Türk Tipi Hücumbot Projesi

Savaş Gemileri, Donanma Havacılığı, yorumlar, projeler, analizler...
Kullanıcı avatarı
_Turkuaz_
Süvariler
Mesajlar: 944
Kayıt: 15 Tem 2012, 17:07
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen _Turkuaz_ » 29 Ara 2020, 22:59

Nihayet sözleşme imzalanmış.


M5 dergisine göre sözleşme Ağustos ayında imzalanmış.

Erich Von Manstein
Süvariler
Mesajlar: 1222
Kayıt: 12 Eyl 2014, 19:18
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen Erich Von Manstein » 29 Ara 2020, 23:35

"Sistem isterlerinin tanımlanması, kavram seçimi, ön tasarım ve kontrat tasarımı" sözleşme süresine dair de hiçbir bilgi göremedim. Önceden STM'nin bir konsept tasarımı vardı. Acaba süreyi kısaltır mı?

ZIRHLISUVARİ
Akıncılar
Mesajlar: 1707
Kayıt: 29 Eki 2012, 17:01
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen ZIRHLISUVARİ » 30 Ara 2020, 00:34

STM nasil bir sey sunuyor....

Kullanıcı avatarı
Ata Nutku
Üye
Mesajlar: 22
Kayıt: 12 Oca 2013, 17:02
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen Ata Nutku » 30 Ara 2020, 00:47

ZIRHLISUVARİ yazdı: 30 Ara 2020, 00:34 STM nasil bir sey sunuyor....
https://www.stm.com.tr/tr/cozumlerimiz/ ... i/hucumbot

Kullanıcı avatarı
sailordream
Site Başkanı
Mesajlar: 3732
Kayıt: 31 Ağu 2012, 10:33
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen sailordream » 30 Ara 2020, 09:34

ZIRHLISUVARİ yazdı: 30 Ara 2020, 00:34 STM nasil bir sey sunuyor....
Size özel uzun analiz yazacağım. Olumlu taraflarını vs. şüphe ile yaklaştığım taraflarını 3 türbin motor 3 su jeti gibi, eksi yönlerini de örneğin o yerleşimde füzeyi ateşlerse RAM lancerine zarar verir gibi gibi

robust
Akıncılar
Mesajlar: 3535
Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen robust » 30 Ara 2020, 19:30

Tasarim medyada gorulen grafik tasarimlardan farkli olacaktir. Sn. Sailordream'in yazisini merakla bekliyorum.

çanakkale geçilmez
Süvariler
Mesajlar: 724
Kayıt: 13 Tem 2012, 13:27
Konum: çanakkale
Yaş: 44
İletişim:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen çanakkale geçilmez » 30 Ara 2020, 22:17

Aselsan ın apar-d radarı ile birlikte hava savunma füzesi olarak 16-24 arası essm-2 ya da hisar -o da kullanıdığımız füzeler+4 -8 adet atmaca +insansız deniz araçları kombinasyonu ile yunana ege denizini dar ederiz.Daha milgem,i-sınıfı,tf-2000 var..

kabardey
Akıncılar
Mesajlar: 6703
Kayıt: 15 Tem 2012, 18:06
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen kabardey » 30 Ara 2020, 23:04

Yine ötesi berisi açık geniş geniş laflar. Bu da zamana yayılacak mı diyeceğiz acaba?

Kullanıcı avatarı
_Turkuaz_
Süvariler
Mesajlar: 944
Kayıt: 15 Tem 2012, 17:07
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen _Turkuaz_ » 31 Ara 2020, 00:10


ZIRHLISUVARİ
Akıncılar
Mesajlar: 1707
Kayıt: 29 Eki 2012, 17:01
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen ZIRHLISUVARİ » 31 Ara 2020, 00:11

Sabirsizlikla bekliyorum sailor. Birkac katki da bilgi ve kulturum seviyesinde yapmak icin heveslenmekteyim.....

kostok
Üye
Mesajlar: 782
Kayıt: 10 Ara 2019, 12:18
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen kostok » 31 Ara 2020, 10:21

Adet konusuna net bir açıklama var mı? Ben birkaç farklı rakam gördüm ama kimi yere 8+8 yazıyor kimi yerde 8+4 kimi yerde bambaşka rakamlar telaffuz edilmiş.

birader
Üye
Mesajlar: 89
Kayıt: 15 Oca 2014, 16:02
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen birader » 31 Ara 2020, 12:28

Çok güzel bir gelişme.

Sorular:
1. İ sınıfında alçak irtifa hava savunması için RAM'i tercih etmeyen kuvvet Hücum botta tercih edecek mi? RAM kullanımında bir değişme olacak mı? Olacaksa hangi sitem kullanılacak (Gökdeniz? Oerlikon?) ?

2. Sistem çok futuristik ve kompakt yapılmış görünmekte, klasik tasarımlara göre potansiyel dezavantajları nelerdir. Ör: gövde üzerinde herhangi bir genişlemeye veya güclellemeye yer olmadığı gibi komutan vasıtası için de yeterli yer mevcudiyeti yok gibi görülmekte.

ZIRHLISUVARİ
Akıncılar
Mesajlar: 1707
Kayıt: 29 Eki 2012, 17:01
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen ZIRHLISUVARİ » 31 Ara 2020, 23:50

Alti da biraz fazla duz gibi geldi bana....

Erich Von Manstein
Süvariler
Mesajlar: 1222
Kayıt: 12 Eyl 2014, 19:18
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen Erich Von Manstein » 01 Oca 2021, 00:19

birader yazdı: 31 Ara 2020, 12:28 Çok güzel bir gelişme.

Sorular:
1. İ sınıfında alçak irtifa hava savunması için RAM'i tercih etmeyen kuvvet Hücum botta tercih edecek mi? RAM kullanımında bir değişme olacak mı? Olacaksa hangi sitem kullanılacak (Gökdeniz? Oerlikon?) ?

2. Sistem çok futuristik ve kompakt yapılmış görünmekte, klasik tasarımlara göre potansiyel dezavantajları nelerdir. Ör: gövde üzerinde herhangi bir genişlemeye veya güclellemeye yer olmadığı gibi komutan vasıtası için de yeterli yer mevcudiyeti yok gibi görülmekte.
Hocam acaba RAM tercih edilmedi mi yoksa tedarik edilemedi mi? Sınıfında tek ve gayet başarılı bir ürün buna benzer bir sistem için çalışmamız gerek. Hücumbot için gayet iyi bir hava savunma unsuru olurdu.

Tasarımda aklıma gelen ilk dezavantaj gaz türbinler ile donatılmış olması. Yüksek sürat için faydalı olabilir ama bildiğim kadarıyla yakıt tüketimi büyük bir sorun. Seyir süresini kısaltacaktır.

robust
Akıncılar
Mesajlar: 3535
Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen robust » 01 Oca 2021, 01:42

birader yazdı: 31 Ara 2020, 12:28 Çok güzel bir gelişme.

Sorular:
1. İ sınıfında alçak irtifa hava savunması için RAM'i tercih etmeyen kuvvet Hücum botta tercih edecek mi? RAM kullanımında bir değişme olacak mı? Olacaksa hangi sitem kullanılacak (Gökdeniz? Oerlikon?) ?

2. Sistem çok futuristik ve kompakt yapılmış görünmekte, klasik tasarımlara göre potansiyel dezavantajları nelerdir. Ör: gövde üzerinde herhangi bir genişlemeye veya güclellemeye yer olmadığı gibi komutan vasıtası için de yeterli yer mevcudiyeti yok gibi görülmekte.
I-sinifinda RAM olmamasi ana nedeni geminin ana hava savunmasini ESSM B2 fuzesinin yapacak olmasi. ESSM'in yaklasik 4-25km arasinki koruma kalkaninda sizacak anti-gemi fuzelere karsi, once 76mm top ile onleme atislari yapiliyor, ayni zamanda soft kill olarak EH sistemleri (aktif jamming veya pasif aldatma) devreye giriyor, buradan da sizinti olursa son sans (<2km) Gokdeniz veya Phalanx gibi CIWS'ler devreye giriyor. Muharip savas gemilerinin uzerindeki silah ve sensor donanimina bagli olarak en disardan en iceriye kadar katmanli bir koruma sistemi var.

Bu render TuDK'nin isteklerine uygun degisecektir. Henuz yorum yapmak ici erken.

Kullanıcı avatarı
Shock and Awe
Üye
Mesajlar: 322
Kayıt: 11 Tem 2018, 13:45
Konum: Ankara
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen Shock and Awe » 01 Oca 2021, 13:29

birader yazdı: 31 Ara 2020, 12:28 Çok güzel bir gelişme.

