrıntılı bilgi için bakabilirsiniz ;
https://en.wikipedia.org/wiki/Swiss_cheese_model

* Yazım hatası düzeltildi.
Memleketimizin ellide biri değil, her tarafı ateşler içinde bırakılsa, biz bu toprakların üzerinde bir tepeye çıkacağız ve oradan savunma ile meşgul olacağız. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK (1920. Söylev ve Demeçler II:Sayfa 435)
Eski adım: Blackeyes90

Kullanıcı avatarı
brhn
Süvariler
Mesajlar: 241
Kayıt: 12 Şub 2016, 22:05
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen brhn » 18 Nis 2017, 02:25

Swiss cheese model ismi nedendir bilmem hoşuma gitti, ilk okul seviyesinde verilmesi gereken temel bilgiler arasına bu tür teoriler modeller alınmalı.
Resim

Kullanıcı avatarı
DELKU
Akıncılar
Mesajlar: 631
Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen DELKU » 18 Nis 2017, 09:30

Acheron yazdı:
18 Nis 2017, 01:22
-Boğazda sancak/iskele trafik diye bir geçiş yoktur. Trafik uzun yıllardır zaten tek yöndür.
Bunu anlayamadım ? Tek yönden kastınız nedir ?

Acheron yazdı:
18 Nis 2017, 01:22

-Transit geçen gemiden kasıt karşılıklı yönlerden gelip borda bordaya geçişmek ise eğer arada 1500 metreyi ilk defa duyuyorum. Nereden bu bilgiye ulaştınız bilemiyorum ancak zaten tek yön trafik olduğu için bu da geçersiz.
Halk diliyle takip mesafesi diye açıklayabilir. Boğazlar tüzüğünde 14/a maddesinde yazıyor ,

" İstanbul ve Çanakkale Boğazlan'ndan geçiş yapan gemiler, zorunlulıık olmadıkça önlerinde seyreden gemiyi geçmeyeceklerdir.
İstanbul ve Çanakkale Boğazları'ndan aynı istikamette geçiş yapan gemiler, aralarında en az sekiz gomina mesafe bırakacaklardır. Trafik Kontrol Merkezi gemi tipini gözönüne alarak bu mesafeyi arttırabilir."
8 gomina 1481 metre gibi birşeye tekabül ediyor?

Acheron yazdı:
18 Nis 2017, 01:22

-Kıyı emniyetin mevzu ile alakası sadece VTS açısından olabilir. Onun dışında tamamen alakasızdır, kaza sonrası arama kurtarma hariç.
Bu konuyu başka bir zamanda konuşabiliriz ama kısaca söylersek Boğazlar geçiş güvenliğini toplamda kıyı emniyeti
gen.müdürlüğü sağlamalıdır.?! Önce kendi güvenliklerini bir sağlasınlar da...

Acheron yazdı:
18 Nis 2017, 01:22

Neyse boşverin beyler. Ama inanın bana böyle kaza olmaz, olmaz, olmaz. Ha bu gidişle daha çoook olur.

Buna tamamen katıldığımı söyleyebilirim. (+1)
Resim

Kullanıcı avatarı
sailordream
Site Başkanı
Mesajlar: 3072
Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen sailordream » 18 Nis 2017, 10:31

DELKU yazdı:
17 Nis 2017, 21:25
Evet deniz seyrüsefer yönetmelikleri çok ihtisas ve ilgi alanımda değil, ancak Tolunay kuru yük gemisinin Türk boğazları Trafik Tüzüğünü açıkça ihlal ettiğini biliyorum.
Boğaz deniz geçiş tüzüğünde çok açık olarak belirtilmiştir boğaz içinde transit geçiş yapan gemiler arasında yaklaşık 1.500 metre mesafe bırakılmalıdır boğazın içinde gemiler gereklilik olmadığı haller dışında birbirini geçemez, sollayamaz(?!) diye. Ama uyan kim? Üstelik boğazlar rejiminde sancak seyri esas alınır ama karadenize çıkan ve öndekini geçmek için gazlayan gemiler buna da riayet etmez. Kıyı Emniyeti ne yapar ? Ne yaptığını Şilede gördük
2.ci olarak KAAN botundakiler öndeki rus gemisine odaklanmışken ve boğazın en civcivli gemi trafiğinin olduğu yerden geçerken arkadaki ufak pencereden dönüp bakmayı akıl edememişler demek ki , bilemiyorum. Aynı sorun kapalı kabin powerboatlarda da vardır ve dikkate ederseniz birçoklarında kamyon aynası gibi ayna takılmıştır dış kaportalarına.
Son olarak Kaan 25 botunun eşlik ettiği Caesar Kunikov da öyle küçük bir gemi de değil üstelik 3000 tonluk 115 metrelik bir gemi, buna rağmen seyir sürati boğaziçi seyir rejimine göre gayet yeterli , kendisini geçiş gerektirmiyor.
Hocam yarı cahilce tartışacaksanız hiç yazmayım. Halk dilinde yazmak bana ve mantığa hitap etmiyor 8 gomina dendiğince 1500 metre denmiyor. Tekne süratine bağıl orantı ile belirtmek üzere veriliyor çarpan da batan da ihtisas sahibi denizci olduğu için sadece o anda internetten okunan bilgi doğru ve geçerli olmuyor.
VTS nedir nasıl komut verebilir paralel seyir izni vardır askeri gemilerin geçisi sırasında farklı seyir kuralları vardır yüksek süratli ve manevra kabiliyeti teknelerin sorumlulukları vs vs gibi konularda biraz ihtisas yapın üzerine detaylı konuşalım.
Kalyon Seydi Engin

EMREBAB
Üye
Mesajlar: 25
Kayıt: 12 Tem 2012, 11:27
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen EMREBAB » 18 Nis 2017, 14:14

Sahil güvenlik botu nasıl bu duruma düşer çok ilginç.Kural kaide bir yana, 150-200 metrelik gemi bile boğaz geçişlerinde arkasını kollar; gelen yetişen gemi tehlike arz ediyor mu diye . İşin uygulama kısmında bulunan biri olarak söylüyorum.Şehitlerimize Allah rahmet eylersin.

