Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Yalquzaq
Süvariler
Mesajlar: 3077
Kayıt: 03 Ara 2012, 20:28
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Yalquzaq »

kaansr yazdı: 30 Tem 2022, 14:37 Hocam deniz karakol gemilerinin ne olacağı belli oldumu? Hangii model inşa edilecek bir haber varmı?
Açık kaynaklara yansıyan bir bilgi yok. Ama Havelsan Advent kullanılacaksa büyük ihtimal bir Türk şirketinin gemileri olacaktır diye düşünüyorum.

kaansr
Üye
Mesajlar: 139
Kayıt: 28 May 2015, 06:46
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen kaansr »

Yalquzaq yazdı: 30 Tem 2022, 17:26 Açık kaynaklara yansıyan bir bilgi yok. Ama Havelsan Advent kullanılacaksa büyük ihtimal bir Türk şirketinin gemileri olacaktır diye düşünüyorum.
Anladım hocam. Belki sa'ar 62 ler düşünülebilir, gemi üretilir. Türk şirketleriyle karakol botu olarak donatılır. Daha önce de inşa edildi, bilinen bi tasarım.
Mümkünse tabi...

Kullanıcı avatarı
Tyras
Süvariler
Mesajlar: 1313
Kayıt: 18 Haz 2014, 00:21
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Tyras »

Azerbaycan güçlü bir kara ordusu oldu. Deniz kuvvetlerini de bir düzene koyması çok güzel olur. Ama en çok merak ettiğim, bizim TSK'nın olduğu gibi uçak alım tercihinin ne olacağı.

Azerbaycan gibi bir ülke için az sayıda Mig-29 ve rezerv Mig-25'lerden müteşekkil bir hava gücü çok zayıf kalıyor. TSK'nın da ince beli uçaklar, Azerbaycan bu anlamda güçlü olsa, bizim de caydırıcılığımıza etki eder.

Daha öncede söylemiştim, eğer Türkiye, F16 verilmemesi halinde ABD dışında bir alıma gidecekse, 2 ülkenin ortak altyapı kurması harika bir gelişme olurdu.

Hatta ortak filo gibi bir yapılanma kurulması, verdiği mesaj bakımından da uluslararası arenada şaşırtıcı olur.

Şuan düşünüyorum da, Türkiye-Azerbaycan'ın ortak işlettiği 60 adet/4 filo, J-35, EF-2000 veya Su-57'si. Hayali bile mutlu etmeye yetiyor :roll:

commandos
Süvariler
Mesajlar: 281
Kayıt: 22 Tem 2012, 14:07
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen commandos »

Kara kuvvetleri bakımından ortak bir tugay çalışması vardı yanlış hatırlamıyorsam. Bunun benzeri deniz ve hava gücünde de ileride teşekkül edebilir. Hava kuvvetleri nispeten deniz kuvvetlerine göre daha bir zor olabilir. Zira deniz kuvvetleri açısında ortak gemi ve diğer yüzer unsur birlikleri kurulabilir. Hayta Akdeniz’de bir gemi üssü bile verilebilir. Açık denizlerde hem bayrak gösterir hem de bize güzel destek olur.

Yalquzaq
Süvariler
Mesajlar: 3077
Kayıt: 03 Ara 2012, 20:28
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Yalquzaq »

Tyras yazdı: 31 Tem 2022, 21:26 Azerbaycan güçlü bir kara ordusu oldu. Deniz kuvvetlerini de bir düzene koyması çok güzel olur. Ama en çok merak ettiğim, bizim TSK'nın olduğu gibi uçak alım tercihinin ne olacağı.

Azerbaycan gibi bir ülke için az sayıda Mig-29 ve rezerv Mig-25'lerden müteşekkil bir hava gücü çok zayıf kalıyor. TSK'nın da ince beli uçaklar, Azerbaycan bu anlamda güçlü olsa, bizim de caydırıcılığımıza etki eder.

Daha öncede söylemiştim, eğer Türkiye, F16 verilmemesi halinde ABD dışında bir alıma gidecekse, 2 ülkenin ortak altyapı kurması harika bir gelişme olurdu.

Hatta ortak filo gibi bir yapılanma kurulması, verdiği mesaj bakımından da uluslararası arenada şaşırtıcı olur.

Şuan düşünüyorum da, Türkiye-Azerbaycan'ın ortak işlettiği 60 adet/4 filo, J-35, EF-2000 veya Su-57'si. Hayali bile mutlu etmeye yetiyor :roll:
Azerbaycan’ın Batılı ülkelerden uçak alması, daha doğrusu o ülkelerin uçak satması imkansız. Azerbaycan’ın sadece İtalya ile iyi ilişkileri bulunuyor, örneğin ondan M-346 için anlaşma yapıldı veya yapılabildi (ayrıca İtalya Azerbaycan petrolunun en büyük müşterisi. Temmuz 2021 - 2022 tarihlerinde İtalya Azerbaycan’dan 28 milyar dolar ithalat gerçekleştirmiş). Ama ABD, Fransa, İsveç gibi ülkeler imkansız. ABD’de Ermeni lobisi (Mendendez, Schiff gibi 100% Ermeni yanlısı isimler var), Fransa’nın Ermenistan yanlısı tutumunu anlatmaya gerek yok, İsveç de malum. Eurofighter deseniz Almanya var.

Dolaysıyla geriye Rusya ile Çin/Pakistan kalıyor.

2020 yılında Azerbaycan hava kuvvetlerinden bir heyet Rus savaş uçağı üreticisi firmaları ziyaret etti.

Haber:

https://mod.gov.az/az/news/azerbaycan-h ... 30603.html

“keçirilən görüşlərdə ölkəmizin Rusiya istehsalı olan ən müasir döyüş təyyarələrinin alınmasında maraqlı olduğu bildirilib.”

Fotolarda Mig-35, Su-30, Su-35 görülüyor. Ayrıca Mig-35 ile uçuşlar gerçekleştirilmişti.

