Kc-135 "Stratotanker"

Tüm Askeri Uçaklar,İnsansız Hava Araçları, haberler, yorumlar, projeler, analizler...
Cevapla
VVOLKANN
Süvariler
Mesajlar: 119
Kayıt: 11 Tem 2012, 21:52
Yaş:

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen VVOLKANN » 14 Ağu 2012, 00:42

Merak ettiğim bir araç başlığının açılmasına sevindim forumda eskiden çok aktif olmayan bir konuydu ama benim heik'ler kadar merak ettiğim bir kabiliyet.Bu araçlardan biraz üstadlar bahis etse sevinirim.
Mesela bu araçlar kaç tane sayı yeterlimi hangi görevleri yapıyorlar hangi filolara destek sağlıyorlar.
Hangi görevlerde kuvvet çarpanı etkisi yapıyorlar.Bizdekiler ikinci eldi modernizasyon gerekicek mi?Sayılarının artması planlanıyor mu?Kuvvet memnun mu?
Tüm uçaklarımızın yakıt ikmali kabiliyeti var mı?

Kullanıcı avatarı
TEORI
Site Başkanı
Mesajlar: 5287
Kayıt: 11 Tem 2012, 13:25
Yaş:

Re: Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen TEORI » 14 Ağu 2012, 00:50

Mesaj taşındı.
Bu uçaklardan 7 Adet bulunmakta. Asena filosu adı altında incirlikte konuşludurlar. Filomuzdaki tüm savaş pilotlarına havada yakıt ikmali dersi verilir. Sayı yeterlidir. Önemli bir kuvvet çarpanıdır. Herhangi bir üsten bağımsız aralıksız uçuş sağlar. Uçakların menzil problemi kalmaz.

T.M.U
Uzaklaştırıldı
Mesajlar: 1861
Kayıt: 11 Tem 2012, 18:53
Yaş:

Re: Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen T.M.U » 14 Ağu 2012, 00:52

VVOLKANN yazdı:Tüm uçaklarımızın yakıt ikmali kabiliyeti var mı?
Tüm pilotlar yapıyor diye biliyorum.

alp-er
Süvariler
Mesajlar: 388
Kayıt: 11 Tem 2012, 12:27
Yaş:

Re: Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen alp-er » 14 Ağu 2012, 01:24

Bir F-16 kaç saat boyunca havada yakıt ikmali yaparak kalabilir?

Kullanıcı avatarı
TEORI
Site Başkanı
Mesajlar: 5287
Kayıt: 11 Tem 2012, 13:25
Yaş:

Re: Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen TEORI » 14 Ağu 2012, 01:29

Pilotun dayanıklılığına göre. Herhangi bir mekanik arıza çıkarmazsa tabi.

Kullanıcı avatarı
MrExelance
Süvariler
Mesajlar: 256
Kayıt: 13 Haz 2019, 19:25
Konum: İstanbul/Elazığ
Yaş:

Re: Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen MrExelance » 13 May 2020, 18:34

Yazının resimli hali için: https://aveonj.com/boeing-kc-135-stratotanker/



KC-135 Uçağının geliştirilmesi:

KC-135 Öncesi:

KC-135 öncesinde Birleşik Devletler Hava Kuvvetlerinde KC-97 Stratofreighter tipi Tanker uçakları görev yapmaktaydı. KC-97’ler C-97 uçaklarının modifiye edilerek yakıt ikmal uçaklarına dönüştürülmesiyle ortaya çıkmıştı. İlk uçuşunu 1951 yılında yapan bu uçak kendisi de biraz ilginçtir. Uçak jet yakıtı kullanmadığından kendi yakıtını ayrı ikmal yapılacak yakıtı ayrı depolarda tutar. Bu uçağın yerine proje açılmasının sebebi ise SAC bünyesinde türbin motorlu B-52 Stratofortress uçaklarının kullanılmaya başlanmış olmasıdır. İki uçak arasındaki performans farkı dolayısıyla B-52’nin, piston motorlu KC-97’den yakıt ikmali yapabilmesi için perdövites hızına yakın bir süratte seyretmesi gerekmekteydi. Birazda gelişen teknolojiden ötürü 1978 yılında emekli edilmiştir.
1951-1956 yılında üretilen bu uçaktan 811 tane üretilmiştir. Amerika Birleşik Devletlerinin dışında İsrail ve İspanya da bu uçağın kullanıcısı olmuştur.


KC-135’in Geliştirilmeye Başlaması:
Kardeşi olan Boeing 707 uçağı gibi KC-135 uçağı da Boeing in 367-80 uçağından geliştirilmeye başlanmıştır. KC-135’in görünüşü Boeing 707’ye benzer, ancak daha dar bir gövdeye sahiptir ve Boeing 707’den daha kısadır.

1954 yılında Birleşik Devletler Hava Kuvvetlerine bağlı Stratejik Hava Komutanlığı (SAC) jet motorlu tanker uçak için bir ihale açtı. Lockheed şirketi L-193 uçağıyla Boeing ise KC-135 uçağıyla ihaleye girdi. Lockheed şirketinin uçağı L-193 ihaleyi kazandı fakat Boeing’in teklifi olan KC-135 zaten uçabildiğinden ve iki yıl önce teslim edilebileceğinden Hava Kuvvetleri Sekreteri Harold E. Talbott Lockheed’in tasarımı üretilinceye kadar 250 KC-135 tanker sipariş etti. Sonrasında iki tanker tasarımını da ayrı ayrı üretmek yerine sadece KC-135 üretimine yönelindi.