Kullanıcı avatarı
Komutan Logar
Süvariler
Mesajlar: 832
Kayıt: 30 Ağu 2012, 02:08
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Komutan Logar » 18 Nis 2017, 15:01

Tek yönden kastı şudur ;
Marmaray projesinden bu yana boğaz 12 saat Kuzey-Güney , 12 saat Güney-Kuzey olmak üzere tek yönlü işler. Bunu da İstanbul Boğaz VTS ayarlar ve konvoy oluşturur. Marmaray ile başladı sonra 3. köprü denildi fakat kalıcı olacağını sanmam. Çünkü Admiralty haritalarda İstanbul boğazı hala gidiş-geliş yani çift yönlü seperasyon hattıyla gösterilir. Yani Eğer bir şikayet giderse Imo'ya yada Ulaştırma bakanlığına bu tek yönlü sistem değişebilir.
Memleketimizin ellide biri değil, her tarafı ateşler içinde bırakılsa, biz bu toprakların üzerinde bir tepeye çıkacağız ve oradan savunma ile meşgul olacağız. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK (1920. Söylev ve Demeçler II:Sayfa 435)
Eski adım: Blackeyes90

Kullanıcı avatarı
DELKU
Akıncılar
Mesajlar: 631
Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen DELKU » 18 Nis 2017, 21:53

Benim istanbul boğazı ile ilgili bilgilerim eskilerden geldiği için demode kalmış olabilir, konuyu da uzatmak istemiyorum. O nedenle başka bir görüş aradım internetten bu makaleyi buraya ekleyip çekiliyorum:

İstanbul Sarayburnu’da yük gemisinin sahil güvenlik botuna çarpması sonucu 4 askerin yaşamını yitirmesinin ardından tartışmalar sürüyor. Kaza “ihmal sonucu mu” yaşandı, yoksa “sadece bir kaza mı”, yanıt bekleyen pek çok soru ortada duruyor. Bu kazaya ilişkin yapılacak doğru tartışma ve tespitler, Boğaz geçişlerinde böyle kazaların bir daha yaşanmaması için hayati önem taşıyor. Kazanın ardından Tolunay adlı geminin Mısırlı Kaptanı Abdullah Hamadı, Suriyeli Gemi Zabiti Allam Fattouh ve Suriyeli Güvertecisi Mohamad Fttahe tutuklanarak cezaevine konulurken, bu soruların yanıtları bilirkişi ve mahkeme sürecine de damgasını vuracak.

İstanbul Sarayburnu’da, 17 Ağustos’ta Cook Adaları bayraklı bir yük gemisi Boğazlar’dan Karadeniz’e doğru çıkış yapan Rus savaş gemisine refakat eden Sahil Güvenlik Bölge Komutanlığına bağlı bota çarpmış ve kazada 4 asker yaşamını yitirmişti.

Kazayla ilgili görüştüğümüz yük gemisinin Transbosphor adlı acentasının sahibi Mustafa Can’a göre olay şöyle gelişti: “Yük gemisinin sırası verilmiş. Gemi Trafik Hizmetlerinin kumandası altında Boğaz’a girmiş. Savaş gemisi yüksek sürat yapamadığından dolayı, öndeki gemiyi geçmesi için teşvik edilmiş. Boğaz’da trafik olur 08.20’de. Bunun kasıtlı bir kusur olmadığını iddia ediyorum. Her kaptanın başına gelebilir. Olmaması gerekiyordu ama oldu, bu gerçek bir kazadır.”

Geçiş sırasında Gemi Trafik Hizmetleri Operatörünün yük gemisi kaptanına öndeki savaş gemisini geçmesi yönünde tavsiyede bulunduğunu ve teşvik ettiğini iddia eden Can, bu iddiayı kanıtlaması için telsiz kayıtlarını istediğimizde ise mahkeme süreci devam ettiği için kayıtları veremeyeceğini ifade etti.

Alabora olan sahil güvenlik botunda asıl amacı kaçakçılığı önlemek olduğu için otomatik tanıma sistemi (AIS) olmadığını, bu sebepten dolayı da Boğaz’da yok göründüğü bilgisini aktaran Can, “Bu botların boyaları da radar ekolarını yansıtan boyalar, dolayısıyla radar ekranında da görülmüyor. Gözle de, bu kadar yoğun bir trafiğin olduğu sabah saatlerinde kaçırılabiliyor” diye ifade etti.

“Gemi Trafik Hizmetlerinin ihmali olduğunu düşünüyor musunuz?” sorumuza Can, “İşini iyi yapan arkadaşların olduğu bir yer. Ancak, radarlarında görünmeyen, kendini rapor etmeyen, AIS’si olmayan bir sahil güvenlik botunu, Kıyı Emniyeti Gemi Trafik operatörü nasıl koruyabilir?” diye cevap verdi.