2 ay sonra Savunma Bakanı bir röportajında “pilotlarımız Rusya’da modern savaş uçakları üzerindeki eğitimlerini sürdürüyorlar” demişti.

Şu an ise Rusya’dan uçak alımı ne kadar mümkün, demek güç.
En son Yalquzaq tarafından 31 Tem 2022, 23:56 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Canti
Süvariler
Mesajlar: 3543
Kayıt: 24 Tem 2015, 20:21
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Canti »

Yalquzaq yazdı: 31 Tem 2022, 23:12 Azerbaycan’ın Batılı ülkelerden uçak alması, daha doğrusu o ülkelerin uçak satması imkansız. Azerbaycan’ın sadece İtalya ile iyi ilişkileri bulunuyor, örneğin ondan M-346 için anlaşma yapıldı veya yapılabildi (İtalya Azerbaycan petrolunun en büyük müşterisi. 2021 - 2022 Temmuz tarihlerinde İtalya Azerbaycan’dan 28 milyar dolar ithalat gerçekleştirmiş). Ama ABD, Fransa, İsveç gibi ülkeler imkansız. Eurofighter deseniz Almanya var.

Dolaysıyla geriye Rusya ile Çin/Pakistan kalıyor.

2020 yılında Azerbaycan hava kuvvetlerinden bir heyet Rus savaş uçağı üreticisi firmaları ziyaret etti.

Haber:

https://mod.gov.az/az/news/azerbaycan-h ... 30603.html

“keçirilən görüşlərdə ölkəmizin Rusiya istehsalı olan ən müasir döyüş təyyarələrinin alınmasında maraqlı olduğu bildirilib.”

Fotolarda Mig-35, Su-30, Su-35 görülüyor. Ayrıca Mig-35 ile uçuşlar gerçekleştirilmişti.

2 ay sonra Savunma Bakanı bir röportajında “pilotlarımız Rusya’da modern savaş uçakları üzerindeki eğitimlerini sürdürüyorlar” demişti.

Şu an ise Rusya’dan uçak alımı ne kadar mümkün, demek güç.
Hocam Azerbaycan'ın Batı ile (iyi) ilişkilerinin olmamasının sebebi nedir?

Yalquzaq
Süvariler
Mesajlar: 3077
Kayıt: 03 Ara 2012, 20:28
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Yalquzaq »

Canti yazdı: 31 Tem 2022, 23:50 Hocam Azerbaycan'ın Batı ile (iyi) ilişkilerinin olmamasının sebebi nedir?
Yorumumu editleyip ilaveler ettim ama kısaca bu ülkelerin çoğu Azerbaycan-Ermenistan meselesinde Ermeni yanlısı. En azından kendi silahlarının potansiyel olarak Ermenistan’a karşı kullanılmasını istemezler. İnsan hakları bahanesini ise ciddiye alamam. Mısır, Suudi Arabistan vs gibi ülkelere silah satmakta sakınca görmüyorlar.

Tulga
Süvariler
Mesajlar: 639
Kayıt: 11 Eki 2016, 08:16
Yaş: 40

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Tulga »

Tabii ki kendileri karar verir buna ama benim Azerbaycan için avantaj görebileceğim durum Türkiye ile askeri projelere ( Özellikle büyük projelere ) ortak olarak finansal destek sağlamak, belli ölçüde parça ve alt aksam üretimi yapmak, FASBAT seviyesi bakım onarım kabiliyetine erişmek ve bir savunma sanayi eko sistemi kurmak olacaktır. Uçak için Hürkuş-Hürjet-MMU, Donanma için Ani müdahale Botları, karakol Botları, hücumbot, OPV ve Korvet, kara araç ailesi, Altay tank ve Fırtına obüs, HSS ailesi, topçu roketleri, gemisavar füzeleri, hava hava ve hava yer mühimmatları, SİHA projeleri, uydu sistemleri ve sonda roket projeleri gibi pek çok projeye katılabilir. Proje süreçlerini finansal olarak destekleyerek süreci kısaltabilir. İhtiyacının çoğunu karşılar. Ortak askeri altyapı ve eğitim ile hareket edebilir.

commandos
Süvariler
Mesajlar: 281
Kayıt: 22 Tem 2012, 14:07
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen commandos »

MMU yu bekleyebilirler. O süre zarfında gap filler uçak alımı olabilir mi?

Kullanıcı avatarı
Grenadier
Üye
Mesajlar: 167
Kayıt: 15 Mar 2016, 11:26
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Grenadier »

Olursa, ya JF-17, ya da Su30/35 serisinden alım olur. Bunlar dışında pek seçenek yok şu aşamada.

Kullanıcı avatarı
Tyras
Süvariler
Mesajlar: 1313
Kayıt: 18 Haz 2014, 00:21
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Tyras »

Grenadier yazdı: 01 Ağu 2022, 12:06 Olursa, ya JF-17, ya da Su30/35 serisinden alım olur. Bunlar dışında pek seçenek yok şu aşamada.
-Çin, Pakistan'a J-10C satışından sonra Sudan'la da J-10C satış görüşmesi yürütüyor.

- Tedarik istikrarsızlığı nedeniyle silah pazarının ciddi miktarını kaybetme riskine karşı daha agresif bir satış politikası izlemesini beklediğim Rusya, Cezayir'e 14 adet Su-57 satışı yapacağı söyleniyor.

-Bunun dışında Rusya'nın hedef pazar olarak Körfez ve Hindistan'ı belirlediği, umutlar bağladığı yeni Su-75 Checkmate uçağı CAATSA nedeniyle fuarlar haricinde bu ülkeleri hiç göremeyebilir.

Türkiye için yakın zamanda Hürjet'e, Azerbaycan için M-346'lara sahip olacak olmak, JF-17'nin çekiciliğini azaltıyor. Yoksa en olabilir uçak dediğiniz gibi JF-17.

Ama burada Batı'nın uçak satmaması dışında, 2. bir mesele daha var, hem uçak satmayıp, hem başka kaynaktan uçak alınması halinde ambargo tehdidi.