Üretilen ilk uçak 1956 yılının Ağustos ayında uçtu ve üretilen ilk Stratotanker Haziran 1957 de Kaliforniyadaki Castle Hava Kuvvetleri üssüne teslim edimiştir. Üretilen son KC-135 1965 yılında Birleşik Devletler Hava Kuvvetlerine teslim edilmiştir.
KC-135 in kendisinden büyük farklılıklar içeren iki versiyonu daha üretildi. Bu iki versiyon RC-135 Rivet Joint ve EC-135 Looking Glass uçaklarıdır. RC-135’ler Birleşik Devletler Hava Kuvvetlerinde hala görev yapmaktadırlar. RC-135 ler yeni üretimle 2060 lı yılları görecekken EC-135’lerin yerini ise E-6 uçağının almıştır.

Türkiyenin KC-135 Serüveni:

Türkiye Neden Tanker Uçağa İhtiyaç Duydu:

1990’lı yıllarda Yugoslavya’nın parçalanmasıyla Bosna’da tansiyon gittikçe artmaktaydı. Tansiyonun artmasıyla birlikte taraflar arasındaki kriz 6 Nisan 1992 tarihinde savaşa döndü. Bu durumun giderek kötüleşmesiyle birlikte 30 Ağustos 1995 tarihinde NATO tarafından Sırp hedeflerine yönelik “Kararlı Güç Harekatı” isimli harekat başlatıldı.

Bu harekâta NATO bünyesinde Türk Hava Kuvvetleri de katılmıştır. 10 filodan 167 uçak bu harekâtlara iştirak ederek Bosna’da 35.000 saat uçmuş ve uluslararası alanda son derece önemli bir başarıya imza atmışlardır. Bu harekâta Türk Hava Kuvvetleri İtalya’daki Aviano üssünde konuşlu F-16’lar ve Bandırma’dan kalkan F-16 uçakları ile iştirak etmiştir. Fakat harekâta Türkiye’den katılan uçakların Bosnaya vardıkları zaman havada kalış süreleri epey kısa kalıyordu. Bu durumu gören Türkiye, Türk Hava Kuvvetleri’nin vurucu gücünü oluşturan F-16 ve F-4E uçaklarının menzillerini arttırmak, kriz anlarında herhangi bir zafiyetin yaşanmaması ve Türk Hava Kuvvetlerine stratejik bir güç çarpanı kazandırmak için tanker uçağı projesi başlattı.


KC-135 ALIMI:
Türk Hava Kuvvetleri uçak tipi olarak Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri envanterinde olan KC-10 Extender ve KC-135 Stratotanker uçaklarını incelemeye ve değerlendirmeye başladı. İnceleme ve değerlendirmelerin sonunda Hava Kuvvetleri yetkilileri KC-135 uçaklarını seçti. Türk yetkililer AMARC deposuna giderek 7 adet KC-135A tipi uçağının alımına karar verildi. Bu uçaklar, ABD kongresi tarafından Güney Kanat Yardımı kapsamında Türk Hava Kuvvetleri’ne hibe edilmiştir.


KC-135″R” MODERNİZASYONU:


KC-135A’nın eskimesinin üzerine Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri KC-135R’leri modernize ederek KC-135R olarak adlandırmıştır. . KC-135R tipinin özelliği, sahip olduğu CFM56-2B motorlarıdır. Bu motorlar sayesinde A tipine kıyasla R tipi KC-135’ler %30a varan yakıt tasarrufu, daha fazla güç ve menzil kazanmıştır. Türkiye’de aldığı 7 adet KC-135A’nın KC-135R modeline modernize edilmesini istemiştir. Bu proje için Boeing’e yaklaşık 300 milyon dolar ücret ödenmiştir.

KC-135R’LERİN GELİŞİ:

Türk Hava Kuvvetleri, Boeing tarafından 3 yıl sürecek KC-135R tadilatı ve modernizasyonu sırasında, havada yakıt ikmali kabiliyetinden mahrum kalmamak amacıyla, 62-3512 ve 62-3568 kuyruk numaralı 2 adet KC-135R uçağını Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri’nden 1995 yılında kiraladı.
24 Temmuz 1995 tarihinde uçaklar 4. Ana Jet Üs Komutanlığına gelerek yapılan törenle envantere alındı. KC-135R uçaklarının 1998 yılında gelmeye başlamasıyla bu kiralık KC-135ler geri iade edildi.
58-0110 kuyruk numaralı ilk KC-135R 1997 yılının sonlarında teslim alındı. Son gelen uçak ise 1998 yılının yaz aylarında teslim edilmiştir. Uçaklar 10. Ana Jet Üs Komutanlığında 101. Asena Filo bünyesinde görev yapmaya başlamışlardır.