Milliyet Gazetesi Muhabiri Gökhan Karakaş yük gemisinin 1200 dolar ücreti olan kılavuz kaptanı almadığı bilgisini haberleştirmişti. “Neden kılavuz kaptan almadınız?” sorumuza Mustafa Can, “Ekonomik kriz var. Zaten almak gibi bir zorunluluğu da yok. Alanını da görmüyorum mecburiyet olmadığı sürece. Sanki kılavuzlu gemiler hiç kaza yapmamış gibi söylemek yanlış. Geçmişte kılavuz kaptan varken de yapılan kazalar var” diye cevap verdi.


Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Mülga Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ulaştırması Eski Genel Müdürü M. Deniz Vank, kazaya dair sorumluluk bağlamında başka bir açıdan bakıyor.

Radar Kontrollü Deniz Trafik Yönetim Sistemi vardiya sorumlularının da tali sorumlulukları olduğunu iddia eden Deniz Vank, “Deniz trafiğini düzenleyen kontrol istasyonunun, geçişi radar ekranından izlemesi ve gerekli gördüğü hallerde gemileri uyarması gerekir. Böyle bir izleme ve uyarma söz konusu değilse Deniz Trafik Kontrol İstasyonunun görev ihmali konusu tartışılır. Kesin bir hüküm verebilmek için soruşturmanın sonuçlanmasını beklemek gerekir” dedi.

Sahil güvenlik botuna çarpan yük gemisinin Deniz Trafik Kontrol İstasyonunca ‘Geçiş için teşvik edildiği’ iddiasıyla ilgili olarak da, “Bu doğru ise burada bir yetki aşımından söz etmek daha doğru olur ki bu da istasyonun tali sorumluluğunun teyidi anlamındadır” dedi.

Vank, mevzuata göre Boğazlarda iki geminin birbirini geçmesinin olası olmadığını ve arkadan gelen bir geminin, öndeki gemiyle arasındaki mesafesinin en az 8 gomina olması gerektiğini söyledi. Bir geminin, diğer gemiyi geçmesine ancak zorunlu hallerde müsaade edilebileceğini ifade eden Vank, “Bu zorunlu koşullarda arkadan gelen gemi önce zorunluluğun ne olduğunu Deniz Trafik Kontrol İstasyonuna bildirecek. Oranın müsaade vermesi halinde ise, önündeki gemiyi uyaracaktır. VHF kanalından bu konuşmaların yapılıp yapılmadığı belli olmadığı gibi yapılmış ise Deniz Trafik Kontrol İstasyonunun ne cevap verdiği de belli değil. Kural olarak arkadan gelen geminin süratini önünde seyreden gemiye göre ayarlaması gerekir. Boğazlarımız eski Sirkeci Meydanı gibi isteyenin istediği gibi istediği süratle seyredeceği bir uluslararası su yolu değildir” diye konuştu.

Konuyla ilgili bir taraf olarak iddialar hakkında telefonla görüşmek istediğimiz Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Gemi Trafik Hizmetleri yetkililerine ise ulaşamadık.

YASA GEMİ GEÇİŞLERİ İÇİN NE DİYOR?

Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü’nün ilgili maddesi şöyle diyor:

Madde 14- İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından geçiş yapan gemiler, zorunluluk olmadıkça önlerinde seyreden gemiyi geçmeyeceklerdir.

a) İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından aynı istikamette geçiş yapan gemiler, aralarında en az sekiz gomina mesafe bırakacaklardır.

b) İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında seyretmekteyken herhangi bir nedenle hızını azaltacak gemiler, arkalarından gelmekte olan gemilere yol vereceklerini önceden bildireceklerdir.

d) İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında önden giden yavaş, gemiyi geçmek zorunluluğu duyan bir gemi, böyle bir geçişi yapmadan önce, Trafik Kontrol İstasyonundan bölgedeki trafik durumunu öğrenecek ve durum elverişli ise, öndeki gemiyi durumdan haberdar edecektir. Öndeki gemiyi geçiş manevrası, tek rotadayken gerçekleştirilmeye çalışacaktır.

YANIT BEKLEYEN KRİTİK SORULAR

* Sahil Güvenlik botuna çarparak 4 askerin ölümüne sebep olan yük gemisi Boğazlardaki geçiş kurallarına uydu mu?

* Yük gemisi 1200 dolar maliyeti olan kılavuz kaptan kullansaydı, kaza önlenebilir miydi?

* Sahil güvenlik botu otomatik tanıma sistemine (AIS) sistemine sahip olsaydı, kaza önlenebilir miydi?

* Gemi Trafik Hizmetleri, güvenlik botuna çarpan yük gemisini, öndeki gemiyi geçmesi yönünde teşvik etti mi?

* Gemi Trafik Hizmetlerinin kazada herhangi bir tali sorumluluğu söz konusu mu?

* Boğaz geçişlerinde bu tür kazaların bir daha yaşanmaması için ne tür önlemler alınmalı?


Sinem UĞURLU
Sarayburnu açıklarında, 17 Ağustos 2016’da Rusya Federasyonu’na ait bir mayın tarama gemisine refakat eden Sahil Güvenlik Botu’nun geçirdiği ve 4 askerin şehit düşmesiyle sonuçlanan kazayla ilgili iddianame tamamlandı.