Bu sürdürülebilir bir iş değil. Yani TF-X gecikirse, ya hava kuvvetlerimizin yaşlanıp yok olmasını izleyeceğiz, ya Batı'nın Hindistan'a CAATSA muafiyeti çıkarıp, Suud'u Mısır'ı silaha boğup, bizi her fırsatta darlayan saçma politikasını bir noktada umursamayıp deleceğiz.

F-16 olmadı, EF-2000 son kapımız, zaten bize Batı bloğunun sunacağı başka uçak ta yok.

Boramae, Gripen, FCK-1, en uçuk ihtimal ATD-X Shinsin. Olma ihtimali F16'dan çok çok az, pek irdelemeye gerek görmüyorum.

Almanya, EF-2000 konusunda Alman üretimi parça kullanılmayacak şartı ile satışa onay verebilir. Alman üretimi parçalar yerine muadilleri İngiltere'de üretilir, EF-2000 alırız. İtalya, İspanya, İngiltere'de Ermenilerin siyasi ağırlığı yok, Almanya'da kaçak oynayıp sorumluluğu üzerinden atarsa iş çözülür. Olabilecek en iyi senaryo bu.

Bu senaryoya AB-Azerbaycan çıkar ilişkisi gaz tedariği nedeniyle zirvede iken Azerbaycan eklenebilir mi? Bence neden olmasın.

Kaldı ki, biz de EF-2000 alamazsak, Rusya ve Çin'den Su-30/JF-17'den daha iyi teklifler alabiliriz.

Batı ülkeleri, Rus/Çin uçağı alacak değil. BRICS ülkelerinden Hindistan'ı çıkar, geriye Güney Afrika ve Brezilya kalıyor. Endonezya Su-35ten CAATSA yüzünden daha yeni geri adım attı. Üstüne koyabileceğiniz Mısır, Türkiye ve İran, BAE, Suud, Nijerya var.

Mısır, envanteri zaten doldu taşıyor. Ki Su-35 siparişleri de üretildi.

Suud'un BAE'nin ihtiyacı az. Güney Afrika, Nijerya ve Brezilya hafif jetler yerine 5. nesil jete ihtiyaç duyacakları sıcak coğrafyalarda değiller ve Batıdan tedarik kapısı açık.

Eğer J-35 veya Su-57 kaydadeğer bir ihraç başarısı gösterecekse satılabilecek 2 ülke kaldı, İran ve Türkiye.

Türkiye'nin tedarik sayısını Azerbaycan'la birleştirip elimizi güçlendirdiğimiz an, olabilecek en iyi müşteriyiz.

Kendimizi de çok küçümsemeyelim.

Volkan2000
Üye
Mesajlar: 151
Kayıt: 22 Mar 2022, 15:25
Yaş: 22

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Volkan2000 »

Hürjet olabilir

Kullanıcı avatarı
Grenadier
Üye
Mesajlar: 167
Kayıt: 15 Mar 2016, 11:26
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Grenadier »

Sn. Tyras hocam, keşke dediğiniz gibi olabilse. Bence biz EF'nin Türkiye için satışını ayarlayablirsek, zaten büyük bir başarı olur.

Azerbaycan'a satış konusu ise daha zor, çünkü başka etmenler de araya girecek. Almanya dışında konsorsiyuma giren diğer ülkeler istekli olsa bile, bunlara örneğin AB üzerinden bir baskı gelebilir, Yunanistan ve güney Kıbrıs aracılığıyla. Bölgesel barışa (yani Ermenistan'a) tehdit olur gibi bahaneler ortaya sürebilirler. Böyle bir durum Rusya'nın da işine gelmez. Hem bölgede hava üstünlüğünü, hem de olası uçak satışından gelebilecek parayı kaybetmeme adına, başta Almanya, Avusturya, İtalya olmak üzere, Avrupa'daki etki ajanlarını devreye sokacaktır.

Kullanıcı avatarı
Tyras
Süvariler
Mesajlar: 1313
Kayıt: 18 Haz 2014, 00:21
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Tyras »

Çekincelerinizde haklısınız, muhtemelen de EF-2000 işi tam da dediğiniz gibi olur.

S-400 konusunda abartılı bir tepki alımı gerçekleştirdik ama bu sefer biz sonuna kadar haklıyız, öfkeyle kalkıp zararla oturacağımız bir durum tekrar etsin istemem ama bir yandan da üst telden isteklerimizi dile getirmeli, reddedileceksek de, AB-ABD'nin bize sağlam rest çekip, ileride bizim alım tercihlerimize karışamayacak bir halde olmalarını sağlamalıyız.

Azerbaycan'ın doğu blokundan uçak alacağı kesine yakın. TF-X gelene kadar bizim de ara uçak ihtiyacımız olacağı belli. F16'da senato Yunanistan maddesini değiştirmedi, Biden'da kariyerini bizim için kenara atıp, 2 meclisini karşısına almaz.

EF-2000 için de durum çok parlak değil.

Azerbaycan'a gelince, biz ne ara kendimize yetecek kadar TF-X üretebileceğiz de, Azerbaycan'a ihraç edeceğiz.

Bize dönünce hem bizim kurumların 2. kez CAATSA'ya takılmaması, hem de uçaksız kalmamamız lazım.

Bu durumda alımı zaten ABD ile ilişkilerden etkilenecek bir savunma yapılanması olmayan Azerbaycan üzerinden yapıp, iki ülkenin ortak projesi olan hibrid bir yapılanmaya uçak alınır. Rusya veya Çin tarafında şartlar zorlanıp, işinin hakkını verecek, adından söz ettirecek iyi bir uçak istenir.

Yani hem Batıyı direk karşımıza almamaya dikkat etmiş oluruz, hem de onların "bizi uçaksız bırakma" politikasının tam tersi etki yaptığını, Türkiye'nin iyi silahlara erişiminin açık olduğunu göstermiş oluruz.

Çin tarafında J-35 olmazsa J10 , Rus tarafında Su-57 olmazsa Su-35 istenir. Hava-hava ağırlıklı bir görev profili için nitelikli mühimmat alımı da dış kaynaklı yapılır.