KC-135R’LERİN ENVANTERE GİRMESİNDEN SONRA GEÇİRDİĞİ MODERNİZASYON VE BAKIMLAR:

PACER CRAG MODERNİZASYONU:
Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri ellerindeki KC-135R’leri PACER CRAG(Compass, Radar and GPS) projesi kapsamında modernize etmesiyle Türk Hava Kuvvetleri de uçakları modernize etmek istedi. Çünkü eğer uçaklar eski aviyoniklerle uçmaya devam ederlerse hem yedek parça sıkıntısı oluşacaktı (uçuş emniyeti açısından zafiyet yaratır) hem de eski aviyonik sistemlerin hava sahası kısıtlamalarından etkilenecekti. Bu durumun önüne geçmek için Türk KC-135’lerinin de PACER CRAG modernizasyonuna tabi tutulması kararlaştırıldı.

ABD’de bu modernizasyona tabi tutulan 58-0110 kuyruk numaralı ilk uçak, 18 Eylül 2000 tarihinde 10. Ana Jet Üssüne intikal etti. Daha sonra sırayla envanterdeki bütün KC-135R tanker uçakları PACER CRAG modernizasyonuna tabi tutuldular.

KC-135R uçaklarına modern anlamda sayısal bir kokpit kazandırma ve ayrı bir seyrüsefercinin görev yapma zorunluluğunu ortadan kaldırma amacıyla ele alınan Pacer CRAG modernizasyonu kapsamında, uçaklara renkli hava radarı ekranı, Genişletilmiş Trafik Çarpışma Önleme Sistemi, Geliştirilmiş Yer Tahmin ikaz sistemi, GPS ile ilintili Seyrü Sefer sistemi, Çok Fonksiyonlu Ekran, FMS-800 Uçuş Kontrol Sistemi, Kokpit Ses Kaydedicisi(CVR) ve Uçuş veri kaydedicisinden oluşan bir kokpit aviyonik yenileştirme seti monte edildi.

Böylece KC-135R uçaklarında bulunan eski analog kokpit, 21.yüzyılda da bu uçakların rahatlıkla görev yapmalarını sağlayacak şekilde modernize edilmiş oldu. Uçakta görev yapan mürettebat sayısı,ayrı bir seyrüseferciye gerek kalmaması nedeniyle üçe indi. Seyrüsefercinin sorumluluğu, pilot, yardımcı pilot ve boom operatörü arasında paylaştırıldı.
Bu yeni modernizasyonla Azaltılmış Dikey Ayrım Minimumu (Reduced Vertical Seperation Minima-RVSM) teçhizatına sahip olundu ve RVSM hava sahasını kullanma imkanı sağlandı.

FASBAT BAKIMLARI:
Kısaca FASBAT Bakımlarından bahsedecek olursak FASBAT eski nesil uçakların gövde ve kanatlarda çatlak gibi yapısal sorunların belirlenmesi ve gerekli parçaların değiştirilmesi amacıyla 5 yılda bir yapılan kontrollerdir.

KC-135R uçaklarının FASBAT bakım zamanın gelmesiyle ortaya bir sorun çıktı. Türkiye’nin KC-135’lerin FASBAT bakım tesisi yoktu. Bu durumun acilen giderilmesi için çalışmalar başlatıldı. Bu çalışmalar neticesinde, Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterindeki büyük gövdeli uçakların FASBAT işlemlerini uzun yıllardır başarıyla gerçekleştiren Kayseri 2.HİBM Komutanlığı görevlendirildi ve gerekli tüm hazırlıklar yapılmaya başlandı.

Komutanlık tesislerinde bulunan ve C-130 gibi büyük nakliye uçaklarının bakım ve onarımlarının yapıldığı bir hangar, KC-135R uçağını da içine alacak şekilde tadil edildi. İlk KC-135R (62-3539 kuyruk numaralı)tanker uçağı, 2.HİBM Komutanlığı tarafından FASBAT işlemleri yapılmak üzere Eylül 2002’de teslim alındı ve 9 buçuk aylık bir çalışma sonucunda 20 Haziran 2003 tarihinde birliğine teslim edildi.

Fasbat Bakımı Nasıl Yapılır:

Bu bakım kapsamında, ilk olarak bakım girişinde uçağın durumunu anlamaya yönelik sıcak keşif kontrollerini yapılır. Ondan sonra uçak hangara alınıp büyük kumanda elemanlarını, yatay ve dikey kuyruğu sökülüp yıkama öncesi hazırlıkları yapılır. Ondan sonra uçağın genel yıkamasını yapılıp tamamıyla boyası sökülür. Uçağın boyası söküldükten sonra ilgili iş kartları gereği uçağın soğuk keşif işlemleri denilen detaylı kontrolleri yapılır. Bu kontroller sonucunda tespit edilen aksaklıkları giderilir. Aksaklıkların paralelinde bakım onarım işlemlerini yapılır. Bakım onarım yapılıp tespit edilen bütün aksaklıklar giderildikten sonra uçağını montaj işlemlerini yapılarak hangar içi fonksiyon kontrollerini gerçekleştirilir ve ardından uçak tekrar boya hangarına verilir. Boya ve markalama işlemleri tamamlandıktan sonra motor çalıştırma ve uçuş hattı fonksiyon kontrollerini yapılarak uçağın bakım işlemlerini tamamlanır. En son olarak uçuş ekibi tecrübe uçuşu yaparak uçağın faaliyetini bildirir eğer bir sorun yoksa uçak birliğine teslim edilir.