Sahil Güvenlik botuyla çatışarak alabora olmasına yol açan Cook Island bayraklı 157 metre boyundaki M/V Tolunay isimli kuru yük gemisinin kaptanı Abdullah Hamadı, gemi zabiti Allam Fattouh ve güverteci Mohamad Fttahe hakkında, 4.5 yıldan 22.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Kuru yük gemisi ile çatışan TC-SG 25 botunda, Kıdemli Üsteğmen Ali Rıza Yücel (30), Astsubay Yavuz Gökhan Şahin (31), Uzman Çavuş Bülent Demirkaya (30) ve er Sinan Göktaş (22) hayatını kaybetti.
8 Mart 2017
Resim

Kullanıcı avatarı
sailordream
Site Başkanı
Mesajlar: 3072
Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen sailordream » 18 Nis 2017, 22:16

DELKU yazdı:
18 Nis 2017, 21:53
Benim istanbul boğazı ile ilgili bilgilerim eskilerden geldiği için demode kalmış olabilir, konuyu da uzatmak istemiyorum. O nedenle başka bir görüş aradım internetten bu makaleyi buraya ekleyip çekiliyorum:
Çok güzel bir yazı eklemişsiniz. Kendi düşüncelerinizin hatalı olduğunu destekleyen bu makale için teşekkür ederim.
Yazıya ek olarak klavuz kaptan sadece 1200 dolar maliyet değil ayni zamanda da binmesi devralmasi ve inmesi ile yarin günlük bir zaman maliyeti de olusturmaktadir.

Kaptan Suriyeli olmasaydi tutuklu dahi olmazdı emin olabilirisiniz.
Kalyon Seydi Engin

Acheron
Süvariler
Mesajlar: 251
Kayıt: 11 Tem 2012, 12:18
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Acheron » 19 Nis 2017, 02:18

Beyler,

Bu kadar uzatmaya, NASA raporu çıkarmaya falan gerek yok. İnanın bana KRAL ÇIPLAK. Yaptığı işi ciddiye alan, seyir işini hakkettiği gibi yapan böyle arkadan yetişip gelen geminin altına girmez. Savaş gemisinde de AIS olmaz, WAIS olur. Warship Automatıc Identification System (Savaş gemisi otomatik tanımlama sistemi) daha kaç gemide var ki? Ben henüz hiçbir Türk savaş gemisinde olduğuna dair emare görmedim. 8 gomina mesafe arada bırakılan mesafedir. Mümkün olduğunca önündeki geçilmez. Giriş sıra ile olur bu sırayı VTS belirler. VTS müsaade etmeden kimse bir halt yiyemez. Hele boğaz geçişi yapan Arap Kaptan etliye sütlüye dokunmadan VTS ne derse onu yapıp geçmeye hiçbir mevzuya karışmamaya dikkat eder. Pilot alsaydı olmazdı veya olurdu demek varsayımdır. Büyük olasılıkla olmazdı. Gemi acentası hiçbir, tekrar yazıyorum hiçbir şekilde nazarı dikkate alınmayacak bir kişidir. Acentalık işlerini yapar parasını alır. Bu olay dünyanın her yerindeki denizcilik okullarında FRAGMAN olur. Yeni yetişen hintli, çinli denizcilik öğrencilerine falan "dikkatsizlik", "vurdumduymazlık" diye gösterilir. Üstüne bir örtü çekelim, hiç uzatmayalım, kapatalım, unutalım, olmamış varsayalım, acısını unutmaya çalışalım. Tıpkı havuzda tumba olan romorkördeki şehitlerimiz gibi. Allah beterinden saklasın, bir daha bize Rus kahkahası dinletmesin.
To wives and sweethearts, may they never meet.

Kullanıcı avatarı
musti
Süvariler
Mesajlar: 6495
Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen musti » 19 Nis 2017, 03:24

Bu büyük gemilerin pruvasında önünü gören bir gece gündüz görüş özellikli kamera flir sistemi sistemi olsa.

Mesela geminin rotasına girenleri otomatik tespit edip sesli ışıklı yada telsizle otomatik uyarsa. Çok pahalı olmaz değil mi?

Şehitlere Yüce Allah'tan rahmet diliyorum. Çok tuhaf bir kaza.

Kullanıcı avatarı
sailordream
Site Başkanı
Mesajlar: 3072
Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Yaş:

Re: Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen sailordream » 19 Nis 2017, 07:59

musti yazdı:
19 Nis 2017, 03:24
Bu büyük gemilerin pruvasında önünü gören bir gece gündüz görüş özellikli kamera flir sistemi sistemi olsa.
Mesela geminin rotasına girenleri otomatik tespit edip sesli ışıklı yada telsizle otomatik uyarsa. Çok pahalı olmaz değil mi?
Şehitlere Yüce Allah'tan rahmet diliyorum. Çok tuhaf bir kaza.
Kamera FLIR yeni gemilerde var hatta bazıları gayet ciddi kamera sistemleri koyup gece görüş ekleyip ekranlara veriyorlar.
Diğer dediğin ARPA Radar 1990lardan beri gemilerde mevcut arkadaşın motor yatına yeni piyasada ki en ucuz radarı aldık onda dahi var. Ancak 16 metrelik çok hareketli bir tekne defalarca sinyal verir ve etrafında sinek gibi dolanacağı için ve ortalama 16 defa rota değiştirilen boğaz geçişlerinde kullanışlı olmuyor. Ayrıca radar o kadar yakından ve pruvanın altında kalan alandan eko alamaz.
Kalyon Seydi Engin

Kullanıcı avatarı
musti
Süvariler
Mesajlar: 6495
Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen musti » 21 Haz 2017, 23:09

Bugün Bayraklı'da SG bölge komutanlığın önünde 2 Ural 1 Ejder den oluşan zırhlı Emniyet araçları(Koyu mavi renkteydiler) park halindeydi. Haberlere baktım SG'ye düzenlenen bir operasyonla ilgili bir haber bilgi ve paylaşım göremedim.