Sorular:
1. İ sınıfında alçak irtifa hava savunması için RAM'i tercih etmeyen kuvvet Hücum botta tercih edecek mi? RAM kullanımında bir değişme olacak mı? Olacaksa hangi sitem kullanılacak (Gökdeniz? Oerlikon?) ?
İ sınıfında neden RAM tercih edilmediğini robust açıklamış.
Hücumbotta RAM olur mu? Aslında çok da iyi olur. RAM çok etkili bir sistem ama çok da pahalı. Benim tahminim kuvvet RAM yerine Gökdeniz Ciws tercih edecektir.

savsatli
Üye
Mesajlar: 29
Kayıt: 13 Şub 2016, 12:14
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen savsatli » 01 Oca 2021, 14:28

Belki de porsav + gökdeniz olur.

trakya_forever
Süvariler
Mesajlar: 2132
Kayıt: 25 Ağu 2015, 13:41
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen trakya_forever » 01 Oca 2021, 14:52

robust yazdı: 01 Oca 2021, 01:42 I-sinifinda RAM olmamasi ana nedeni geminin ana hava savunmasini ESSM B2 fuzesinin yapacak olmasi. ESSM'in yaklasik 4-25km arasinki koruma kalkaninda sizacak anti-gemi fuzelere karsi, once 76mm top ile onleme atislari yapiliyor, ayni zamanda soft kill olarak EH sistemleri (aktif jamming veya pasif aldatma) devreye giriyor, buradan da sizinti olursa son sans (<2km) Gokdeniz veya Phalanx gibi CIWS'ler devreye giriyor. Muharip savas gemilerinin uzerindeki silah ve sensor donanimina bagli olarak en disardan en iceriye kadar katmanli bir koruma sistemi var.

Bu render TuDK'nin isteklerine uygun degisecektir. Henuz yorum yapmak ici erken.
Hocam ESSM tedariginde sikinti yaşama olasiligi mevcut müdür?

tuğrulbey
Süvariler
Mesajlar: 836
Kayıt: 23 Tem 2012, 15:57
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen tuğrulbey » 01 Oca 2021, 16:59

ZIRHLISUVARİ yazdı:Alti da biraz fazla duz gibi geldi bana....
Buna kayıcı tekne formu diyorlardı sanırım sayın ZIRHLISUVARİ. Belli bir hızdan sonra tekne su üzerinde kaymaya başlıyor. 55 knot gibi bir hızdan bahsediliyor. Böyle bir hız için bu gövde formu şart sanırım.

ZIRHLISUVARİ
Akıncılar
Mesajlar: 1707
Kayıt: 29 Eki 2012, 17:01
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen ZIRHLISUVARİ » 01 Oca 2021, 18:08

Manevrayi olumsuz etkileyecektir....

birader
Üye
Mesajlar: 89
Kayıt: 15 Oca 2014, 16:02
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen birader » 02 Oca 2021, 02:53

3. Harpoon silah sistemi denilmiş, herhalde Atmaca kabiliyeti de kazandırılır.
4. Harpoon lançerlerinin egzost çıkışları nasıl planladı? genelde egzost çıkışları gemi dışına dönük yerleşim gösterirken burada gövdenin içinde kalmakta.

Kullanıcı avatarı
_Turkuaz_
Süvariler
Mesajlar: 944
Kayıt: 15 Tem 2012, 17:07
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen _Turkuaz_ » 02 Oca 2021, 19:33

İbrahim Sünnetçi Bey'in konu hakkındaki yazısı:
Türk Tipi Hücumbot Projesinde Tasarıma STM İmzası
Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın harekât alanlarında deniz kontrolünün tesis ve idamesi görevi çerçevesinde; düşman unsurlarını imha etmek/etkisiz hale getirmek, kendi unsurlarının bekasını sağlamak amacıyla Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) tarafından 2013 yılında başlatılan Türk Tipi Hücumbot Projesi’nde Dönem-I Kontrat Tasarımı Sözleşmesi SSB ile Ana Yüklenici STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Tic. A.Ş arasında 31 Ağustos 2020 tarihinde imzalandı.
02 Ocak, 2021

STM’nin internet sitesinde projeler Bölümünde 29 Aralık 2020 tarihinde paylaşılan bilgide Türk Tipi Hücumbot Projesi Dönem-1 Kontrat Tasarımı Sözleşmesi’ne ilişkin şu bilgilere yer verilmiştir:

“STM Ana yükleniciliğinde yürütülecek sözleşme kapsamında Türk Tipi Hücumbotların sistem isterlerinin tanımlanması, kavram seçimi, ön tasarım ve kontrat tasarımı faaliyetleri gerçekleştirilecektir. Proje süresince Özgün Tasarım geliştirme faaliyetleri (Tekne Formu Optimizasyonu, Gemi Yapısal Analizleri, Ana Tahrik Sistemi, Gemi Elektrik Sistemi Tasarımı, Silah Konfigürasyonu) ve bunlara ait tasarım paketi geliştirilecektir.”

Yukarıda da ifade edildiği üzere söz konusu Dönem-I Sözleşmesi sadece tasarım sürecine yönelik olup, inşa süreci için ayrı bir sözleşme imzalanacaktır. Edindiğimiz bilgiye göre STM, 24 aylık takvime sahip Dönem-I Kontrat Tasarımı Sözleşmesi altında gerek tahrik sistemi, gerekse silah donanımı açısından bir dizi farklılıklar içerecek birden fazla tasarım ortaya koyacak ve SSB/DzKK tarafından, önerilen bu tasarımlardan birinin seçilmesini müteakip 30 aylık takvime sahip olacak Dönem-II Prototip İnşa Kontratı imzalanacak ve uygun görülen tersanede (bu aşamada prototip botun MSB İstanbul Tersanesi’nde inşa edileceğinİ düşünmekteyim) ilk botun inşası gerçekleştirilecek. Böylece Projenin ilk gemisi 54 ay içinde DzKK’na teslim edilmiş olacak. Burada Dönem-I Sözleşmesi sonrasında Projenin Test ve Eğitim Gemisi (TVEG) ve İSTİF Sınıfı Fırkateyn Projelerinde olduğu gibi STM Ana Yükleniciliğinde mi devam edeceği, yoksa DİMDEG Projesinde olduğu gibi tasarım aşamasında görev aldıktan sonra inşa sürecinin ihaleyi kazanacak bir özel sektör tersanesine tarafından mı (DİMDEG için SEFİNE Tersanesi seçilmişti) yürütüleceği konusu henüz netlik kazanmamıştır.



STM, fizibilite aşamasından başlayarak üzerinde uzun bir süredir çalıştığı ve oldukça önem verdiği bir proje olan Türk Tipi Hücumbot Projesi kapsamında FAC-55 (FAC – Hücumbotun İngilizce baş harflerinin kısaltması, 55 ise botun yapabildiği sürati vurgulamakta) isimli bir tasarım geliştirmiş ve havuz testlerini yapmıştı. STM, FAC-55 Hücumbotu için, uluslararası ölçekte yetkinliği olan kurumlarda icra ettiği test faaliyetlerinde, 55+ knot sürate kadar etkin performans gösteren, denizci bir platform tasarladığını kanıtlamıştı.

Dönem-I Sözleşmesi altında, 2020 Aralık ayı ortalarında açıklanan CAATSA yaptırımları ve birkaç yıldır uygulanan ambargolar çerçevesinde botlardaki ana tahrik sistemi ve silah konfigürasyonunun seçenekli olarak ele alınacağını ve beş yıl önce ortaya çıkan FAC-55 tasarımında yer alan yabancı kaynaklı silah ve sensör sistemlerinin yerli ve özgün tasarım ürünlerle (örneğin Leonardo/Oto Melara imali 76mm baş topu yerine MKEK ürünü 76mm top, RGM-84L Harpoon Blok II yerine ATMACA B1/B2 Gemisavar Güdümlü Mermileri, 21 hücreli Mk49 Mod 3 Lançeri ve RIM-116 Blok 1A/HAS Füzeleri yerine de GÖKDENİZ CIWS, SUNGUR PMADS veya SAPAN/HİSAR-A+ Sistemlerinin tercih edilmesi gibi) değiştirilmesini ve yüksek sürat ihtiyacına bağlı olarak seçilen COGAG (Combined Gas Turbine and Gas Turbine) mimarisi, yani iki ayrı gaz türbininden oluşacak, ana tahrik sisteminde ise ITAR/CAATSA yaptırımlarına uygun bir gaz türbin seçeneğinin de yer alacağı birden fazla seçeneğin ele alınacağını değerlendirmekteyim.

Türk Deniz Kuvvetleri ve Hücumbot
Hücumbotlar, düşük tonajlı ve yüksek manevra kabiliyeti olan harp gemileridir. Yüksek süratleri ve küçük siluetleri, baskın tarzındaki harekatlarda onları vazgeçilmez bir seçenek yapmaktadır. Boyutlarına göre oldukça iyi silahlandırılan bu gemiler ekonomiktirler. Hücumbotlar yüksek hızları sayesinde bir sahadan diğerine süratle intikal edebilir ve hedefi çok kısa sürede etki altına alabilirler. Kıyı sularında harp konseptinin önemli bir parçası olan hücumbotlar, Adalar Denizi Ege’de kullanılabilecek en etkin platformlardır.