KC-135R’LERİN KATILDIĞI ÖNEMLİ OPERASYONLAR:

KÖRFEZ SAVAŞI:
Türk pilotları, havada yakıt ikmali işlemi ile ilk olarak Körfez Savaşı’ndan sonra tanıştılar. Birinci Körfez Savaşı’ndan sonra oluşturulan “Operation Provide Comfort” harekatında görev alacak Türk F-16 ve F-4 pilotları havada yakıt ikmali konusunda ABD’li öğretmenlerden eğitim aldılar. Daha sonra uzun yıllar İncirlik’e intikal ederek Operation Provide Comfort ve sonrasında adı “Operation Northern Watch” olan harekatlara katılan Türk pilotları, Türk hava sahası içinde görev yaparak, E-3 AWACS uçaklarına himaye görevlerini yerine getirdiler.

KOSOVA SAVAŞI:
Kosova harekatında ise Türk pilotları, NATO görevlerinde Uzun Muharebe Hava Devriye görevlerinde, aynı sortide defalarca havada yakıt ikmali yaparak bu konudaki tecrübelerini pekiştirdiler. O görevlerde ABD Hava Kuvvetlerine bağlı tanker uçaklarından yakıt ikmali yapan Türk pilotları, sahip oldukları kabiliyetleri NATO kapsamındaki bu harekatta sergileme şansını yakaladılar.

Türk F-16’ları bu harekatta 182. Filo (Atmaca) ve 191. Filo (Kobra) ile boy gösterdi. Büyük başarılara imza atan pilotlarımız taktir topladı. Ayrıca Türk F-16’ları bu harekatta F-16’ların havada kalma rekorunu kırdı. Harekatın başladığı gece uçan ve sabaha karşı İtalya’nın Ghedi Hava Üssü’ne dönüş yapan Üsteğmen Erkan Salman ve Üsteğmen Oğuz Yeten tam 9,5 havada kalarak F-16’ların tehdit koşullarında havada kalma rekorunu kırdılar.

2011 LİBYA OPERASYONU:
NATO’ nun Libya’ ya yönelik silah ambargosu kapsamında 2 Nisan 2011 tarihnde bölgede bulunan Ankara feribotuna Dalaman, Bandırma ve İncirlik Hava üslerinden kalkan 12 adet F-16 ve 4 adet KC-135R uçağı tarafından koruma sağlandı ve F-16 savaş uçakları yaklaşık 1330 km’ lik gidiş- dönüş mesafesini tanker uçakları ile havadan yakıt ikmali yaparak gerçekleştirdi.

TERÖRLE MÜCADELE HAREKATLARI
Alındığı günden itibaren Türk Hava Kuvvetleri’nde KC-135’ler iç güvenlik ve terör harekatlarında gerek yurt içi, gerek yurt dışı operasyonlarda savaş uçaklarına yakıt ikmali sağlayıp havada kalış sürelerini arttırmışlardır.


SURİYE VE LİBYA OPERASYONLARI
Son yıllarda oluşan Arap Baharının etkisiyle çatışma ortamlarına dönüşen Suriye ve Libya da yürütülen operasyonlarda savaş uçaklarının menzil problemleri yakıt ikmali yapılma yöntemiyle aşıldı.

Türk Hava Kuvvetleri 17 Nisan 2020 tarihinde Doğu Akdeniz’de 11 adet F-16, 3 adet KC135R, 1 adet E-7T ve bir adet de C-130 uçaklarıyla tatbikat yaptı. Bu tatbikatla Doğu Akdenizde de hava saldırısı yapılabileceği denendi.

KC-135R’nin Teknik Özellikleri
Yapımcı Firma ve Ülke : Boeing / ABD
Motor Adedi, Gücü: Tipi Yüksek By-Pass Turbofan (CMF imali) 4xF-108-(CF-100)
Ağırlığı Boş: 50 Ton
Maksimum Yükle Ağırlığı: 145 Ton
Boyu : 39.26 m. BOM. Kapalı 41.53 m. BOM. Açık 47.55 m.
Genişliği : 39.88 m.
Yüksekliği : 12.70 m.
Yakıt Kapasitesi Dahili : 92 Ton (52 Ton ikmal)
Maksimum Hızı : 350 Knot (0.9 Mach)
Havada Kalış Süresi: S/S Gayeli: 15 Saat ikmal için: 8 Saat
Menzili : 2,419 km, boş uçuşta 17,766 km
Tavanı : 50.000 feet
Taşıma Kapasitesi: Personel 80 (Oturarak 58)
Yük Askeri: 37.5 Ton / Normal: 35 Ton

Kullanıcı avatarı
_Turkuaz_
Süvariler
Mesajlar: 903
Kayıt: 15 Tem 2012, 17:07
Yaş:

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen _Turkuaz_ » 05 Eyl 2021, 12:58

ABD'de modernize edilen ilk KC-135R Blok 45 teslim edilmiş.

robust
Akıncılar
Mesajlar: 3519
Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Yaş:

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen robust » 05 Eyl 2021, 23:54

Bu proje uzun bir suredir FMS kanali ile yurutuluyordu. Tabi basina ancak ucak teslimi sirasinda yanmis. HvKK'nin KC135R filosu ilk alindigi andan itibaren USAF KC135R'lari ile paralel sekilde yapilan upgrade ve guncellemelere dahil edildiler. Yeni modernizasyon, TuRAF KC135'leri Block45 seviyesine cikariyor ve kokpitte artik omru dolmus eski analog saatli motor gostergeleri ve diger ucak sistem gostergeleri yeni nesil buyuk ekran MFD ile degistiriyor ve yeni auto pilot ve auto throttle sistemi gibi yenilikler ile pilot yukunu azaltiyor, ayni zamanda harekata hazirlik seviyesini yukari cikariyor.