Gerçi olay ne bilmeden peşin yorum yapmak istemiyorum. Ama bir operasyonsa bazı yazmak istediklerim olacak.

Kullanıcı avatarı
RAPTOR33
Süvariler
Mesajlar: 213
Kayıt: 22 Tem 2012, 15:09
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen RAPTOR33 » 21 Haz 2017, 23:58

musti yazdı:
21 Haz 2017, 23:09
Bugün Bayraklı'da SG bölge komutanlığın önünde 2 Ural 1 Ejder den oluşan zırhlı Emniyet araçları(Koyu mavi renkteydiler) park halindeydi. Haberlere baktım SG'ye düzenlenen bir operasyonla ilgili bir haber bilgi ve paylaşım göremedim.

Gerçi olay ne bilmeden peşin yorum yapmak istemiyorum. Ama bir operasyonsa bazı yazmak istediklerim olacak.
Dün İZBAN'ı kullanırken ben de gördüm hocam ama ben gördüğümde sadece 1 adet Ural vardı. Bana daha çok nizamiye önünde nöbet tutuyolar gibi geldi. O bölgede çok sayıda gecekondu var ve sahil güvenlik nizamiyesi viyadük nedeniyle biraz kuytuda kalıyor gibi hocam ekstragüvenlik önlemi olması daha olası.

Kullanıcı avatarı
FrOzkan
Üye
Mesajlar: 479
Kayıt: 03 Haz 2015, 17:16
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen FrOzkan » 01 Oca 2018, 15:38



Sonunda sahil güvenlik de kendince değişiklik yapmış şapkalar değişmiş kundura ayakkabıları giyip çorabı pantolonun üzerine çekmek yerine adam akıllı bot vermişler görüntüler net olmasa bile güzel geldi gözüme yeni fotolar çıktıkça belli olur değişiklikler.
Resim

Kullanıcı avatarı
musti
Süvariler
Mesajlar: 6495
Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen musti » 03 Oca 2018, 00:18

Bu olmadı. Yahu bırak giden gitsin. Değil elin Arabına kendi vatandaşına insanca bir yaşam sunamıyorsun. Ahanda bir yılbaşı geldi geçti. Yıllardan beri hatta cocukluğumdan beri 1 ocakta ilk duyduğumuz haber BU YILBAŞINDAN İTİBAREN GEÇERLİ ZAMLAR. 16 senedir bunuda değiştirememişsin. Bir 16 sene daha böyle gider. Zorla kendini ülkeye mahkum ettiriyorsun.

Güvenle bakılcak bir gelecek vaad edemiyorsun. Bir zamsız bir enflasyonsuz ekonomi tesis edemiyorsun. Köpek maması kılıklı bir asgari ücret veriyorsun. Ülenin gündemi iç savaş olma olasılığı. Bırak adam gitsin Avrupa'da şansını denesin.

Ne hakkın var ki adamın daha iyi bir yaşam ve gelecek arayışına. Adama sanki burda insanca yaşam vaad ediyorsun.

Ülke ülke değil ki sanki bir hapisane. Zorla içerde adamı tutuyorsun. Ne iğrençlik. Çek SG'yi kıyıya. Ne mani oluyorsun.

Kullanıcı avatarı
Test7
Süvariler
Mesajlar: 2401
Kayıt: 01 Şub 2017, 00:57
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Test7 » 03 Oca 2018, 00:35

musti yazdı:
03 Oca 2018, 00:18
Bu olmadı. Yahu bırak giden gitsin. Değil elin Arabına kendi vatandaşına insanca bir yaşam sunamıyorsun. Ahanda bir yılbaşı geldi geçti. Yıllardan beri hatta cocukluğumdan beri 1 ocakta ilk duyduğumuz haber BU YILBAŞINDAN İTİBAREN GEÇERLİ ZAMLAR. 16 senedir bunuda değiştirememişsin. Bir 16 sene daha böyle gider. Zorla kendini ülkeye mahkum ettiriyorsun.

Güvenle bakılcak bir gelecek vaad edemiyorsun. Bir zamsız bir enflasyonsuz ekonomi tesis edemiyorsun. Köpek maması kılıklı bir asgari ücret veriyorsun. Ülenin gündemi iç savaş olma olasılığı. Bırak adam gitsin Avrupa'da şansını denesin.

Ne hakkın var ki adamın daha iyi bir yaşam ve gelecek arayışına. Adama sanki burda insanca yaşam vaad ediyorsun.

Ülke ülke değil ki sanki bir hapisane. Zorla içerde adamı tutuyorsun. Ne iğrençlik. Çek SG'yi kıyıya. Ne mani oluyorsun.
Üstelik adamlar verdiği sözleri tutmamış nedir bizdeki bu hayatta olmayan anlaşmanın kurallarını yerine getirme isteği?? Yunanistan açıklama yapıyor anlaşmadan sonra mülteci akını bıçak gibi kesildi sonra fetöcülere iltica hakkı veriyor. Eşşeğe semer vuran çok olurmuş.
Resim

Kullanıcı avatarı
Sanchez
Site Başkanı
Mesajlar: 8439
Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Sanchez » 10 May 2018, 23:50

It is the duty of the patriot to protect his country from its government.
-Thomas Paine


Resim

hfidan
Akıncılar
Mesajlar: 909
Kayıt: 12 Tem 2012, 00:19
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen hfidan » 12 May 2018, 22:03

TCSG-68 e ne olmuştu.