Nicelik kısmına ise olabildiğince yerli imkanlarla modernize edilmiş, bizim için F-16'lar/ Azerbaycan için Su-25'ler bakmaya devam ederler.

Bakü-Erzincan-Eskişehir. Üç üsse 20-20-20 bölünmüş, önleme uçağı. Bakü'de full Azerbaycan, Eskişehir'de full TSK, Erzincan'da çift koltuklu versiyonların bulunduğu eğitim uçuşları ağırlıklı her iki devletimizin pilotları.

Ne kadar olur bilemem ama olması için çalışmaya değer görünüyor.

Bizde AESA yokken, Yunan'ın F-35/Meteor ikilisi ile dolaşacağı günler çok uzakta değil. İyi bir plan yoksa da, TF-X gelene kadar kötü bir planımız olmalı artık.

dum
Akıncılar
Mesajlar: 2731
Kayıt: 18 Tem 2012, 23:36
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen dum »

11 ay sonra her şey belli olur. Seçime kadar hükümet cekebilecegi her resti çekip oy artırmaya çalışır ; ABD f-16 işinde aradan çekilir , hürjet ve MMU motorunda kunduza yatar. İngiltere'den erofighter istenir ama cevabı verilmez. Seçimde iktidar değişirse eurofighterlar gelir. Değişmezse hem eurofighter gelmez hem de MMU/hürjet motorları gelmez. Her halukarda ABD ile irtibat kesilmiş olur. Avrupa ile ticari ilişki kalır.iktodar degisirse İngiltere ile askeri ilişki kurulabilirse doğuya dönmeden hava kuvvetlerini kurtarırız. Yok değişmezse hürjet ve MMU motoru desteksiz 20 senede bitmez. Rusya'dan aldın mı caatsa yersin, ayrıca Ukrayna'da yediği haltlardan sonra Rusya'dan uçak alan da ne biliyim. Geriye kalıyor iki seçenek; ya İran gibi balistik füze, hava savunma füzesi ve nükleer başlık peşine düşeceğiz veya Çin'e yamanıp , natoya elveda diyeceğiz. Ki uygurlara yapılanlardan sonra Çin'e yanaşan da bizden değildir. Valla onu bunu bilmem de Avrupa ve Amerikayı bize ticari yaptırım uygulatmadan ne yapacaksak yapalım. Askerden sonra Ticari yaptirim da başlarsa , taşın kökünü yeriz.

Kullanıcı avatarı
KatipMaster
Süvariler
Mesajlar: 1504
Kayıt: 19 Tem 2012, 13:07
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen KatipMaster »

dum yazdı: 02 Ağu 2022, 20:10 11 ay sonra her şey belli olur. Seçime kadar hükümet cekebilecegi her resti çekip oy artırmaya çalışır ; ABD f-16 işinde aradan çekilir , hürjet ve MMU motorunda kunduza yatar. İngiltere'den erofighter istenir ama cevabı verilmez. Seçimde iktidar değişirse eurofighterlar gelir. Değişmezse hem eurofighter gelmez hem de MMU/hürjet motorları gelmez. Her halukarda ABD ile irtibat kesilmiş olur. Avrupa ile ticari ilişki kalır.iktodar degisirse İngiltere ile askeri ilişki kurulabilirse doğuya dönmeden hava kuvvetlerini kurtarırız. Yok değişmezse hürjet ve MMU motoru desteksiz 20 senede bitmez. Rusya'dan aldın mı caatsa yersin, ayrıca Ukrayna'da yediği haltlardan sonra Rusya'dan uçak alan da ne biliyim. Geriye kalıyor iki seçenek; ya İran gibi balistik füze, hava savunma füzesi ve nükleer başlık peşine düşeceğiz veya Çin'e yamanıp , natoya elveda diyeceğiz. Ki uygurlara yapılanlardan sonra Çin'e yanaşan da bizden değildir. Valla onu bunu bilmem de Avrupa ve Amerikayı bize ticari yaptırım uygulatmadan ne yapacaksak yapalım. Askerden sonra Ticari yaptirim da başlarsa , taşın kökünü yeriz.
Sayın dum tamam bizimkilerde sopayı hak ediyor ama batı aşırı derecede ikiyüzlü politika izliyor bize karşı. Adam akıllı bürokratlarımız olsaydı şu dönemde projelerimize ivme kazandırabilirdik. Ben mevcut iktidar değişirse mevcut projelerin akıbetinden endişe ediyorum. İktidarın bendeki tek artı yanı askeri projelere desteklerini esirgememiş olmaları. Bİlmiyorum bana katılır mısınız ? Öyle yada böyle gençlere güveniyorum. Motor işi olsun diyer aviyonikler olsun. Biz bu projeyi alınımızın akıyla bitireceğiz.

İZCİ
Üye
Mesajlar: 136
Kayıt: 02 Eki 2020, 13:34
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen İZCİ »

KatipMaster yazdı: 03 Ağu 2022, 00:12 Sayın dum tamam bizimkilerde sopayı hak ediyor ama batı aşırı derecede ikiyüzlü politika izliyor bize karşı. Adam akıllı bürokratlarımız olsaydı şu dönemde projelerimize ivme kazandırabilirdik. Ben mevcut iktidar değişirse mevcut projelerin akıbetinden endişe ediyorum. İktidarın bendeki tek artı yanı askeri projelere desteklerini esirgememiş olmaları. Bİlmiyorum bana katılır mısınız ? Öyle yada böyle gençlere güveniyorum. Motor işi olsun diyer aviyonikler olsun. Biz bu projeyi alınımızın akıyla bitireceğiz.
Son günlerde çok duymaya başladım bu savı. Mevcut iktidar değişince projelerin rafa kalkacağı hissiyatını sizde uyandıran ne?