Benim yillardir savundugum bir konu var. ABD'de Air National Guard sistemi var bilmeyenler icin. Bu sistemde hem sivilde hava yolu pilotu, hemde hava kuvvetlerinde gorev yapabiliyorlar. Ornegin, USAF'ta aktif gorevdeyken ayrilan pilotlar veya direk Air Natinal Guard'in aradigi ozelliklede halen pilot lisansi olan kisiler bu guce alinarak, fulll time veya part time gorev yapabiliyorlar. Tabi ABD'de yasalar geregi bu durumdaki pilotlarin calistigi hava yollari bu kisilere izin vermek zorunda. Part time AirNationalGuard gorevi olan pilotlar ayda veya her 2-3 ayda belli ucus saatlerini doldurmak zorunda. Ozellikle buyuk govdeli ucaklar, KC-135, C-17, veya C130 gibi buyuk govdeli ucaklari veya T-38, T-6Texan-II gibi egitim ucaklarini ucurabiliyor. F-16, F-15 filolarida ayrica mevcut ve bu filolarda full time veya part time ucan AirNational Guard pilotlari var.

TuRAF icinde benim onerim, benzer bir yapi kurulmasi ve ozellikle A400, KC-135, E-7T AEW, C-130T gibi filolarda aylik belli ucus saatlerinde hizmet vermeleri. F-16 ve F-4E gibi filolar icin bu sistem bizim uygulamamiz biraz zor olabilir, pilotlarin ozellikle yaslari ve ayri kaldiklari sure nedeniyle ama bu saydigim genis govdeli cok ekipli ucak filolari icin cok ideal bir pilot kaynagi olabilir. Bu saydigim genis govdeli ucaklar, A400M mesela, glass kokpit ve FMS gibi temel sistemleri sivil Airbus A330/350 gibi sistemlere cok benzer, keza E-7T gibi Boeing 737-800 temelli sistemde sivilde ucurulan B737-800'den pek farki yok. KC135R ucuracak pilota eger hava yollarinda AirbusBoeing ucuruyorsa, KC135'e adaptasyonu zor olmaz. Demek istedigim bizim sivil hava yollarinda ucan pilotlarimizin cok cabuk intibak saglayacaklari ucak tipleri var TuRAF envanterinde. Burada sistemi duzgun kurmak ve yasal duzenlemeleri yapmak gerekiyor. Bu ucaklar F-16 gibi fiziksel dayanim ve fitness gerektirmediginden emekli olmus, 40-45 yasina gelmis pilotlarimiz dahi ucurabilir.

LoneWarrior
Üye
Mesajlar: 139
Kayıt: 04 Tem 2016, 15:09
Yaş:

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen LoneWarrior » 06 Eyl 2021, 11:48

robust yazdı: 05 Eyl 2021, 23:54
Benim yillardir savundugum bir konu var.
Peki ustadim bu savundugunuz cozum hangi sorundan kaynaklaniyor ? Bizim boyle bir cozume ihtiyacimizi gerektiren ne gibi bir sorumuz var ?

igirgin
Süvariler
Mesajlar: 2636
Kayıt: 22 Tem 2012, 23:24
Yaş: 13

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen igirgin » 06 Eyl 2021, 11:54

LoneWarrior yazdı: 06 Eyl 2021, 11:48 Peki ustadim bu savundugunuz cozum hangi sorundan kaynaklaniyor ? Bizim boyle bir cozume ihtiyacimizi gerektiren ne gibi bir sorumuz var ?
Dinci bir terör örgütü ve onları seven bir siyasi parti sayesinde neredeyse pilot kalmadı memlekette, bu yeterli değil mi?

LoneWarrior
Üye
Mesajlar: 139
Kayıt: 04 Tem 2016, 15:09
Yaş:

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen LoneWarrior » 06 Eyl 2021, 12:34

igirgin yazdı: 06 Eyl 2021, 11:54 Dinci bir terör örgütü ve onları seven bir siyasi parti sayesinde neredeyse pilot kalmadı memlekette, bu yeterli değil mi?
Yeterli değil. Yeni pilotlar yetişiyor. Açık kapanıyor.

igirgin
Süvariler
Mesajlar: 2636
Kayıt: 22 Tem 2012, 23:24
Yaş: 13

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen igirgin » 06 Eyl 2021, 12:58

LoneWarrior yazdı: 06 Eyl 2021, 12:34 Yeterli değil. Yeni pilotlar yetişiyor. Açık kapanıyor.
Aynı pilotları farklı uçaklarda mı kullanmak daha mantıklı veya farklı uçakta farklı pilot mu? Sizce hangisi daha verimli?