Kullanıcı avatarı
Sanchez
Site Başkanı
Mesajlar: 8439
Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Sanchez » 12 May 2018, 22:08

Hizmet dışı bırakılıp batırıldı dalış turizmine katkı sağlamak için.

http://www.turksail.com/genel-haberler/ ... -n-tutamad
It is the duty of the patriot to protect his country from its government.
-Thomas Paine


Resim

hfidan
Akıncılar
Mesajlar: 909
Kayıt: 12 Tem 2012, 00:19
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen hfidan » 12 May 2018, 22:18

Eyvallah üstad.

Peki başka botlar içinde buna benzer olan varmı açıklanan.

Kullanıcı avatarı
Moon&star
Süvariler
Mesajlar: 1002
Kayıt: 29 Tem 2012, 03:34
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Moon&star » 04 Ara 2018, 23:29

Knight Of Ren yazdı:
04 Ara 2018, 22:01
105 bot :shock:
Geç bile kalındı. Zaten ihtiyaçtan dolayı SG her sene 100'e yakın subay-astsubay alımı yapıyor. Platform almak şart olmuştu. Böylelikle halihazırdaki botlar ve personeli de biraz gün yüzü görür. Mezun olduğum üniversiteden birkaç arkadaş SG'ye başvurdu, 2-3 senedir Ege'de görevdeler. Kimle konuşsam yaz ayların evin yolunu unuttuyoruz diyorlar. Özellikle güverteciler. Yoğunluğu siz düşünün.

Bu arada ihaleyi alan bot ARES 35 FPB miş. Herhalde yeni bir şey, sitesinden görselini bulamadım.

http://www.ares.com.tr/index.php?page=patrolcraft
Today's lesson will be pain.

Resim

Kullanıcı avatarı
Test7
Süvariler
Mesajlar: 2401
Kayıt: 01 Şub 2017, 00:57
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Test7 » 04 Ara 2018, 23:37

Moon&star yazdı:
04 Ara 2018, 23:29

Bu arada ihaleyi alan bot ARES 35 FPB miş. Herhalde yeni bir şey, sitesinden görselini bulamadım.

http://www.ares.com.tr/index.php?page=patrolcraft
Evet ilk kez uretilecek diye not dusulmustu.
Resim

Kullanıcı avatarı
Moon&star
Süvariler
Mesajlar: 1002
Kayıt: 29 Tem 2012, 03:34
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Moon&star » 05 Ara 2018, 00:07

Zannetmem, onun üstü açık; biraz SAT botu gibi olmuş. Muhtemelen şu aşağıdakilerden biri gibi bir şey olur herhalde. Bekleyip göreceğiz artık.

Resim
Resim
Resim
Today's lesson will be pain.

Resim

Salkın
Akıncılar
Mesajlar: 87
Kayıt: 12 Tem 2012, 14:48
Yaş:
İletişim:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Salkın » 05 Ara 2018, 00:20

http://www.ares.com.tr/index.php?page=42_fpb
Linkteki 42 ama, bildiğim kadarıyla FPB35 olacak.
Üst resimdeki SAGET 27 bordo numaralı botlarla aynı olacak sanırım.

Kullanıcı avatarı
Moon&star
Süvariler
Mesajlar: 1002
Kayıt: 29 Tem 2012, 03:34
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Moon&star » 05 Ara 2018, 00:40

Ufak kalibreli olsa bile, stabilize bir makinelisi de olur umarım.
Today's lesson will be pain.

Resim

Salkın
Akıncılar
Mesajlar: 87
Kayıt: 12 Tem 2012, 14:48
Yaş:
İletişim:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Salkın » 05 Ara 2018, 01:07

Moon&star yazdı:
05 Ara 2018, 00:40
Ufak kalibreli olsa bile, stabilize bir makinelisi de olur umarım.
Daha önce yapılan botlarda stabilize bir silah yoktu, sadece görevli askerler MG3 kullanıyordu. Bunlarda olur mu bilmiyorum.
Botlar, SGK'dan ziyade SAGET (Sahil Güvenlik Emniyet Teşkilatı) bünyesinde alınacaktır diye düşünüyorum.
Masraflarının da Avrupa Birliği fonlarından gelmesi muhtemel.

Isbara
Akıncılar
Mesajlar: 222
Kayıt: 11 Tem 2012, 00:35
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Isbara » 15 Ara 2018, 15:57




Düzeltme...

Olay kazaymış. Türk yapımı bir kuru yük gemisi Sahil güvenlik gemisine çarpan. Sonra Türkiye'de demirlemiş gemi.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/sahil ... i-40197400

Ak-Tolga
Akıncılar
Mesajlar: 418
Kayıt: 03 Eyl 2013, 21:49
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Ak-Tolga » 15 Ara 2018, 23:50

Resim
Aselsan deniz radarları ve STAMP-2 konusunda oluşturduğu alt yapıyı, tek bir kaide üzerinde birleştirebilirse
ağırlık noktasında silah sistemi+Radar kullanımı konusunda dünyada öncü olabilir.
Özellikle silah sisteminin ''yasak sektör'' kısıtlamaları çok azalır ve radar daha etkin kullanılabilir diye düşünüyorum.
Bir çok ülke tarafından tercih edilen ''Önemli ihraç kalemlerimizi'' sürekli ileriye taşımalıyız.