Bana siyasi amaçlı bir konuşma gibi geliyor. Mevcut hükümet başa gelmeden önce başlayan projeler vardı. Bir değişiklik olmadı. Aksine mevcut iktidar değişirse bize yapılan yaptırımların azalması ihtimali de dillendiriliyor.

dum
Akıncılar
Mesajlar: 2731
Kayıt: 18 Tem 2012, 23:36
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen dum »

Silinebilir.

Kullanıcı avatarı
Tyras
Süvariler
Mesajlar: 1313
Kayıt: 18 Haz 2014, 00:21
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Tyras »

İZCİ yazdı: 03 Ağu 2022, 00:37
Son günlerde çok duymaya başladım bu savı. Mevcut iktidar değişince projelerin rafa kalkacağı hissiyatını sizde uyandıran ne?

Bana siyasi amaçlı bir konuşma gibi geliyor. Mevcut hükümet başa gelmeden önce başlayan projeler vardı. Bir değişiklik olmadı. Aksine mevcut iktidar değişirse bize yapılan yaptırımların azalması ihtimali de dillendiriliyor.
-Sezgin Tanrıkulu, ihalar insanlık suçudur diyen CHP genel başkan yardımcısı
-Canan Kaftancıoğlu, Sözde Ermenin soykırımı iması ile 24 Nisan'da ne oldu? diye soran İstanbul il başkanı
-CHP desteğiyle seçilen, Öcalana özgürlük platformu üyesi Türk Tabipler Birliği Başkanı
-Barolar Birliği Başkanı, yine CHP destekli, HDP çizgisinde bir seçim
-Almanya'da Sözde Ermeni Soykırımı yasası teklifini veren, Türkiye'ye silah ambargolarının en ateşli savunucularından Cem Özdemir'in İBB başkanı ile takılmacaları
-Apoya Özgürlük konseri veren, Pontus soykırımı imalarında bulunan sanatçıların tepkilere rağmen İBB bütçesiyle yapılan konserlere davet edilmesi,
-Ünal Çeviköz, Karabağ'da Azerbaycan'a destek vermek hatadır diyen emekli büyükelçi,
-Amberin Zaman, Nagehan Alçı gibi geçmişi şaibeli gazetecilerle takılmacalar,
-Aralıksız biçimde, Aponun heykelini dikeceğiz diyen, BTÖ şehir yapılanmasına ev bastırtıp adam öldürten Demirtaş'a özgürlük söylemleri,
-Herhangi bir pişmanlık ifadesi göstermeyen, halen FETÖ iltisaklı askeri öğrencilerle buluşma,

Yazmakla bitecek gibi değil de, siyasete aşırı dalmış oluruz. Makul bir şüphenin oluşması için yeterince emare var.

Ylmz
Üye
Mesajlar: 80
Kayıt: 22 May 2022, 03:01
Konum: İstanbul
Yaş: 34
İletişim:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Ylmz »

Tyras yazdı: 03 Ağu 2022, 01:49 -Sezgin Tanrıkulu, ihalar insanlık suçudur diyen CHP genel başkan yardımcısı
-Canan Kaftancıoğlu, Sözde Ermenin soykırımı iması ile 24 Nisan'da ne oldu? diye soran İstanbul il başkanı
-CHP desteğiyle seçilen, Öcalana özgürlük platformu üyesi Türk Tabipler Birliği Başkanı
-Barolar Birliği Başkanı, yine CHP destekli, HDP çizgisinde bir seçim
-Almanya'da Sözde Ermeni Soykırımı yasası teklifini veren, Türkiye'ye silah ambargolarının en ateşli savunucularından Cem Özdemir'in İBB başkanı ile takılmacaları
-Apoya Özgürlük konseri veren, Pontus soykırımı imalarında bulunan sanatçıların tepkilere rağmen İBB bütçesiyle yapılan konserlere davet edilmesi,
-Ünal Çeviköz, Karabağ'da Azerbaycan'a destek vermek hatadır diyen emekli büyükelçi,
-Amberin Zaman, Nagehan Alçı gibi geçmişi şaibeli gazetecilerle takılmacalar,
-Aralıksız biçimde, Aponun heykelini dikeceğiz diyen, BTÖ şehir yapılanmasına ev bastırtıp adam öldürten Demirtaş'a özgürlük söylemleri,
-Herhangi bir pişmanlık ifadesi göstermeyen, halen FETÖ iltisaklı askeri öğrencilerle buluşma,

Yazmakla bitecek gibi değil de, siyasete aşırı dalmış oluruz. Makul bir şüphenin oluşması için yeterince emare var.
Devletin alt kademelerinden gelen bir hareketle savunma sanayii atılımı geri dönüşü olmayan bir yola girdi. Sonrasındaki İktidarın dirsek teması içerisinde olduğu kimseler bu atılımın içten engellenip engellenemeyeceği konusunda kavgaya giriştiler. İktidar balyoz ergenekon davalarında "devletin bu noktalarında görev yapmış adamlara bunu yapabiliyorlarsa..." Sorusuyla karşılaştı! Kısacası iktidarın zamanında kimlerle dirsek teması içinde olduğunu bi süzgeçten geçirmekte de fayda var. Ne niye olmuş nasıl olmuş falan diye...

Kullanıcı avatarı
KatipMaster
Süvariler
Mesajlar: 1504
Kayıt: 19 Tem 2012, 13:07
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen KatipMaster »

İZCİ yazdı: 03 Ağu 2022, 00:37 Son günlerde çok duymaya başladım bu savı. Mevcut iktidar değişince projelerin rafa kalkacağı hissiyatını sizde uyandıran ne?