goldenwings
Süvariler
Mesajlar: 5108
Kayıt: 05 Ağu 2012, 13:49
Yaş:

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen goldenwings » 06 Eyl 2021, 16:51

LoneWarrior yazdı: 06 Eyl 2021, 12:34 Yeterli değil. Yeni pilotlar yetişiyor. Açık kapanıyor.
Şimdi yeni pilot yetişiyor açık kapanıyor sözü pilot denen şey tarla domatesi değil tecrübenin en çok ihtiyaç duyulduğu meslek dallarından. Yetişmesi değil yıllar boyunca uçup belli seviyeye gelmesi sıkıntı. Şu an ihtiyaç sadece yardımcı pilot , 2. pilot vb. olsa ne ise yetiştir koy kokpite ki adamın daha harbe hazırlığı var kategorisi var şusu var busu var. Air National Guard olayı zaten zorunlu eve dönüş ile yapıldı heryer Albay pilot kaynıyordur şu an ama bize lazım üsteğmen seviyesinde harbe hazır 2. pilot ve yüzbaşı-binbaşı seviyesinde uçak komutanı / kol lideri vb. tecrübe kazanmış daha halen genç verimli pilotlar. Diğer bir husus yetişiyor dediğiniz pilotların seviyesi ki umarım kaliteli eğitim almış akıllı cevval çocukları seçmişlerdir :roll:

LoneWarrior
Üye
Mesajlar: 139
Kayıt: 04 Tem 2016, 15:09
Yaş:

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen LoneWarrior » 06 Eyl 2021, 19:32

goldenwings yazdı: 06 Eyl 2021, 16:51 Şimdi yeni pilot yetişiyor açık kapanıyor sözü pilot denen şey tarla domatesi değil tecrübenin en çok ihtiyaç duyulduğu meslek dallarından. Yetişmesi değil yıllar boyunca uçup belli seviyeye gelmesi sıkıntı. Şu an ihtiyaç sadece yardımcı pilot , 2. pilot vb. olsa ne ise yetiştir koy kokpite ki adamın daha harbe hazırlığı var kategorisi var şusu var busu var. Air National Guard olayı zaten zorunlu eve dönüş ile yapıldı heryer Albay pilot kaynıyordur şu an ama bize lazım üsteğmen seviyesinde harbe hazır 2. pilot ve yüzbaşı-binbaşı seviyesinde uçak komutanı / kol lideri vb. tecrübe kazanmış daha halen genç verimli pilotlar. Diğer bir husus yetişiyor dediğiniz pilotların seviyesi ki umarım kaliteli eğitim almış akıllı cevval çocukları seçmişlerdir :roll:
Tamam güzel demişsiniz. Bende katılıyorum. Benim sorduğum yerli bir air nationa guard sistemi bize daha fazla kalifiye pilot üsteğmen yüzbaşi ve binbaşı yetiştirme ve sahip olma konusunda ne gibi bir katkı sağlıyacak ?

Air national guard sistemi USAF'ın ihtiyaçları sonucu oluşmuş bir kurum. Orada amaç USAF gibi devasa bir gücün barış zamanı ihtiyacının olmadığı ama kriz zamanı lazım olacak olan çok sayıda harbe hazır rezerv pilota ihtiyaç duyması.

Bizim böyle bir ihtiyacımız yok ki. Bizim alt kademelerde tecrübeli ve kalifiye genç pilotlara ihtiyacımız dediğinize göre. Böyle bir ihtiyacı yerli ANG nasıl çözecek anlamadım.

Aynı şekilde bildiğim kadarıyla elimizde 7 tane tanker 4 tane de HEIK uçağı var sivil uçaklardan devsirme. Bu büyuklükteki bir filo için ANG tarzı sivilden rezerv pilot havuzuna ihtiyaç var mı ? Hava kuvvetleri muvazzaf (full time) pilotlar ile bu büyüklükteki bir filoyu idame ettiremiyor mu ?

karli
Süvariler
Mesajlar: 978
Kayıt: 29 Kas 2015, 16:47
Konum: Ankara
Yaş: 41

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen karli » 08 Eyl 2021, 10:02

LoneWarrior yazdı: 06 Eyl 2021, 12:34 Yeterli değil. Yeni pilotlar yetişiyor. Açık kapanıyor.
Azizim, şimdi bu noktada ciddi bir bilgi eksikliğiniz var bu belli. Muharip pilotlarda çok ciddi açığımız var, hemde rakamlsal düzeyde desek yeridir. Rakamsal anlamda evet belli şekilde açık kapanma yoluna girdi. Ancak tecrübeli, farklı manevra eğitimleri almış, farklı tatbikatlarda, test eğitim sahalarında farklı tehdit unsurlarının eğitimini almış, uçuş saatleri yapmış tecrübeli pilot konusuna girersek durumlar pek iç açıcı değil.