Cumhuriyet Döneminde ilk hücumbotlar; 1930 yılında Venedik, İtalya’da Breda tarafından inşa edilerek, bir ticari geminin güvertesinde Türkiye’ye getirilen ve 15 Eylül 1931’de hizmete başlayan Doğan, Martı ve Denizkuşu adlı üç hücumbot olmuştur. 1970 yılların başında Alman Lürssen Tersanesi ile DOĞAN Sınıfı Güdümlü Mermili Hücumbot Projesine başlanılmıştır. İlk gemi TCG Doğan (P-340)’ın inşasına 15 Haziran 1974’de Almanya’da başlanmış ve 23 Aralık 1977’de hizmete girmiştir. Diğer 7 Hücumbottan Martı, Tayfun, Volkan, Rüzgar, Poyraz, Gurbet ve Fırtına İstanbul Taşkızak Tersanesinde inşa edilerek 1978-1988 yıllarında hizmete girmişlerdir. Son gemi TCG Fırtına 22 Haziran 1988’de göreve başlamıştır. Daha sonra ilk dört gemi DOĞAN Sınıfı, diğer dört gemi ise RÜZGAR Sınıfı olarak anılmaya başlanmıştır. DOĞAN Sınıfı ile ilk defa RGM-84 Harpoon Blok-I Gemisavar Güdümlü Mermisi DzKK hücumbotlarında kullanılmaya başlanmış, hatta Türk Deniz Kuvvetleri tarihindeki ilk Harpoon Gemisavar Füze atışı TCG Doğan tarafından yapılmıştır. Akabinde 1991’de Lürssen ile ilave 5 geminin inşasını kapsayan yeni bir anlaşma yapıldı ve bu anlaşma ile yine Taşkızak Tersanesinde YILDIZ Sınıfı TCG Yıldız (P-348) ve TCG Karayel (P-349) Hücumbotları değişik bir tasarımla inşa edilerek 23 Mayıs 1997 tarihinde hizmete başlamışlardır. Bu gemilerde çıkan tasarım problemi ve teknoloji trendinin yakalanması maksadıyla proje 2’nci gemi olan TCG Karayel ile sonlandırılarak KILIÇ Sınıfı Hücumbotların (DzKK hizmetindeki 9’uncu kuşak hücumbotlardır) inşasına başlanılmıştır. İlk gemi TCG Kılıç (P-330) Almanya’da Lürssen Tersanesi’nde, TCG Kalkan (P-331) ve TCG Mızrak (P-332) ise Taşkızak Tersanesi’nde inşa edildiler. KILIÇ-I Sınıfı Hücumbotlar sırasıyla Temmuz 1998, Temmuz 1999 ve Haziran 2000’de DzKK hizmetine girdiler. Bu gemilerin radar kesit alanları radar yansımalarını en aza indirgeyecek şekilde tasarlanmıştı.



Fotoğraf: Kılıç Sınıfı Hücumbotlar

KILIÇ-I Sınıfı, selefi olan KILIÇ-I Sınıfı Güdümlü Mermili Hücumbotların bir devamı olarak ancak onlardan farklı olarak baştaki 76mm top dahil olmak üzere gövde ve üst güverte tasarımında daha düşük radar kesit alanı izine sahip olacak şekilde inşa edilmişlerdir. Özelikle sensör ve sistem bazında KILIÇ-I’lere göre daha modern hücumbotları kapsayan KILIÇ-II Projesi Sözleşmesi 19 Haziran 2000’de başlangıçta 4 gemi olarak MSB ile Lürssen Werft arasında imzalanmıştı. Bu 4 geminin sözleşme maliyeti Euro379 Milyon (ABD$477 Milyon) tutarında idi. 17 Temmuz 2001’de imzalanan ek sözleşme ile Euro168 Milyon (ABD$211 Milyon) maliyet ile 2 gemi daha ilave edildi. İlk gemi olan TCG Tufan Almanya’da inşa edildi, Türkiye’de inşa edilen 5 hücumbottan üçü İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda son ikisi ise Gölcük Tersanesi Komutanlığında inşa edilmiştir. KILIÇ-I/II Sınıfı Hücumbotlar toplam 22.000bg kapasiteli 4 adet MTU ana makine, 4 adet pervane ve iki adet dümen yelpazesinden oluşan ana tahrik sistemi sayesinde azami 42knot ve devamlı 39knots sürat yapabilmektedirler. Halen DzKK hizmetindeki en modern hücumbotlar olan KILIÇ-II Sınıfının en genç gemisi 10 yaşını geçmiş durumdadır. DOĞAN Sınıfının dördüncü nesli olan KILIÇ-II Sınıfı gemilerle birlikte, Lürssen Werft lisansı ile gerek Almanya’da gerekse Türkiye’de inşa edilen hücumbotların sayısı 35’i bulmuştur. Halen 4 DOĞAN Sınıfı, 4 RÜZGAR Sınıfı, 2 YILDIZ Sınıfı, 3 KILIÇ-I ve 6 KILIÇ-II Sınıfı olmak üzere toplam 19 Hücumbot DzKK hizmetinde görev yapmaktadır.

Sözleşmesi 2015 yılında imzalanan KASUMSİS Projesi altında KILIÇ-I ve KILIÇ-II Sınıfı Hücumbotlara 3 eksende stabilize Aselsan ürünü X-Bant uydu haberleşme sistemi (SatCom) terminali entegre edilmiştir. Ku-Bant Uydu Muhabere sistemi Projesi kapsamında ise DOĞAN, RÜZGAR ve YILDIZ Sınıfı Hücumbotlara yine Aselsan ürünü Ku-Bant uydu haberleşme sistemi terminali kazandırılmıştır. KILIÇ-I Sınıfı Hücumbotların Alarm ve İzleme ile Güç Yönetim Sistemlerinin modernizasyonu YALTES tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda 90 gün içinde YALTES ürünü yeni nesil PİKET 3000® Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemi (EPKİS) ile donatılan TCG KILIÇ modernizasyonun tamamlanmasını müteakip Mart 2020’de DzKK hizmetinde göreve başlamıştır.



Fotoğraf: Rüzgar Sınıfı Hücumbot ARES-2N EDT anteni ve konsolu

DOĞAN Sınıfı Hücumbotlardan 1977-1981 yılları arasında hizmete giren ilk dördü 1998-2002 yılları arasında Yarı Ömür Modernizasyonuna tabi tutulmuş bu çerçevede Hücumbotların Atış Kontrol, Elektronik Destek Tedbirleri (EDT/ESM), Muhabere ve Makine Kontrol/Monitoring Sistemleri İstanbul Tersanesi Komutanlığı tarafından Selex Komünikasyon ve MİKES Firmalarının da katılımı ile modernize edilmiştir. Proje kapsamında Ağustos 1998’de DzKK ile Selex Komünikasyon (şimdi (Selex ES Türkiye) arasında Doğan Sınıfı Entegre Muhabere Sistemi Yarı Ömür Modernizasyonu Projesi Sözleşmesi imzalanmıştır. Diğer yandan Hücumbotlardaki SUSIE EDT Sistemi de MİKES ürünü ELDES-21 EDT Sistemi ile değiştirilmiştir. RÜZGAR Sınıfı Hücumbotlardaki SUSIE EDT Sistemi ise 2010 yılından itibaren Aselsan ARES-2N EDT Sistemi ile modernize edilmeye başlamıştır. Aselsan ile imzalanan sözleşme ile hayata geçirilen DOĞAN Sınıfı Hücumbot ED Sistemi Modernizasyonu Projesi ile gemilerdeki ELDES-21 EDT Sistemlerinin ARES-2N ile değişimine 2019 yılından itibaren başlanmıştır. Ancak en yaşlısı 43 yaşında olan DOĞAN Sınıfı Hücumbotlarda sıkça yaşanan makine arızaları ve ana tahrik sisteminin yüksek süratlerde zorlanması nedeniyle bu gemilerin yeni nesil Türk Tipi Hücumbotlar ile değiştirilmeleri önem arz etmektedir. DOĞAN Sınıfı Hücumbotlarda toplamda 12.000bg kapasiteli MTU 16V956TB91 serisi 4 dizel makine kullanılmakta olup, MTU 16V956TB91 serisi dizel makinelerin 6 yıl kullanım veya 6.000 saatte bir olması gereken W6 bakımları/overholleri MSB İstanbul Tersanesi’nde yapılabilmektedir.

Türk Tipi Hücumbot Projesi’nin Dünden Bugüne Serüveni
Türk Deniz Kuvvetleri envanterinde yer alan 4 DOĞAN, 4 RÜZGAR ve 2 YILDIZ Sınıfı Hücumbotun yerini alacak yerli ve özgün tasarım 10 yeni nesil yüksek süratli hücumbotun 4+6 (opsiyon) şeklinde yurt içinden tedarikine yönelik olarak Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) tarafından 2013 yılında başlatılan Türk Tipi Hücumbot Projesi kapsamında ilk olarak 25 Temmuz 2013’te Bilgi İstek Dokümanı (BİD/RfI) yayımlanmış, 10 Eylül 2013’te ise BİD revize edilerek, yeniden yayımlanmıştır. SSB, ilgili firmalarca teslim edilen cevaplar ışığında hazırlanan BİD Sonuç Raporu çalışmalarını nihai hale getirerek, 26 Aralık 2014’te Deniz Kuvvetleri Komutanlığına (DzKK) göndermişti.