Bana siyasi amaçlı bir konuşma gibi geliyor. Mevcut hükümet başa gelmeden önce başlayan projeler vardı. Bir değişiklik olmadı. Aksine mevcut iktidar değişirse bize yapılan yaptırımların azalması ihtimali de dillendiriliyor.
Böyle bir savı dile getirmemin en tabi nedeni Selçuk Bayraktar'ın hiç üstüne vazife değilken siyasi tavır içine girmesi. Gelecek hükümetin Bayraktar'a karşı tutumunu merak ediyorum. Ayrıca mevcut projelere bu kadar finansman vereceklermi orasıda meçhul. Bildirğim ve duyduğum kadarıyla Temel Kotil müthiş derecede finansman tüketen bir insanmış. Ne kadar doğru bilmiyorum. Yeni iktidar bunları destekleyecek mi ? Savunma Sanayinde imajçok önemlidir. Keza Sayın Akşit'in de savunma sanayi dünyasında hatrı sayılır bir yeri var. Şimdi bu adamlarla çalışacak mısın ? bana göre dokunmamalısın. Yani kafamda bir dünya soru var.

Ylmz
Üye
Mesajlar: 80
Kayıt: 22 May 2022, 03:01
Konum: İstanbul
Yaş: 34
İletişim:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Ylmz »

KatipMaster yazdı: 03 Ağu 2022, 02:23 Böyle bir savı dile getirmemin en tabi nedeni Selçuk Bayraktar'ın hiç üstüne vazife değilken siyasi tavır içine girmesi. Gelecek hükümetin Bayraktar'a karşı tutumunu merak ediyorum. Ayrıca mevcut projelere bu kadar finansman vereceklermi orasıda meçhul. Bildirğim ve duyduğum kadarıyla Temel Kotil müthiş derecede finansman tüketen bir insanmış. Ne kadar doğru bilmiyorum. Yeni iktidar bunları destekleyecek mi ? Savunma Sanayinde imajçok önemlidir. Keza Sayın Akşit'in de savunma sanayi dünyasında hatrı sayılır bir yeri var. Şimdi bu adamlarla çalışacak mısın ? bana göre dokunmamalısın. Yani kafamda bir dünya soru var.
Bi garip geldi .
Adam akıllı bürokratlarımız olsaydı şu dönemde projelerimize ivme kazandırabilirdik.
Bahsettiğiniz bürokratlar yukarıda isimlerini verdiğiniz kimseler olmasa gerek.
Hükümetin elinde yürütme var Mahmut Akşit her yeri geldiğinde bas bas bağrıyor ben bu motoru yaparım diye. Hükümeti engelleyen ne? Olay işi kademelendirip yerine biri gelsin gelmesin izleyeceği yol haritasını oluşturmakta. Hükümet ciddiyse adama versin imkanı. O yapmış bu yapacakmış değil yani.

İZCİ
Üye
Mesajlar: 136
Kayıt: 02 Eki 2020, 13:34
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen İZCİ »

Tyras yazdı: 03 Ağu 2022, 01:49 -Sezgin Tanrıkulu, ihalar insanlık suçudur diyen CHP genel başkan yardımcısı
-Canan Kaftancıoğlu, Sözde Ermenin soykırımı iması ile 24 Nisan'da ne oldu? diye soran İstanbul il başkanı
-CHP desteğiyle seçilen, Öcalana özgürlük platformu üyesi Türk Tabipler Birliği Başkanı
-Barolar Birliği Başkanı, yine CHP destekli, HDP çizgisinde bir seçim
-Almanya'da Sözde Ermeni Soykırımı yasası teklifini veren, Türkiye'ye silah ambargolarının en ateşli savunucularından Cem Özdemir'in İBB başkanı ile takılmacaları
-Apoya Özgürlük konseri veren, Pontus soykırımı imalarında bulunan sanatçıların tepkilere rağmen İBB bütçesiyle yapılan konserlere davet edilmesi,
-Ünal Çeviköz, Karabağ'da Azerbaycan'a destek vermek hatadır diyen emekli büyükelçi,
-Amberin Zaman, Nagehan Alçı gibi geçmişi şaibeli gazetecilerle takılmacalar,
-Aralıksız biçimde, Aponun heykelini dikeceğiz diyen, BTÖ şehir yapılanmasına ev bastırtıp adam öldürten Demirtaş'a özgürlük söylemleri,
-Herhangi bir pişmanlık ifadesi göstermeyen, halen FETÖ iltisaklı askeri öğrencilerle buluşma,

Yazmakla bitecek gibi değil de, siyasete aşırı dalmış oluruz. Makul bir şüphenin oluşması için yeterince emare var.

Sayın Tyras; Nagehan Alçı tayfası ve FETÖ gibi oluşumların, hatta açılımların en yüksek olduğu dönem bu iktidar zamanında oldu ve ona rağmen savunma sanayi yükseliş gösterdi. Ki bir çok hamlenin kökeninde bu iktidardan önceki iktidarların imzası var. Yani bu hükümetler üstü bir bilincin eseri.

“keşke yunan galip gelseydi” diyen birinin cenazesine mevcut iktidar teşrif edebiliyor. Yani bu söylemler demek ki çok da risk arzetmiyor ve münferit beyanlar üzerinden gitmek net bir tablo çıkarmıyor. Ayrıca muhalefetin içinde yüksek derecede milliyetçi gruplar da var.

Mevcut muhalefetin iktidar olduğunda başarılı bir savunma sanayini kenara atabileceğini sanmıyorum. Yıllar sonra iktidarı değiştirmişken kendi ayağına sıkmak olur. Zira standart bir CHP seçmenini çekip sorsanız savunma sanayinin önemini kabul eder.