Feridun üstdamızın değindiği çözüm bizim içinde pek makul bir çözüm. Muharip eğitimler gerektirmeyen uçaklarda bu pek alada kullanılabilir bir durum. Bir taraftan pilotlar yetişiyor ancak özel havayolu şirketlerinde çalışmak için istifa eden pilot sayısıda bizde pek azda değildi. Bunun tek açıklamasıda maaş değildi o zamanlar. Birde sadece sivil uçaklardan devşirme demişsniz, bunu genişletebiliriz, C130, CN235 gibi platformlarada açabiliriz, ülkemizde yangın söndürme uçakları eğitimi alacak birçok insan var, yahut bu sektörde çalışan çok insanda var. Veyahut çok farklı kaynaklarada ulaşılabilir.

Bakınız ABD nin yaptığı metodolojide farklı olabilir, ancak yaklaşımı aynı tutarak metodu farklı işletebiliriz. Birde dikkatinizi çekerim, Libya, Somali, Afganistan, Ortaasya, Balkanlar, Sudan, Katar, Sahra Altı Afrika ülkeleri ilgi alanımıza gün geçtikçe daha fazla giriyor. ThKK` nında bu sayıda nakliye uçağı ile kalması pekte olasılık dahilinde değil. Bugün Hava Savunma Muhripleri 8500 tona Akdeniz de hükümranlık sağlasın diye çıkmıyor. Küresel olmasada, bölgeselden daha geniş politik hedefler konmuş gibi bir görüntü var, bunlar içinde Askeri ulaştırma bir kaabiliyet artışına gidecek, bugündende belli sorunların dünyadaki üretilmiş çözümleri pekala araştırlıabilir.

LoneWarrior
Üye
Mesajlar: 139
Kayıt: 04 Tem 2016, 15:09
Yaş:

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen LoneWarrior » 08 Eyl 2021, 11:53

karli yazdı: 08 Eyl 2021, 10:02
Azizim, güzel söylemişsiniz ama hala ben sorumun cevabın alamıyorum.

Öncelikle Amerika'da Air Reserve ve Air National Guard şeklinde iki farklı yapılanma var. İkisi de bir rezerv sistemi ancak biri federal biri eyalet kontrolünde. Air National Guard Amerika'nın eyalet yapısının bir gereği olarak oluşmuş bir kurum. Air Force Reserv burada bize daha uygun bir örnek.

Amerika'daki AFR'ün resmi görevi Aktif güçlere ihtiyaç duyulduğunda insan kaynağı sağlamak. Ama bir rezerv sistemi kurabilmek için önce elinizde ihtiyacınızdan fazla sayıda pilot olması lazım. Amerika barış zamanı ihtiyaç duymadığı ancak operasyon zamanı ihtiyaç duyacağı fazla pilotları rezerv sistemiyle harbe hazır bir şekilde tutuyor. Gerektiğinde aktif hale getiriyor, işi bitince tekrar rezerv haline döndürüyor.

Ancak bizde tam tersi bir şekilde pilot eksiği var. Elimizdeki muvazzaf kadroları bile dolduramıyoruz. Hatta yasa çıkarıp istifa etmiş sivile geçmiş pilotları bile geri çağırdık. Çağrıya uyanlar geldi. Gelmek istemeyenler gelmedi. Şuan zaten elimizden geldiği kadar pilot yetiştirmeye, pilotları kalifiye hale getirmeye çalışıyoruz.

Peki durumda bir rezerv sistemi bize ne kazandıracak ? Daha fazla ve daha hızlı mı pilot yetiştireceğiz ? Pilotlarımız daha kalifiye mi olacak ? Ve hatta zaten yeteri kadar pilot yokken bu sistemi nasıl kuracağız ?

İstifa eden pilotlar meselesi ile ilgili olarak eskiden fetö yüzünden istifa etmek zorunda kalan pilotlarımız oldu. Artık böyle bir durum olmadığın varsayabilirsek zorunlu hizmeti doldurarak istifa eden pilotların temel motivasyonunun sivildeki daha iyi imkanlara sahip olmak olduğunu sanıyorum. Bu durumda pilotlarımız imkanlarını daha da arttırabiliriz. Bu çözüm rezerv sistemi kurmaktan daha zor olamaz diye tahmin ediyorum.

Yanlışım varsa düzeltiniz. Saygılar.

Kullanıcı avatarı
Sanchez
Site Başkanı
Mesajlar: 9736
Kayıt: 11 Tem 2012, 02:06
Yaş:

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen Sanchez » 08 Eyl 2021, 14:48

Karşı fikrinizin ağırlığı var ama ekleme yapmak isterim. ABD'deki pilot sıkıntısı, Türkiye'yi 3'e katlar. Amerikan silahlı kuvvetleri şu an bütün branşlarında 2000 kadar muvazzaf pilot açığına sahip. Kağıt üzerinde toplam pilot sayıları fazla olabilir ama büyük bölümü sivil hayatı tercih ediyor. ANG ve Air Force Reserve bu nedenle zaruri. Sistem gereği, WW3 dışında ANG pilotu hayatına ANG pilotu olarak devam ediyor. Arada geçiş çok nadir. Ama Amerikan silahlı kuvvetleri sürekli bir harp düzeyinde yaşadıkları için tam olarak bir barış zamanı halinden bahsedilemez. ABD'nin gözünde şu an barış zamanı değil, güçlerinin rehaveti ve eksikliği var.