BİD’nında; 2009-2016 Savunma Sanayii Sektörel Strateji Dokümanı Deniz Araçları Sektör Stratejisi’nde yer alan firmalar ve Yeni Sualtı Taarruz Timleri Harekatı İçin İntikal Botu (Yeni SAT Botu) Tedariki Projesi BİD/RfI’ına cevap vererek Teklife Çağrı Dosyası (TÇD/RfP)’nı almaya hak kazanan, Tesis Güvenlik Belgesi’ne sahip, Üretim İzin Belgesi’ne sahip/başvurmuş, ana faaliyet alanı gemi inşası olan firma/kurum/kuruluşlar ile Projeyi teknoloji, ürün ve alt yapı olarak ileri götürebileceği SSB tarafından öngörülen, halihazırda kabiliyetleri açısından benzer platformları üretmiş olan ve bu kapsamda davet edilecek yabancı tersanelerin dokümanı alabileceği bilgisine yer verilmişti.

Dokümanda STM ve Projeyi teknoloji, ürün ve alt yapı olarak ileri götürebileceği SSB tarafından öngörülen ve bu kapsamda davet edilecek yabancı firma/kurum/kuruluşların BİD’nın Ana Tahrik ve Sevk Sistemi kısmına, Aselsan, Havelsan ve MilSoft’un BİD’nın Savaş Sistemi kısmına, Roketsan ve Aselsan ile Projeyi teknoloji, ürün ve alt yapı olarak ileri götürebileceği SSB tarafından öngörülen ve bu kapsamda davet edilecek yabancı firma/kurum/kuruluşların ise BİD’nın Silah Sistemi kısmına cevap verebilecekleri vurgulanmıştı.

Revize edilmiş versiyonda BİD/RFI’nı teslim almak için daha önce 23 Eylül 2013 olarak belirlenen en son tarih 11 Ekim 2013’e, cevapları teslim etme tarihi ise 30 Eylül 2013’den 22 Ekim 2013’e uzatılmıştı. BİD’na cevap veren ADİK, ARES, Dearsan (önce 65m uzunlukta ve 45knot sürate sahip tek tekneli kendi özgün tasarımını daha sonra ise Yüksek Süratli Hücumbot olarak 60+ knot sürate erişebilen Norveç’in Skjold Sınıfı tasarımını önermişti), İstanbul Tersanesi, RMK Marine ve Yonca-Onuk Tersaneleri özgün çözümlerini IDEF ‘15 Fuarı sırasında stantlarında sergiledikleri ölçekli modeller üzerinden ziyaretçilerine tanıtma fırsatı bulmuşlardı. SSB tarafından o tarihte mali boyutu ABD$600 Milyon olarak tahmin edilen Proje, SSB Karakol Gemisi Projeleri Grubu tarafından yürütülmekteydi.

Uzun bir süre finansman sıkıntısı nedeniyle rafa kaldırılan Proje, 2018 yılında yeniden gündeme gelmiş ve isterlerde bir dizi değişikliğe gidilmişti. Bu çerçevede örneğin daha önce 60 knot olarak belirlenen sürat isteri 45 knot olarak revize edilmişti. 2019 yılında STM ile görüşmelere başlanılmış ve 14-15 Ekim 2019 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen 9’uncu Deniz Sistemleri Semineri’nde 14 Ekim günü bir konuşma yapan Savunma Sanayi Başkanlığı Deniz Araçları Daire Başkanı Alper KÖSE “Türk Tipi Hücumbot Tasarım Projesi için de STM ile çalışmamız var...” diyerek bunu teyit etmişti. Sözleşme 2020 Ağustos ayı sonunda imzalanmış olsa da bu duruma ilişkin ne SSB, ne de STM tarafından 29 Aralık gününe kadar resmi bir açıklama yapılmamıştı. Ancak, sözleşmenin imzalandığı bilgisi 2020 Eylül ayı ilk yarısında sektörde faaliyet gösteren bir şirket yetkilisi kanalıyla tarafımıza ulaşmıştı.



FAC-55 Türk Tipi Hücumbot Tasarımı ve COGAG Ana Tahrik Sistemi
Türk Tipi Hücumbot Projesi kapsamında geliştirilen özgün çözümlere bir baktığımızda tek tekneli veya yüksek sürat isterinin de etkisi ile hava yastıklı katamaran tipi tasarımların hakim olduğunu görmekteyiz. Önerilen çözümlerde teknede gemi inşa çeliği, üst bina inşasında ise alüminyum sac tercih edilmekteydi. Çelik saca (gemi inşa çeliği) kıyasla hem bakımı daha kolay hem de daha az bakıma ihtiyaç duyması nedeniyle tercih edilen alüminyum sac yanma riski taşıması ve çelik saca kıyasla hasara daha açık olmasına karşın hafifliği sayesinde platformun deplasmanında çelik saca kıyasla kayda değer bir düşüş sağlamakta böylece gemide daha küçük motorların kullanımına imkan tanımaktadır.

Projedeki yüksek sürat isteri nedeniyle STM ilk olarak bu sürati sağlayacak tekne formu üzerinde çalışmalar yapmıştır. Bu çerçevede SES (Surface Effect Ship/Yüzey Etkisi Gemisi) tasarımı da ele alınmıştır. Katamaran bir tasarımda, iki teknenin arasında hava yastığının bulunduğu bu tip bir uygulama, gemi ile su yüzeyi arasındaki teması asgariye indirerek geminin yükse sürate ulaşılmasına imkan tanıyor. Fakat STM, hava yastıklarının kaldırma gücünün sınırı sebebi ile teknenin taşıyabileceği faydalı yükün kısıtlı olması ve sürtünme dolayısıyla hava yastıklarının sık değişim gerektirmesi gibi nedenlerden ötürü SES konfigürasyonunu tercih etmemiş ve özellikle farklı deniz durumlarında sürati koruyabilmek için en uygun tasarım olduğu değerlendirilen kayıcı tekne formunu tercih etmiştir.

STM’nin tekne ve üst güvertede inşa malzemesi tercihi ise çelik (yeni tasarımda anti-manyetik çelik tercih edilmiştir) oldu. Tekne yapısında inşa malzemesi olarak çeliğin tercih edilmesinde teknenin su altındaki kayalara çarpması durumunda çeliğin daha yüksek dayanıma sahip olması ve iyi esneme özelliğinin etkisi olmuştur. STM, FAC-55 tasarımı için ana tahrik sistemi konfigürasyonunda ise gaz türbinlerinin aynı anda çalışabileceği COGAG konfigürasyonunu tercih etmiştir. Yapılan havuz testlerinde, FAC-55’in tekne formu COGAG tahrik sistemi ile 60 knot sürate ulaşabildiğini göstermiştir. Deniz durumu 3’te ise 55 knot sürate ulaşabildiği görülmüştür.

Hücumbotlar; süratleri saatte 30 deniz milinden fazla olan, deplasmanları 700 tondan düşük, boyları ise 70m’den kısa botlar olarak tanımlanmaktadır. Dünya genelindeki botları incelendiğimizde:

· Deplasmanı 240 tondan küçük, sürati ise saatte 45 deniz milinden az botlarda dizel makinalar kullanıldığını,

· Deplasmanı 240 ile 700 ton arasında olan ve sürati saatte 30 ile 45 deniz mili arasında değişen botların ağırlıklı olarak dizel makinelere sahip olsa da Japon Deniz Kuvvetleri hizmetindeki Hayabusa Sınıfı gibi modellerde gaz türbininden oluşan bileşik tahrik sistemlerinin de kullanıldığını,

· Sürati saatte 45 deniz milinin üstündeki botlarda ise sadece gaz türbinlerinin tercih edildiğini görmekteyiz.

Ana tahrik sisteminde sadece gaz türbinlerin kullanılmasının, yakıt da dâhil edildiğinde, ağırlık avantajı sağladığı, gaz türbinli ana tahrik sistemi konfigürasyonun daha az alan kapladığı ve daha hafif olduğu ifade edilmektedir. Ancak gaz türbinli ana tahrik sistemi konfigürasyonu gemiye kısa sürede yüksek sürate erişebilme ve dizel makine/gaz türbin konfigürasyonuna kıyasla daha yüksek sürate erişebilme imkanı sunsa da daha yüksek yakıt tüketimi ve buna bağlı olarak harekat alanında kalma süresinin azalması ile daha yüksek termal iz gibi dezavantajlara da sahiptir. Bir örnek vermek gerekirse, dizel makinelere sahip bir hücumbotun iyi hava şartlarında termal kamera ile tespit menzili 3-4nm civarı iken gaz türbinli bir botun tespit mesafesi bundan çok daha uzun olacaktır. Bu durum IR güdümlü gemi savar güdümlü mermilerin işini kolaylaştırma ihtimali ile beraber erken tespit edilmenin angajmanda dezavantaj sağlayabileceği dile getirilmektedir. Şüphesiz 535 ton deplasmana sahip olacak FAC-55 tasarımında bu dezavantajları minimize edecek gerekli tedbirler de alınmıştır. Örneğin tam yükle ağırlığı 552 ton olan KILIÇ Sınıfında 60-65 ton yakıt yer alırken 535 ton deplasmandaki FAC-55 tasarımı 90 ton yakıt taşıma kapasitesine sahip olacak şekilde tasarlanmıştır. Geminin tekne/gövde ve üst güverte tasarımında düşük radar kesit alanı (RKA/RCS), düşük kızılötesi (IR) iz ve düşük akustik ve manyetik izi garanti etmek üzere gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Ayrıca IR/RF güdümlü mermi tehdidine karşı Chaff/Flare Lançerlerinin yanı sıra ARES-2N EDT ve AREAS 2NC ET Sistemlerinin de kullanılması beklenmektedir.