Kullanıcı avatarı
SMS48
Üye
Mesajlar: 70
Kayıt: 20 Ağu 2015, 23:01
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen SMS48 » 23 Ara 2018, 21:13

TCSG UMUT Bodrum Gemi Yanaşma İskelesinden Ayrılırken...
Resim

Kullanıcı avatarı
Test7
Süvariler
Mesajlar: 2401
Kayıt: 01 Şub 2017, 00:57
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Test7 » 10 Mar 2019, 01:26

Resim

Kullanıcı avatarı
Antares
Üye
Mesajlar: 504
Kayıt: 03 Kas 2015, 00:06
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Antares » 16 Mar 2019, 15:21

Moon&star yazdı:
05 Ara 2018, 00:07
Zannetmem, onun üstü açık; biraz SAT botu gibi olmuş. Muhtemelen şu aşağıdakilerden biri gibi bir şey olur herhalde. Bekleyip göreceğiz artık.

Resim
Resim
Resim

Ares'in bu botlarını seviyorum. Sağlam duruyorlar kompakt bir görünüşleri var ceviz kabuğu gibi. ARES KND 30 FPB bunlara benziyor. Dediğiniz gibi bunlar gibi bir tasarım olacağı belli.

Kullanıcı avatarı
musti
Süvariler
Mesajlar: 6495
Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen musti » 16 Mar 2019, 17:04

Biz henüz görmedik ama ARES M240 makinalı tüfeğe geçmiş bile.

Kullanıcı avatarı
musti
Süvariler
Mesajlar: 6495
Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen musti » 16 Haz 2019, 04:09

Isbara yazdı:
15 Ara 2018, 15:57




Şöyle bir alabora neticesinde batma olayı olmuştu. Bu arada şehit personele rahtmet dieyim tekrardan . Buda Hollanda'lı DAMEN firmasının alabora olması halinde bile batmayan modeli SGK tarafından tercih edilmiş.

Kullanıcı avatarı
sailordream
Site Başkanı
Mesajlar: 3072
Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen sailordream » 17 Haz 2019, 07:31

musti yazdı:
16 Haz 2019, 04:09



Şöyle bir alabora neticesinde batma olayı olmuştu. Bu arada şehit personele rahtmet dieyim tekrardan . Buda Hollanda'lı DAMEN firmasının alabora olması halinde bile batmayan modeli SGK tarafından tercih edilmiş.
Musti döverim seni

Evladım bunca sene bu forumda hiç bir şey öğrenmeden mi dolaştınsen mekanik bilgisi olan adamsın geminin altında kalan küçük tekne alabora olmuş bu olsaymış tekrar dönermiş sen böyle şeylere kendini inandırma, bu tekne de o kazayı yapsa yine ölümle sonuçlanırdı. Düzelince takla atıp bir şey olmamış gibi bir durum yoktu. Olay alabora değil çatışma alabora ölümlerin sebebi değil geminin altında kalmaları sebep alabora ona bağlı oldu. Neymiş Sahil güvenlik mürettebattı çatışma dolayısı ile rahmetli olmuş alabora olup doğrulmamasından dolayı değil.

Bilip bilmeden yazma wallahi üzülüyorum.

Bu tekne Sahil güvenlik tarafından tercih edilmedi AB fonu ile onların isteği ile sadece Türk makamlarının zorlaması ve maliyetin daha etkin olması sebebiyle antalyada üretildi. Malın parası AB'den çıktığı için ahanda bunu veriyoruz diye ürettirdikleri bir araçtır. Ana görevi olan mülteci kurtarma konusunda dahi çok başarılı değildir sadece kıç platform iner oradan kurtarma yapılır allah muhafaza mülteci bordaya denk gelince aluminyum gövdenin formu gereği kesin kenarları ile kafa göz patlatıp yaralanıp suya gömülüp ölüyorlar.
Bu tekneler yüksek denizler için ideal ama Türk tipi sahil güvenlik kullanımında büyük dertler oluşturuyor başka tekneye bordalayınca ya kendisine yada bordaladığı tekneye ciddi hasar veriyor. Bütün bordaya poliüretan yastıklar eklediler hala kesmedi bu derdi...
Kalyon Seydi Engin

Kullanıcı avatarı
Test7
Süvariler
Mesajlar: 2401
Kayıt: 01 Şub 2017, 00:57
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen Test7 » 27 Haz 2019, 16:16

Resim

Kullanıcı avatarı
musti
Süvariler
Mesajlar: 6495
Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen musti » 27 Haz 2019, 23:47

sailordream yazdı:
17 Haz 2019, 07:31


Bu tekne Sahil güvenlik tarafından tercih edilmedi AB fonu ile onların isteği ile sadece Türk makamlarının zorlaması
Ne güzel iş. Avrupalının mabadını biz koruyacağız. Neymiş 10 tane tekne hediye etmişler.
Birleşmiş Milletler standartlarına göre 37, 5 milyar dolardır. Avrupa Birliği üyesi 28 ülkedeki toplam mülteci sayısı 2 milyon. Türkiye'de ise Irak, Suriye 4 milyon."