Hatta kargocular daha güzel para için sivile geçiyor demek de doğru değil, çünkü bu bahsi geçen sistemler işe yarıyor. En büyük pilot eksiği avcı ve bombardıman filolarında.

Türkiye özelinde, daha fazla artık sivili orduya geri çekip, yurt dışı akademilerinde pilot eğitimine ağırlık vermek gerekli. Sanıyorum şu an ABD'de eğitim gören avcı pilotumuz yok, Pakistan ile yürüyor o işler.

robust
Akıncılar
Mesajlar: 3519
Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Yaş:

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen robust » 09 Eyl 2021, 07:25

Sanchez yazdı: 08 Eyl 2021, 14:48 Karşı fikrinizin ağırlığı var ama ekleme yapmak isterim. ABD'deki pilot sıkıntısı, Türkiye'yi 3'e katlar. Amerikan silahlı kuvvetleri şu an bütün branşlarında 2000 kadar muvazzaf pilot açığına sahip. Kağıt üzerinde toplam pilot sayıları fazla olabilir ama büyük bölümü sivil hayatı tercih ediyor. ANG ve Air Force Reserve bu nedenle zaruri. Sistem gereği, WW3 dışında ANG pilotu hayatına ANG pilotu olarak devam ediyor. Arada geçiş çok nadir. Ama Amerikan silahlı kuvvetleri sürekli bir harp düzeyinde yaşadıkları için tam olarak bir barış zamanı halinden bahsedilemez. ABD'nin gözünde şu an barış zamanı değil, güçlerinin rehaveti ve eksikliği var.

Hatta kargocular daha güzel para için sivile geçiyor demek de doğru değil, çünkü bu bahsi geçen sistemler işe yarıyor. En büyük pilot eksiği avcı ve bombardıman filolarında.

Türkiye özelinde, daha fazla artık sivili orduya geri çekip, yurt dışı akademilerinde pilot eğitimine ağırlık vermek gerekli. Sanıyorum şu an ABD'de eğitim gören avcı pilotumuz yok, Pakistan ile yürüyor o işler.
Avci pilot derken F-16 egitimi alan mi demek istediniz? ABD'de yillardir devam eden Euro-NATO Joint Jet Pilot Training Program denilen program kapsaminda TuHK'dan ucus egitimi icin pilotlar geliyor ama bunlar yeni tegmen veya son bir kac yildir ise Feto zamaninda pilotluktan elenmis subay kadrolarindan tekrar pilotaj egitimi alanlar vardi.

Yukaridaki tartismalari detayli takip edemedim ama benim onerim ozellikle buyuk govdeli (CN235 dahil) hava kuvvetleri ucaklari veya helikopter filolari icin ABD'deki Air National Guard sistemi benzeri sistem mumkun oldugunu dusunuyorum. Genis govdeli ucaklar sivile gecmis ve tekrar gorev yapacak pilotlarin en kolay adapte olacaklari ucak tipleridir. THY'de Airbus A330 ucuran bir HvKK emeklisi (hatta sivil ucus okulundan hava yollarina gecenlerde olabilir) pilotunun yil icinde C130, A400 veya KC135 gibi genis govdeli ucaklarda gorev yapmasi, F-16 ucurmasindan daha mantikli ve fiziksel hazirlik olarak daha kolaydir. Burada amac milyonlarca dolar harcayarak egitim verdigininz pilotlarin kazandigi tecrubelerini kullanmaya devam etmek ve olasi kriz ve savas durumlarda eldeki bu insan kaynagini hazir tutabilmek olmali. Tabi ki gonulluluk esasina gore bir sistemden bahsediyorum. Bu arada ABD'de sadece pilotlar degil, bir cok meslek gruplarinda insanlar National Guard gorevi yapabilirler. Tanidigim bir doktor Irak'ta savas ciktiginda gorev icin 1 sene gitmisti, sonra geri geldi. Bulundugum bolgede eyaletin National Guard birligi var, topcu sinifi ve cogu part time gorevli siviller belirli gunler bu birlige gelip gorev yaparlar. M777 Howitzer kullaniyorlar.

Bu yazdiklarim ABD'ye ozgu bir sistem biliyorum ama Turkiye'nin bulundugu cografya surekli savasa hazir bir ordu ve ihtiyat kuvveti gerektiriyor. Belki pilotluk olmasa bile diger kara sinifinda dahi benzer bir uygulama dusunulebilir. Belirli silah sistemleri belirlenerek, sadece bu sistemlerde TSK'ya bagli bir ihtiyat gucu seklinde bir olusum. Tabi bu islerde siyasetin etkisibi goz ardi edemeyiz, belki bu zamanlarda cok utopik seyler bahsettiklerim.

Kullanıcı avatarı
Antares
Süvariler
Mesajlar: 1605
Kayıt: 03 Kas 2015, 00:06
Yaş:

Kc-135 "Stratotanker"

Mesaj gönderen Antares » 09 Eyl 2021, 17:58

Bu tartışma aslında başka bir konuyu da yavaş yavaş ortaya çıkarıyor. Kendi uçağımızı yapmaya başlayınca, kendi pilotumuzu da kendimizin eğitmesi başa düşüyor. NATO kapsamında egzersiz ve eğitim uçuşları hariç.

Cevapla