FAC-55 tasarımının tam boyu 62.67m, azami genişliği 9.84m ve draftı 1.68m olarak verilmiştir. DzKK envanterinde mevcut hücumbotların draftının 3m civarı olduğu düşünüldüğünde Adalar Denizi’nde daha ıskarça ve sığ koylara girebileceği düşünülmektedir. 28MW gücünde gaz türbin motorlar ve 3 adet su jetine sahip olacak FAC-55’in azami sürati 55+ knot, ekonomik sürati ise 18 knot olarak gerçekleşecek. 34 personele sahip olacak FAC-55’in 20 knot sürat ile 1.000nm, 50 knot sürat ile de 750nm seyir siasına sahip olması planlanmıştır. Geminin denizde kalış süresi ise 7 gündür. Düşük siluete sahip FAC-55, suyun altına yönelik, sonar ve hafif torpido gibi sistemlerin dışında, bir korvet ile aynı sistemleri ve silahları taşıyabilecek şekilde tasarlanmıştır. Üst binası düşük radar kesit izi verecek şekilde biçimlendirilen hücumbotta; sekiz RGM-84L Harpoon Blok II Satıhtan-Satıha Güdümlü Merminin yanı sıra Oto Melara ürünü 76mm Super Rapid (SR) Baş Topu, iki 12.7mm STAMP, bir 21 hücreli Mk49 Mod 3 RAM Lançeri, 12.7mm STAMP iki Chaff/Flare Dekoy Sistemi, IFF sistemi, E/O Direktör, STING Atış Kontrol Radarı, SMART-S Mk2 3B Arama Radarı, ARPA/LPI Seyrüsefer Radarı ve HF/VHF/UHF Muhabere Sistemleri yer almaktadır.

Türk Tipi Hücumbot Projesi’nde Dönem-I Kontrat Tasarımı Sözleşmesi altında STM mühendislerince DzKK isterleri doğrultusunda FAC-55 tasarımının mevcut silah ve sensör donanımında değişikliğe giderek; sabit veya döner antenli bir AESA radarı, ALPER LPI Seyir Radarı, X-Bant veya Ku-Bant SatCom Terminali, PİRİ veya PİRİ-ES Kızılötesi Arama ve Takip Sistemi, ARES-2N EDT ve AREAS 2 ET Sistemleri, ATMACA Gemisavar Güdümlü Mermi, AKR-D Blok-1 (AKREP) Atış Kontrol Radarı, Lazer İkaz Alıcı Sistemi (LİAS), ADVENT Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve 21 hücreli Mk49 Mod 3 RAM Lançeri ile RIM-116 Blok 1A/HAS Füzelerinin yerini almak üzere 35mm GÖKDENİZ CIWS, SUNGUR PMADS veya SAPAN/HİSAR-A+ Sistemlerinden birinin entegrasyonuna imkan tanıyacak gerekli tasarım değişikliği çalışmalarının gerçekleştirmesini beklemekteyim.

Hücumbot konusundaki derin tecrübesini bizimle paylaştığı için dostumuz CAYROSKOP'a da katkıları için teşekkür ederiz...
Kaynak:https://www.defenceturkey.com/tr/icerik ... mzasi-4321

D-Mitch'de boş durmamış hemen bir infografik hazırlamış:
Resim

Kod: Tümünü seç

https://twitter.com/D__Mitch/status/1344410170164711426?s=20

Kullanıcı avatarı
Zeitgeist
Süvariler
Mesajlar: 294
Kayıt: 16 Tem 2012, 01:54
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen Zeitgeist » 03 Oca 2021, 19:39

FAC 55 de Ukrayna yapımı motorlar kullanılacakmış.

kivele
Üye
Mesajlar: 297
Kayıt: 21 Eki 2012, 12:05
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen kivele » 03 Oca 2021, 20:17

Zeitgeist yazdı: 03 Oca 2021, 19:39 FAC 55 de Ukrayna yapımı motorlar kullanılacakmış.
Kaynak?

gladyus
Üye
Mesajlar: 74
Kayıt: 21 Eki 2012, 15:55
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen gladyus » 03 Oca 2021, 20:37

COGAG konfigürasyon ile 2 gaz türbin motor kullanılması planlanıyor. Milgem projesinde GE Marine’nin ürettiği LM2500 gaz türbinleri kullanıldı. Ancak son yaptırımlar nedeni ile GE'den tedarikte sıkıntı olabilir. Bu durumda Ukrayna üretimi gaz türbin motorlar alternatif olacaktır. Ancak şuan kesinleşmiş bir şey yok.

Kullanıcı avatarı
SMS48
Üye
Mesajlar: 108
Kayıt: 20 Ağu 2015, 23:01
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen SMS48 » 03 Oca 2021, 23:21

_Turkuaz_ yazdı: 02 Oca 2021, 19:33 İbrahim Sünnetçi Bey'in konu hakkındaki yazısı:


Kaynak:https://www.defenceturkey.com/tr/icerik ... mzasi-4321

D-Mitch'de boş durmamış hemen bir infografik hazırlamış:
Resim

Kod: Tümünü seç

https://twitter.com/D__Mitch/status/1344410170164711426?s=20
Güzel bir bilgilendirme yazısı olmuş. Emeğinize sağlık. Teşekkürler...

Kullanıcı avatarı
sailordream
Site Başkanı
Mesajlar: 3732
Kayıt: 31 Ağu 2012, 10:33
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen sailordream » 04 Oca 2021, 11:40

Zeitgeist yazdı: 03 Oca 2021, 19:39 FAC 55 de Ukrayna yapımı motorlar kullanılacakmış.
Kaynak kim?

Kullanıcı avatarı
sailordream
Site Başkanı
Mesajlar: 3732
Kayıt: 31 Ağu 2012, 10:33
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen sailordream » 04 Oca 2021, 11:52

ZIRHLISUVARİ yazdı: 31 Ara 2020, 00:11 Sabirsizlikla bekliyorum sailor. Birkac katki da bilgi ve kulturum seviyesinde yapmak icin heveslenmekteyim.....

Savunma sanayii başkanlığı ile STM firması arasında imzalanan Türk tipi hücumbot projesi dönem 1 kontratı hepimizi cok sevindirdi. Beklenen bu gelisme kamuoyunda anlaşıldığı gibi bir gemi inşaa projesi değildir. Amaç tekne form ana sevk ve silah sistemlerini belirlemek icindir..Bu cok doğru bir gelişmedir daha önceki isterlerinde imkansız olmasada cok zorlayıcı bir üst hız istenmişti(55 knot). Genel anlamda diğer isterler Kılıç sınıfı hücumbotların gelişmişini işaret ederken sürat isteği bütün beklentilerin olağan üstü fazlasıydı haliyle form ve sevk sistemine fazlasıyla zorlama getirecek bir durum ortaya çıkmakta idi dünyada bu süratlerde askeri gemi su anda operatif olarak bulunmamaktadır. İsterin zorlayıcı göstergesi olarak benzer gövde formunda daha süratli dünyada sadece 1 adet tekne bulunmaktadır (Destriero 65knot)+


Kısacası hem 55 knot üst surat isteyip hem 5 şiddetindeki deniz durumunda operasyonel olmak hem uzun menzil hemde bir hücumbot icin cok güçlü elektronikler istemek oldukça maliyetli bir çözümdür. Beklentim bu hız isterinin azalacağı yönündedir. Benzer sınıftaki savaş gemileriOrtalama 44 deniz mili üst hızındadır. Dünya donanımlarında STM FAC 55 tasarımına en yakın hücumbot Güney Korenin Yoon Youngha sınıfı hücumbotudur. Benzer tonaj ve silah konfigürasyonunda olan gemiler CODAG Dizel motor +Türbin motorları ve 3 adet su jeti ile sevk olmaktadır. Daha küçük sınıfta Japonların Hayabusa sınıfı gemilerini görebiliriz. Ancak STM FAC 55 sadece silah sistemleri olarak degil ayrıca belirtilen Elektronik sistemleri de daha komplike ve güçlü sistemlerle donatılması planlanmıştır. Bu da maliyeti ayrıca arttıran bir ozelliktir.

Muhtemelen ilk tasarımdaki RAM lanceri de yerini farklı bir CIWS sistemi ile değişecektir. Ilk tasarım isterler gereği ortalamadan daha az yerlilik oranında olacaktı.
Kısacası yeni kontrat ile daha ulaşılabilir, maliyet etkin, yerlilik oranı yüksek bir hücumbot olacak.