Erdoğan, Avrupa halklarının, Türkiye'nin ve Türk milletinin fedakarlığı sayesinde ülkelerinde huzur ve güven içinde yaşadığını belirterek, "Ama biz bu fedakarlığı ilanihaye yapacak değiliz." ifadesini kullandı CB RTE.
Hey yavrum hey. Bu ülke nasıl yıkılmıyor anlayamıyorum.

Kullanıcı avatarı
DENO
Site Başkanı
Mesajlar: 7321
Kayıt: 11 Tem 2012, 01:02
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen DENO » 28 Haz 2019, 01:42

musti yazdı:
27 Haz 2019, 23:47
Ne güzel iş. Avrupalının mabadını biz koruyacağız. Neymiş 10 tane tekne hediye etmişler.
Adam onu sana verse de vermese de sen kendi karasuların içinde sınır güvenliğini ve ulusal anayasanın direttiği kuralları ifa etmek zorundasın. Kaçakçılık transit olunca göz yummamak gibi bir anlayış olamaz. Bu kafayla bizden transit geçen silah ve uyuşturucu kaçakçılığına da müdehale etmeyelim nasılsa ucu bize dokunmuyor diye. Ha burada şikayet etmemiz gereken AB ile imzalanan mülteci geri kabul anlaşması. Orada yaptığımız bizden AB ye geçen ve/veya AB sınırları içinde yakalanmış her düzensiz mülteciyi kabul etme kararı alarak tam anlamı ile kendi ayağımıza sıkmak oldu...

Yoksa yakalayıp kaynak ülkesine gönderirsin. Zaten göç idaresi tarafından düzensiz göç sırasında Türkiye sınırları içindeyakalanmış Paki, İranlı, Afgan, Iraklıların çoğuna yapılan olağan prosedür o. Suriyelilere de yapılan oydu geri kabul anlaşmasından önce.

Kullanıcı avatarı
musti
Süvariler
Mesajlar: 6495
Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen musti » 28 Haz 2019, 01:56

DENO: Hiç katılmıyorum.

Her insanın daha iyi bir yaşama kavuşma ulaşma hakkı vardır. Bu dünyadaki en temel kanun düzenlemesi olan insan hakları düzenlemesinde yeri vardır.

Türkiye kendi vatandaşına insan gibi bir yaşam sunamıyor. Köpek maması gibi bir asgari ücret emekli maaşı ile milyonların sefil hatta açlık sınırı altında yaşadığı bir ülkeyiz. Avrupa ortalaması 50.000 dolar KBMG de iken Türkiye 9000 dolar ile Çin in ile gerisinde kaldı.

Hal böyle iken Türkiye kim ki insanların daha iyi bir ülkede yaşama hakkına mani oluyor. Adamı zorla Türkiye'ye mahkum ediyorsun.

İşşzilik ortada. Enflasyon ortada . Zam hayat pahalılığı ortada.

Eğer Avrupa'nın bir derdi var ise kendi kıçını kendi koruyacak. Bizi almayı kabul ertmedikleri bir AB nin emir eri olmamalıydık.

Eğer AB'nin bir göçmen derdi var ise bu onların sorunu olmalıydı bizim yada SGK'nin değil.

Ama ülkeyi yöneten iradenin derdi Türkiye'yi unutup AB'nin refah ve huzur olmuş. Bu bence savunulamaz.

Kullanıcı avatarı
sailordream
Site Başkanı
Mesajlar: 3072
Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Yaş:

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Mesaj gönderen sailordream » 28 Haz 2019, 08:49

musti yazdı:
27 Haz 2019, 23:47
Ne güzel iş. Avrupalının mabadını biz koruyacağız. Neymiş 10 tane tekne hediye etmişler.
...
Hey yavrum hey. Bu ülke nasıl yıkılmıyor anlayamıyorum.

Musti hiç sorma teknik olarak gemiler zaten mülteci kurtarmaya uygun değil bizim kompozitm teknelere göre daha çok yakıt tüketiyor çünkü amaçları okyanus dalgalarında gitmek ayrıca bizim çok rekabetçi olduğumuz küçük devriye sınıfında Damen dünya devi oluyor. Sadece bize yaptıkları teknelerle değil Romanya Bulgaristan vs. vs. tüm AB'nin ihtisas bütçesi adamlara aktı.

DENO yazdı: Adam onu sana verse de vermese de sen kendi karasuların içinde sınır güvenliğini ve ulusal anayasanın direttiği kuralları ifa etmek zorundasın. Kaçakçılık transit olunca göz yummamak gibi bir anlayış olamaz. Bu kafayla bizden transit geçen silah ve uyuşturucu kaçakçılığına da müdehale etmeyelim nasılsa ucu bize dokunmuyor diye. Ha burada şikayet etmemiz gereken AB ile imzalanan mülteci geri kabul anlaşması. Orada yaptığımız bizden AB ye geçen ve/veya AB sınırları içinde yakalanmış her düzensiz mülteciyi kabul etme kararı alarak tam anlamı ile kendi ayağımıza sıkmak oldu...
Sevgili Deno sana bu konudaki İtalyan başbakanının sözlerini hatırlatırım Tayyip'in elindeki caydırıcı güç(deterrent) rus nükleerlerinden daha tehlikeli. Sorun iktidarın ülke menfaatlerini değil kendi menfaatleri için dalalet içinde oldukları için ne desek boş.

Yani musti'nin isyanı haklı yönü yanlış...
Kalyon Seydi Engin

Cevapla