Konunun diğer tarafına gelirsek Aselsan Roketsan Havelsan TEI TUSAŞ ve adını şu an yazmadığım çoğu şirketin geçmişi 30-40 sene öncesine dayanıyor ve gayet ivmeli başarılı gidiyorken mevcut yönetimin her daim doğru kararlar aldığını ve mutlak başarılı olduğunu da söyleyemeyiz. Örnek olarak Altay Tankı ile MMU konusunda BMC ve Katar ilişkilerimiz bize yıllar kaybettirdi.

commandos
Süvariler
Mesajlar: 281
Kayıt: 22 Tem 2012, 14:07
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen commandos »

Tyras yazdı: 03 Ağu 2022, 01:49 -Sezgin Tanrıkulu, ihalar insanlık suçudur diyen CHP genel başkan yardımcısı
-Canan Kaftancıoğlu, Sözde Ermenin soykırımı iması ile 24 Nisan'da ne oldu? diye soran İstanbul il başkanı
-CHP desteğiyle seçilen, Öcalana özgürlük platformu üyesi Türk Tabipler Birliği Başkanı
-Barolar Birliği Başkanı, yine CHP destekli, HDP çizgisinde bir seçim
-Almanya'da Sözde Ermeni Soykırımı yasası teklifini veren, Türkiye'ye silah ambargolarının en ateşli savunucularından Cem Özdemir'in İBB başkanı ile takılmacaları
-Apoya Özgürlük konseri veren, Pontus soykırımı imalarında bulunan sanatçıların tepkilere rağmen İBB bütçesiyle yapılan konserlere davet edilmesi,
-Ünal Çeviköz, Karabağ'da Azerbaycan'a destek vermek hatadır diyen emekli büyükelçi,
-Amberin Zaman, Nagehan Alçı gibi geçmişi şaibeli gazetecilerle takılmacalar,
-Aralıksız biçimde, Aponun heykelini dikeceğiz diyen, BTÖ şehir yapılanmasına ev bastırtıp adam öldürten Demirtaş'a özgürlük söylemleri,
-Herhangi bir pişmanlık ifadesi göstermeyen, halen FETÖ iltisaklı askeri öğrencilerle buluşma,

Yazmakla bitecek gibi değil de, siyasete aşırı dalmış oluruz. Makul bir şüphenin oluşması için yeterince emare var.
Üstat kusura bakma ama saçma bir sav olmuş. Farklı söylemler her dönem her parti içinde olmuştur. Buna iktidar partisi de dahildir. Hatta kat be kat fazlasını iktidarda iken söylemiş ve yapmıştır. O yüzden çok kaale almama taraftarıyım. Ne de olsa önümüzde seçim var diye herkes her yol mübaha gidiyor.
Ben savunma sanayinin bu ivmeden aşağı yönlü düşeceğini sanmıyorum. Hatta iktidar değişikliğinde bazı kritik yaptırımların kalkabileceğini ve bunun da bir şekilde bize faydası olabileceğini düşünüyorum.

Kullanıcı avatarı
Tyras
Süvariler
Mesajlar: 1313
Kayıt: 18 Haz 2014, 00:21
Yaş:

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen Tyras »

Konu epey dağıldı. Siyasete epey giriyorum, ama her iki tarafı da eleştirdiğim için sorun olmaz sanıyorum. Bu mesajı yazdıktan sonra genele yazacak çok şey olmayacak, isteyenler özel mesajdan sorabilir, başlığı daha fazla siyasetle sabote etmeyelim :)

İktidar partisinin köktencilerinin neo-Osmanlı dediğimiz "İslami bir küresel süpergüç yaratma" hayali olduğu bir sır değil.

Bu açıdan yıllardır Türk milletine, "siz kurucu unsur değil, onlarca İslam milletinden sadece birisiniz, milletini öncelemek, diğer milletlere karşı ırkçılıktır,-yabaniliktir, biz evrensel/emperyal bir hedefin peşindeyiz sizin vizyonunuz buna yetmiyor," tarzında aşağılayıcı bir yaklaşımları olduğu, bu yaklaşımı da tüm cumhuriyet karşıtı sosyolojik gruplarla bağ kurmak, oy devşirmek için kullandıkları bir siyasi gerçek.

Bu durumda, hedefleri TSK'yı, silah sanayiini yok etmek değil, kendi yeşil kuşak hedefleri doğrultusunda dönüştürmek idi.

Bu dönemde iktidarın savunma sanayii'ne aşırı sarılması da, son 5 yılda ülkede iyi giden başka birşey olmaması sebepli biraz da. Savunma sanayiini bu kadar göz önünde tutmak da sakat bir yaklaşım ayrıca.

Geçmişe dönersek 2010'lara kadar savunma sanayii dediğimiz, lisans altı üretimin ağırlıklı olduğu, yurtdışı işbirliği modeliyle yaşayan, bu anlamda yurtdışından da tepki almayan bir oluşumdu. Savunma sanayimiz yok değildi, bizi bugünlere getiren birikim 2010'dan önce oluştu ama bir nevi dünya kamuoyunca "kontrol altında" görülen, güç dengelerini tek başına değiştiremeyecek bir oluşumdu.

Bugün Türk savunma sanayii bölgemizde stratejik rekabette ayakta kalabilmemizi sağlayan yegane şey. Senato raporlarında, dünyaca ünlü basın kuruluşlarının sipariş manşetlerinde, " bölgesel istikrarı bozduğu" gerekçesiyle artık alenen savunma sanayiimiz hedef alınıyor.

Bu saatten sonra savunma sanayiini savunmanın siyasi bir bedeli var. Çoğu zaman ekonomik duruma bahane olarak sunulsa da düşmanlık yapan "Dış güçler" söylemi, Savunma sanayii için artık somut bir gerçek.

Savunma sanayii, TSK'nın kendini savunması, TSK'nın başarısı Türk milletinin çıkarlarının savunulması demek. Türk milletini idare edecek iktidara aday olanların da peşinen "sarı öküzü kurda vermeyeceğim" diyebilmesi, millet nezdine bir sınavdır.

Yani ülkesinin kaynaklarını bize oranla 3-4 kata daha fazla silaha yatıran Miçotakis militarist sayılmaz, ama Türkiye'de savunma sanayiini kollayan "askeri diktatörlük peşinde koşuyor" damgası yer dünyadan kolaylıkla.

İyi ilişkiler adına yurtdışından gelen yönlendirmelerle hareket edemeyiz. Muhalefet gelince ilişkimiz düzelecek diye bakıyoruz da, muhalefet babasının oğlu mu bu adamların? Arka plandaki niyet ne? bunu kimse irdelemiyor.