Selamlar sevgiler

Kullanıcı avatarı
_Turkuaz_
Süvariler
Mesajlar: 944
Kayıt: 15 Tem 2012, 17:07
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen _Turkuaz_ » 04 Oca 2021, 13:56

Açıkçası bu yeni tip karakol botu için benim gözüme oldukça hoş gelen iki tip gemi bulunmakta: Mısır'ın Ambassodar Sınıfı ve Finlandiya'nın Hamina sınıfı gemileri. Özellikle Adalar Deniz'indeki Kiowa ve Apache varlığı gemilerimiz için önemli tehditler. Hele Yunan'lar Spike NLOS benzeri bir mühimmat alımı gerçekleştirirse, oldukça önemli bir güç çarpanı elde edebilirler. Üstelik Sa'ar 72 sınıfı gemi alma planları da bulunmakta. Tüm bunlardan yola çıkarak, geliştirilecek gemileri FAC olarak değil belki bir light korvet olarak ele almak gerekebilir. Şahsen çalışmalarını yakından takip ettiğim Çınar Çakmak Bey'in Dearsan YTKB'si üzerinden geliştirdiği bir konsept mevcut. Açıkcası bu da aklıma oldukça yatıyor. Hisar-O, Gökdeniz CIWS, yerli 76mm baş topu, 8x Atmaca SSM ile teçhiz edilecek bu tarz bir gemi, donanmamızın yüksek tonajlı gemileri farklı faaliyetler için Libya, Somali, Hint Okyanusu gibi yerlerde görev yaparken, etrafımızdaki 3 denizde rahatlıkla hak ve menfaatlerimizi koruyabilir diye düşünmekteyim.
Resim


Tabi birde Ekber Bey'in geçen aylarda paylaştığı Yonca Onuk teknesi var :) Ancak şuan bu iş için oldukça büyük gözüküyor.
Resim

Kod: Tümünü seç

Hamina Sınıfı FAC: https://external-preview.redd.it/N2h1ifgr_TcRj6jgN8CSrFwy1WtNfYyWQ34ooKoOOXs.jpg?width=960&crop=smart&auto=webp&s=5d01bc0db0a5b51f84c6fd2b72050b7214a604e5

Kod: Tümünü seç

Ambassador Sınıfı FAC: https://i.imgur.com/BaiAnAK.jpg

Kullanıcı avatarı
sailordream
Site Başkanı
Mesajlar: 3732
Kayıt: 31 Ağu 2012, 10:33
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen sailordream » 04 Oca 2021, 14:14

selcuklu yazdı: 04 Oca 2021, 13:53 Torpido yok galiba hucum botlarında sebebi nedir acaba? Bu gemide olmayacak herhalde! halbuki Milgem kadar silaha sahip
Hücumbotlarda sığ sularda görev yapabilme yapıları gereği sonar ve torpido atıcı olmaz. Zaten güçlü motorları ölçeklerine göre büyük ve çok adetli pervaneleri ile kendi gürültülerinden başkasını duymaları da zor olur. Ayrıca yüksek hızları kolay ivmelenmeleri ve üstün manevra kabiliyetleri sebebi ile oldukça zor avlardır. Hemen hemen tüm hücümbotlar böyledir bir kaç özel tasarım çok da başarılı olmayan istisna hariç.

Kullanıcı avatarı
_Turkuaz_
Süvariler
Mesajlar: 944
Kayıt: 15 Tem 2012, 17:07
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen _Turkuaz_ » 04 Oca 2021, 14:17

sailordream yazdı: 04 Oca 2021, 14:14 Hücumbotlarda sığ sularda görev yapabilme yapıları gereği sonar ve torpido atıcı olmaz. Zaten güçlü motorları ölçeklerine göre büyük ve çok adetli pervaneleri ile kendi gürültülerinden başkasını duymaları da zor olur. Ayrıca yüksek hızları kolay ivmelenmeleri ve üstün manevra kabiliyetleri sebebi ile oldukça zor avlardır. Hemen hemen tüm hücümbotlar böyledir bir kaç özel tasarım çok da başarılı olmayan istisna hariç.
Evet Hamina sınıfı da bu istisnalardan biri. Yarı ömür modernizasyonuyla 57mm'lik topları 40mm ile değiştirdiler, ayrıca çekili sonar ve Saab yapımı Torped 45 torpidoları ile teçhiz edildi.

Kaynak: https://www.navalnews.com/naval-news/20 ... sile-boat/
https://www.navalnews.com/naval-news/20 ... irst-time/
En son _Turkuaz_ tarafından 04 Oca 2021, 15:15 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
sailordream
Site Başkanı
Mesajlar: 3732
Kayıt: 31 Ağu 2012, 10:33
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen sailordream » 04 Oca 2021, 14:31

_Turkuaz_ yazdı: 04 Oca 2021, 14:17 Evet Hamina sınıfında bu istisnalardan biri. Yarı ömür modernizasyonuyla 57mm'lik topları 40mm ye indirip, çekili sonar ve Saab yapımı Torped 45 torpidoları ile teçhiz edildi.

Kaynak: https://www.navalnews.com/naval-news/20 ... sile-boat/
https://www.navalnews.com/naval-news/20 ... irst-time/
Finlandiya donanması referans almak için çok aldatıcı bir donanmadır. Noktasal ihtiyaçları için şekillendiriyorlar. Dünyadaki pek çok ülkeye benzemiyor ihtiyaçları. Hamina dan sonra havarcraft hücümbot ve denizaltı avcısı yapmaya bile kalktılar.

ZIRHLISUVARİ
Akıncılar
Mesajlar: 1707
Kayıt: 29 Eki 2012, 17:01
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen ZIRHLISUVARİ » 04 Oca 2021, 21:03

Bu kadar yuksek hiz bence de asiri bir istek. Deniz tutus kabiliyetini de olumsuz etkileyecegini dusunuyorum acikcasi. 8 ssm ideal sayi bence. 16 lisi zaten firkateynlerde olacak. Ram de tercih edilmeyecektir. Cok cok pahali bir sistem. Dedigin gibi sonar ve torp. Da islevsiz olacaktir. Hiz konusuna tekrar gelirsek o hizda deniz durumunda ve veya normal sartlarda zaten uzun sure devam saglanmasi zor. Hem menzil hem de icindekileri pert etmesi bakimindan. O hizlarda ciws bile zor bence ...quote=sailordream post_id=373300 time=1609750350 user_id=1143]
Savunma sanayii başkanlığı ile STM firması arasında imzalanan Türk tipi hücumbot projesi dönem 1 kontratı hepimizi cok sevindirdi. Beklenen bu gelisme kamuoyunda anlaşıldığı gibi bir gemi inşaa projesi değildir. Amaç tekne form ana sevk ve silah sistemlerini belirlemek icindir..Bu cok doğru bir gelişmedir daha önceki isterlerinde imkansız olmasada cok zorlayıcı bir üst hız istenmişti(55 knot). Genel anlamda diğer isterler Kılıç sınıfı hücumbotların gelişmişini işaret ederken sürat isteği bütün beklentilerin olağan üstü fazlasıydı haliyle form ve sevk sistemine fazlasıyla zorlama getirecek bir durum ortaya çıkmakta idi dünyada bu süratlerde askeri gemi su anda operatif olarak bulunmamaktadır. İsterin zorlayıcı göstergesi olarak benzer gövde formunda daha süratli dünyada sadece 1 adet tekne bulunmaktadır (Destriero 65knot)+


Kısacası hem 55 knot üst surat isteyip hem 5 şiddetindeki deniz durumunda operasyonel olmak hem uzun menzil hemde bir hücumbot icin cok güçlü elektronikler istemek oldukça maliyetli bir çözümdür. Beklentim bu hız isterinin azalacağı yönündedir. Benzer sınıftaki savaş gemileriOrtalama 44 deniz mili üst hızındadır. Dünya donanımlarında STM FAC 55 tasarımına en yakın hücumbot Güney Korenin Yoon Youngha sınıfı hücumbotudur. Benzer tonaj ve silah konfigürasyonunda olan gemiler CODAG Dizel motor +Türbin motorları ve 3 adet su jeti ile sevk olmaktadır. Daha küçük sınıfta Japonların Hayabusa sınıfı gemilerini görebiliriz. Ancak STM FAC 55 sadece silah sistemleri olarak degil ayrıca belirtilen Elektronik sistemleri de daha komplike ve güçlü sistemlerle donatılması planlanmıştır. Bu da maliyeti ayrıca arttıran bir ozelliktir.

Muhtemelen ilk tasarımdaki RAM lanceri de yerini farklı bir CIWS sistemi ile değişecektir. Ilk tasarım isterler gereği ortalamadan daha az yerlilik oranında olacaktı.
Kısacası yeni kontrat ile daha ulaşılabilir, maliyet etkin, yerlilik oranı yüksek bir hücumbot olacak.

Selamlar sevgiler
[/quote]

Kullanıcı avatarı
sailordream
Site Başkanı
Mesajlar: 3732
Kayıt: 31 Ağu 2012, 10:33
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen sailordream » 06 Oca 2021, 16:31


canawar
Süvariler
Mesajlar: 100
Kayıt: 11 Tem 2012, 22:46
Konum: Çanakkale
Yaş: 37

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen canawar » 18 May 2021, 20:41

Ram silah sistemi bence üzerinde düşünülmesi gereken en önemli konulardan biri.

Her ne kadar RAM sistemi işinin çok iyi yapsa da 21 adet atıma hazır mühimmat bulunması hücumbot gibi nispeten kara sularında görev yapan platformlar için İHA veya Hamas'ın uyguladığı satürasyon saldırıları karşısında Iron Dome 'ın yetememesi gibi overwhelming problemlerine neden olabilir Gökdeniz + Porsav dan türetme RAM muadili bir sistem daha çok iş yapabilir.

Ak-Tolga
Akıncılar
Mesajlar: 590
Kayıt: 03 Eyl 2013, 20:49
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen Ak-Tolga » 18 May 2021, 23:37

Bilgilendirici Türk Tipi Hücumbot söyleşisine emeği geçenlere teşekkürler.

Torpido Bottan Füze taşıyıcı Hücumbot projelerine uzanan tarihi yolculukta 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında
Çıkartma bölgesini hedefleyen iki adet Rum P-4 (S.S.C.B orjinli) Torpido bot saldırı girişimi ve yine bir gün sonra Arnavut burnunu geçince üç adet
(Muhtemel Ex-Yugoslav orjinli) Rum Torpido bot saldırısının Muhriplerimiz tarafından kayıp verdirilerek püskürtülmesi askeri tarihimiz açısından çok önemlidir.
Aynı tip P-4 Torpido botlarca yine Vietnam savaşı sırasında ABD Muhribine benzer bir saldırı girişimi olmuştur.

Resim
İsterlerin çıtası oldukça tüksek Yeni Tip Hücumbot projesi öncesi Yonca-Onuk veya ARES tersanelerince bazı ön
çalışmalar yaparak, Atmaca veya Orta menzilli füze taşıyabilen yerli imkanlar ile silahlandırılacak
2-4 adet botun hızlıca hizmete alınmasının hem donamamıza hem de isterlerimizi gerçekleştirme yolunda önemli katkı yapacağını düşünüyorum.
Çok pahalı ve zorlayarak mükemmele ulaşmaya çalışmak yerine elimizdeki modern-mümkün olanaklar ile hızlı adımlar atmamız ülke savunmasına önemli katkı yaparken ihracat şansımızın artmasının da önünü de açacaktır.

BuLuT
Üye
Mesajlar: 627
Kayıt: 12 Tem 2012, 17:07
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen BuLuT » 18 May 2021, 23:48

SİDA'lar ile bu açığı kapatamaz mıyız?
SİDALAR en az bir hücumbot gibi etkili olacağını düşünüyorum.
Yüksek süratli ,ani baskınlar yapabilicek ,düşük görünümlü ,Üzerinde atmaca, UmtaŞ, Cirit taşıyabilen bir SİDA çok etkili olabilir.

Kullanıcı avatarı
Damascus_Steel
Üye
Mesajlar: 300
Kayıt: 04 Tem 2016, 14:04
Yaş: 36

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen Damascus_Steel » 19 May 2021, 01:08

BuLuT yazdı: 18 May 2021, 23:48 SİDA'lar ile bu açığı kapatamaz mıyız?
SİDALAR en az bir hücumbot gibi etkili olacağını düşünüyorum.
Yüksek süratli ,ani baskınlar yapabilicek ,düşük görünümlü ,Üzerinde atmaca, UmtaŞ, Cirit taşıyabilen bir SİDA çok etkili olabilir.
Hocam SİDA işi biraz farklı gibi şu evrede. Her ne kadar savaş gemilerinden yönlendirilebilecek olsa da SİDA'nın komuta kontrolünün uydu aracılığı ile yapılması adalar denizi gibi bir sahada çok önemli. Kıyılarımızın yakınında değil de biraz daha açığa gidip görev yapabilmesi ve yeterli sayıda Atmaca taşıyabilmesi için SİDA'nın biraz daha irileşmesi gerekir diye düşünüyorum. Eğer üzerinde sadece UMTAS veya Cirit olacaksa başka tabi. Eminim bu konuda sayın @sailordream bizi aydınlatacaktır.

Kullanıcı avatarı
İstiklalFM
Genel Yetkili
Mesajlar: 3332
Kayıt: 10 Eki 2016, 00:19
Yaş: 19

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen İstiklalFM » 03 Tem 2021, 22:25


bulancaklı
Üye
Mesajlar: 8
Kayıt: 16 Tem 2012, 11:25
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen bulancaklı » 04 Tem 2021, 20:52

Güzel bir çalışma olmuş. Hisar füzesi yerine ram muadili bir şey daha iyi olmaz mı ? Sanki çok yer kaplıyor gibi hisar füzesi hücümbotta

Kullanıcı avatarı
DENO
Site Başkanı
Mesajlar: 8644
Kayıt: 11 Tem 2012, 00:02
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen DENO » 04 Tem 2021, 21:00

bulancaklı yazdı: 04 Tem 2021, 20:52 Güzel bir çalışma olmuş. Hisar füzesi yerine ram muadili bir şey daha iyi olmaz mı ? Sanki çok yer kaplıyor gibi hisar füzesi hücümbotta
Hisar-A nın bile açıklanan menzili RAM in iki katı kadar. Zaten esasen RAM anti-gemi füzelerine karşı bir CIWS sistemi olarak tasarlanmış, o yüzden hava araçlarına angarjmanı kısıtlı olan bir sistem. Eğer geminin ağırlık dengesine negatif bir etki yapmıyorsa yer kaplamasında bir sıkıntı yok. Önemli olan getirdiği hava savunma kapasitesi...

Hazırlayanın eline sağlık, bu hali ile bile Ada Sınıfından daha kapasiteli bir gemi olmuşa benziyor taşıdığı silahlar göz önüne alınır ise...

ZIRHLISUVARİ
Akıncılar
Mesajlar: 1707
Kayıt: 29 Eki 2012, 17:01
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen ZIRHLISUVARİ » 04 Tem 2021, 22:38

Bu ne boyle arkadas artik.....hava savunma hicumbotu da ne demek.....ne yani....

kabardey
Akıncılar
Mesajlar: 6703
Kayıt: 15 Tem 2012, 18:06
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen kabardey » 04 Tem 2021, 22:51

ZIRHLISUVARİ yazdı: 04 Tem 2021, 22:38 Bu ne boyle arkadas artik.....hava savunma hicumbotu da ne demek.....ne yani....
Üstadım burası Türkiye, her an her şey olabilir. :lol: Eldeki yerli imkanlar arttıkça, değişik konseptlerin gelmesi kaçınılmaz. Böyle işler genelde İsrail'in başının altından çıkar ama bu aralar biz yapıyoruz. İsrail'in korvet diye gezdirdiği firkateynden silahlı gemiler varsa, bizim içinde, sağda solda böyle gezen, acayip gemiler olması pek şaşırtıcı değil. Bakalım Ada sınıfına asıl nasıl koyulacak hava savunma füzeleri birde onu göreceğiz.

kivele
Üye
Mesajlar: 297
Kayıt: 21 Eki 2012, 12:05
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen kivele » 04 Tem 2021, 23:39

Elimizdeki tüm hücumbotlara böyle uygulama gelirse Ege'de güzel bir iş yapar. İhracat şansı yüksek bir ürün olur.

Kullanıcı avatarı
Sanchez
Site Başkanı
Mesajlar: 9736
Kayıt: 11 Tem 2012, 02:06
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen Sanchez » 04 Tem 2021, 23:54

Çizeni düşüneni onu da elbette düşündü biliyoru ammavelakin Hisar çözümü çok top heavy değil mi yav?

Çok utiliteryan bu, bize gelmez.

bulancaklı
Üye
Mesajlar: 8
Kayıt: 16 Tem 2012, 11:25
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen bulancaklı » 05 Tem 2021, 00:04

DENO yazdı: 04 Tem 2021, 21:00 Hisar-A nın bile açıklanan menzili RAM in iki katı kadar. Zaten esasen RAM anti-gemi füzelerine karşı bir CIWS sistemi olarak tasarlanmış, o yüzden hava araçlarına angarjmanı kısıtlı olan bir sistem. Eğer geminin ağırlık dengesine negatif bir etki yapmıyorsa yer kaplamasında bir sıkıntı yok. Önemli olan getirdiği hava savunma kapasitesi...