Bugün 7/24 Cumhurbaşkanına sallayan mecraların, istediklerini alamadıkları halde, (ki istedikleri hiç milletin işine gelecek şeyler değil) ilk işi yeni yönetimin bir hayal kırıklığı olduğu, eğer sönük bir liderlik varsa yeni iktidarın hayali derin devletin maşası, güçlü bir lider figür varsa, diktatör eğilimli olduğu yazılıp çizilecek. Baskı/örtülü ambargo süreci sürecek.

Suriye meselesi deniyor. AB-ABD Sezar yaptırım yasasıyla, Esad rejimini hala hedef almıyor mu? ABD'nin kendisi de Suriye'de muhaliflere bir ton TOW füzesi göndermedi mi? İsrail-Mısır deniyor. İktidarın da bu ülkelerle normalleşme programı da mevcut. Öyleyse ne?

Yani arkada farklı bir motivasyon var. Oda terörün normalleştirilmesi/yurt dışı ayağının devletleştirilmesi sürecindeki koordinasyonu iki taraflı yürütmek. "Çözüm süreci 2" hazırlanıyor. Benim önsezim bu, öyle ki kadrolar da, söylemler de buna yönelik kurulmuş.

Mesela çözüm süreci öncesine dönelim. İlk propaganda TSK'nın terörle mücadeleye bilmem kaç milyar dolar harcadığı, (ilerizekalıların yaptıkları hesapta denizaltının yakıtından, askerin maaşına her şeyi içeren 30 yılın tüm savunma bütçesini toplamak) bu olmasa doğunun güllük gülistanlık refah içinde bir yer olacağı idi. Olmadı-tam aksi olanında yıkıldığı, yolların mayın tarlasına döndüğü bir süreç oldu.

O dönem savunma sanayii değil, TSK'nın kendisi hedef alınıyordu. İkinci etapta aslında BTÖ düşman değil, TSK ve "derin devletin" zulmü ile bu noktaya gelindi propagandası yoğunlaştırılıp, çözüm süreci başladı ve oluşan zaafiyet Sur-Cizre-Yüksekova-Varto-İdil-Silopi-Dargeçit şehir merkezlerinde askerimizin-polisimizin canını dişine takıp, can verip fedakarca savaşmasıyla ancak lehimize bitti.

Ülke içinde yaşanan bütün yıkım yine devlet imkanları seferber edilerek toparlanabildi. Yani bedelini yine bizler ödedik. Ne müsebbipleri, ne de projenin ulusal/uluslararası ayağı.

Devletimiz büyüktür, bakın bütün yıkılan ilçeleri geri inşa etti desek de, yurtdışından kısa vadeli ve yüksek faizli borçla kendini döndüren ekonomimizi ayakta tutan, her gün yapılanların sonuçları ile yüzleşen biziz. Devlete de gökten para yağmıyor. Bu yıkıma sebep olanlar da sorumluluk almıyor.

Sorumluluk yok, hesap soran yok, öyleyse neden ikinci kez denenmesin değil mi?

Yani siyasi sebepli zaafiyetler, darbeler, komplolar, savaşlar yaşanmaz/olmaz işler değil. İktidar döneminde zaafiyet yaşandı gördük, komşularımızda iç savaş yaşandı gördük, konvansiyonel savaş yaşandı gördük, ülkemizde darbe girişimi yaşandı gördük.

Lakin "çözüm süreci bir ihanet sürecidir" diyen muhalefet çoktan tasfiye edildi ve AB'den ithal söylemlerle, sizin çözümünüz zayıftı biz daha fazlasını yapacağız, ancak öyle "barış" gelecek diyen bir muhalefet oluşturuldu.

Şimdi ana muhalefet içine sızmış etnikçilerin global vizyonu post-modern sol kılıfıyla, siyasi bir hamle olarak HDP üzerinden cumhuriyet düşmanı sosyolojiye ulaşmak, bu alanda iktidar partisi ile rekabet edebilmek için, HDP'yi "terör bağını koparsın koparmasın" normalleştirmek. Projenin uluslararası ayağı ile birebir aynı.

Sürekli "Demirtaş neden içeride Allah aşkına?" diye soran bir insan, onu "siyasi mahkum" olarak gören bir yaklaşım, en kökeninde "bölücü terörü suç olarak görmemek" suyuna girmiştir ve önü kesilmezse işin sonu yeniden oluşacak zaafiyetlerdir.

2010'lara olsa bu durum sadece TSK'yı vururdu, çünkü savunma sanayii göz önünde değildi. Şimdi hem TSK'yı hem Savunma sanayiini vurur.

Ana muhalefetin hala bu yaklaşımı-bu yaklaşımdaki kadroları değiştirme şansı var, yok değil. Ama kayda değer bir kamuoyu baskısı oluşmadığı-yapılanlar makul bir siyasi hamle olarak addedilip görmezden gelindiği, uluslararası destek vatansever hassasiyetlerden daha değerli bir politik araç görüldüğü için yola böyle devam edecekler.

Plan-proje var, kadro var. Sadece güçleri bu işe yetecek mi, bu belli olacak.

Geleneksel muhalefet seçmeninden+iktidarın çöken ekonomik vizyonundan kaçan tepkililerden aldıkları oyla, biz bu kadrolarla-bu söylemlerle kazandık, halk bizim projelerimizi destekliyor diyerek azınlık/uç-sol ajandalarını işleme koymaya çalışacaklar.

Kimisi "yok canım olur mu öyle şey" diyor. Kimisi "ama iktidar da aynısını yaptı " diyor. Biz ise hep başa sarıyor, yerimizde sayıyoruz.

Bir şansımız varsa, oda ittifaklar sayesinde oluşan çeşitlilik. Hangi ittifak kazanırsa kazansın. En azından, çözüm süreci 2 girişimine fren rolü üstlenecek partilere yönelmek yoluyla yeni iktidarlara mesaj verilebilir.

Yutalım veya yırtıp atalım, acı reçetemiz budur.

SametKomurcu
Üye
Mesajlar: 156
Kayıt: 18 Ara 2021, 01:42
Yaş: 22

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri

Mesaj gönderen SametKomurcu »




Cevapla