Hazırlayanın eline sağlık, bu hali ile bile Ada Sınıfından daha kapasiteli bir gemi olmuşa benziyor taşıdığı silahlar göz önüne alınır ise...
Böyle bir maliyetli modernizasyonu yapabileceksek ne güzel olur ama hava savunma işinde korvetlerden başlamak daha iyi sanırım hücumbotlarımız siha ve yavaş uçan hava araçlarına karşı Ram sistemi yeterli olur diye düşündüm tabi muhtemel düşmanlarımızın 15 km menzilden füze atan bayraktar veya anka gibi Sihaları olursa yeterli olmayabilir ben sadece o boyutta gemi için fazla büyük bir sistem olduğunu düşünüyorum işin uzmanları elbette değerlendireceklerdir

robust
Akıncılar
Mesajlar: 3535
Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen robust » 05 Tem 2021, 02:03

Benzer bir calismayi ADA sinifi korvetlerimiz icin yapmak gerekiyor. Kozan hocam bu gorseli bir what if yani ya olursa nasil olur gibi dusunerek yapmis. ADA sinifi gemilerimiz icin artik what if calismasini otesinde ihtiyac olarak orta menzilli bir hava savunma fuzesinin entegrasyonu dusulmesi gerekir. RAM ve 76mm bas topu ile ADA sinifi alcak irtifa nokta hava savunmasi yapabilir. Gemi uzerindeki mevcut bu sistemler ile yatay menzilde 7-8km, dikey irtifada belki 5km lik bir hava savunma semsiyesi var gemilerimizin.

ADA sinifi ilk tasarim amaci refakat ve karakol amacli gorevler yapmasi seklindeydi ama gunumuzde neredeyse bir firkateyn gibi D. Akdeniz'de veya yakin cografyada tek basina gorevler yapmasi gerekiyor veya sondaj gemileri veya diger petrol platformlarinin yakin korumasi icin gorevler yapiyorlar. Karadeniz'de tek basina gorevler yapiyorlar. Bu gorevler genelde kiyi ulkelerin hava unsurlarinin taarruzlarina imkan verecek mesafelerde oluyor. Kisaca ADA sinifi icin anti-gemi fuze tehditleri yanindan hava unsurlarinin degisik hava-yer muhimmatlari ile saldirilarina maruz kalabilir. TuHK ornegin uzun yillardir AGM-65G Maverik, hatta LGB muhimmat ile deniz unsurlarina hava taarruzu egitimleri yapiyor. Ozellikle LANTIRN filolari bir gorevi bu sekilde dusman deniz unsurlarina hucumlar calisiliyor. Simdilerde SLAM-ER gelmesi ile daha uzun menzilli angajmanlar calisiliyor.

Simdi dusunursek (bir CONOPS yapiyoruz burada aslinda) ADA sinifi bir gemimiz Kibris aciklarinda gorev yaparken aniden bir Yunan F16 kolunun Maverick fuzeleri veya daha basitinden 25-30bin feetten bir LGB muhimmat ile hava taarruzu yapmasi durumunda RAM ve 76mm ile kendini savunabilir mi? Cok zor durumlara dusulebilir bu sekilde hucumlarda. Ne yapmak gerekir diye sorarsaniz benim onerim ADA sinifina Hisar-O+ veya Gokdogan (AMRAAM benzeri milli fuze) fuzelerinin 8 hucreli bir gemi uzeri add-on seklinde gemilerimize entegrasyonu caismasi yapilmasi cok yerinde olur. Hatta ben simdi deniz kuvvetleri komutani olsam, ilk isim bu emri vererek bir fizibilite calismasi yaptirarak, istendiginde en kisa surede nasil bir lancer yerlesimi yapilaiblir calismasini yapardim.

Sonucta bu gemiler yaklasik 2500 tonluk gemiler, SMART-S gibi guzel bir radari var, yazilimlari istedigiiz gibi degistirip, upgrade edebiliyor. 8 hucreli bir Hisar-O+ yaklasik 4 veya bilemediniz 5 ton ilave agirlik getirir(Bizim Hisar fuzeleri masallah bir kanisten ve fuze 500kg civarinda, cok agirlar). Bu agirlik gemilerin boyut ve kapasitesi icin cok onemli olmamasi gerekir.

Hisar-O+ veya Hisar-RF gudumlu bir fuze ilavesi ne kazandirir? En basta bu fuzelerin ilavesi ile gemilerin uzerindeki hava savunma semsiyesinin kaplama alani oldukca genisler. Yatay menzil 25km, dikey menzil 10km civarina cikardigimizda gemilerin uzerindeki korunan alana savas ucagi veya baska hava araclarini girmesi zorlasir ve angajman girilerek bu ucaklarin AM65 maverik veya LGB gibi muhimmatlari kullanmalari engellenmis olur. Kisaca alcak ve orta irtifa icin gemilerin cevresinde emniyetli bir alan yaratmis oluruz. Keske 40-45km menzilli bir fuzemiz olsaydi, o zaman ufuk hizasina kadar koruma semsiyesi saglanir, hatta Yunan Mirage2000 veya Rafale ucaklarinin AGM39 Exocet fuzesi ile gemilere hava hucumu yapmalari zorlasirdi. Hisar-O+ veta RF fuzeside 25-30km yatay menzil ulasabilirse bu tip saldirilari zorlastirarak, basarisiz olmalarini saglayabilir.

Son olarak henuz dikkatleri cekmedi ama Yunanistan yakinda Apache helikopterlerine Israil'in SPIKE NLOS fuze sistemini entegre ettiginde ciddi tehdit olacaklar. Bu fuzeler NLOS(Gorus hatti otesinden, yaklasik 20-25km) hedeflere taarruz edebilen fuzeler ve pilot tarafindan son asamada kontrol edilerek en kritik noktaya vurus yapabiliyorlar. Eger Yunanistan Apache helikopterleri SPIKE NLOS fuzesi kabiliyeti kazanirsa, ozellikle Ege'de ciddi tehdit olurlar hucumbot ve diger buyuk gemilerimiz icin. Simdiden bu tehdide karsi tedbirlerin alinmasi gerekir.

1990'larda ISrail ile iliskileri iyi tutarken Yunanistan'in Israil'den silah sistemleri satin almasinin engelleme sansimiz vardi. Israil devlet olarak Turkiye ile iliskileri bozmamak adinda Yunanistan'a uzak duruyordu. 1990'lardaki gelismeleri takip edenler ne demek istedigimi iyi anlayacaktir. Konuyu dagitmamak icin yazmak istemiyorum ama dis iliskilerde ilersini dusunmeden sadece ic politika faydasi veya kendi siyasi cikariniz icin kararlar alirsaniz bugun yasadigimiz gibi cok ciddi ulusal savunma sorunlari ile karsilarisiz. D. Akdeniz'de dost ulke kalmadi. Neyse konu dagilmasin.

Kullanıcı avatarı
İstiklalFM
Genel Yetkili
Mesajlar: 3332
Kayıt: 10 Eki 2016, 00:19
Yaş: 19

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen İstiklalFM » 05 Tem 2021, 15:01

ASELSAN'ın IDEF'19'da gemi üstündeki yatay HİSAR lançerleri neticesinde ADA sınıfı için en sonunda şöyle bir (köprü önünde açıkta bir füze yerleşimi) çözüme gidilecek gibime gelmeye başladı:

Resim

Kullanıcı avatarı
DENO
Site Başkanı
Mesajlar: 8644
Kayıt: 11 Tem 2012, 00:02
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen DENO » 05 Tem 2021, 16:09

ZIRHLISUVARİ yazdı: 04 Tem 2021, 22:38 Bu ne boyle arkadas artik.....hava savunma hicumbotu da ne demek.....ne yani....
Aslında olmayan bir şey de değil hani. Fin Donanmasının Hamina Sınıfı Hücumbotları 8 adet 20 km menzilli Umkhonto-IR hava savunma füzesi taşıyor. Tabi adamlar yüksek tonajlı platformları gereksiz görünce hava savunma işi de hücumbota kalmış.

Konsept itibarı ile çok güzel iş yapar aslında bze, özellikle Ege denizi gibi sığ ve girintili çıkıntılı adalardan oluşan bir denizde hücumbotlar kritik öneme sahip. Bu şekilde silahlanmış Yıldız Sınıfından oluşan Hücumbot saldırı grupları fırkateyn desteğinden yoksun olarak adaların arasına çok rahat gir-çık yaparak iyi zaiyatlar verdirebilir Yunana. Ama burada Sanchez'in dediği gibi bizimkiler o kadar "çok yönlü" her işi yapan bir platform istemez gibi.

Resim


Her zaman derim belki zamanında Ada sınıfını şöyle bi 5 metre uzun tasarlayıp top arkasına 8 hücreli iki ünite VLS taksalar elimizde 4 adet modern fırkateyn klasmanlı gemi olacaktı aslında, şimdi ise neyi nereye takacağız diye kafa patlatıyoruz...

ZIRHLISUVARİ
Akıncılar
Mesajlar: 1707
Kayıt: 29 Eki 2012, 17:01
Yaş:

Türk Tipi Hücumbot Projesi

Mesaj gönderen ZIRHLISUVARİ » 05 Tem 2021, 16:32

Tamam katilirim buna....ama hucumbotun arkasina heyula gibi apartman dikmek ne yani...gerci sailor bu islerin ustasi bir bildigi vardir. Konsepte de bir diyecegim yok. Ada siniflarinin hava savunma yeteneklerinin artmasi da kabulum. Hatta ne konulursa konulsun kabulum hisar sistemlerinden. Ama bole apartman gibi....ne bileyim hic sevmedim.

Cevapla