ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Türk ve Dünya Savunma Sanayii ile ilgili genel konular, tartışmalar, haberler, görüşleriniz...
Volkan2000
Üye
Mesajlar: 151
Kayıt: 22 Mar 2022, 15:25
Yaş: 22

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Volkan2000 »

Sınırları korumak çok önemlidir daha ülkeye girmeden göçmenleri caydırmak en kolay ucuz dertsiz mücadele şeklidir ama asıl caydırıcı önleyici düzeltici çaba ülkeye girmiş olanlarla mücadele önemleridir. Eskiden Amerika ya insanlar gemiden atlayıp yüzerek çıkardı karaya ayak bastıktan sonra kalabalığa karışır yaşar giderdi ama şimdi ABD öyle iç önlemler geliştirdi ki gemiden atlayan kişi eğer bir tanıdığı varsa rezil kepaze belki biraz idare eder ama bir başına ise ancak sokakta yaşayan homeless olur telefon kullanamaz taksiye binemez uber bile kullanamazsın ev kiralayamaz en basit işte bile çalışamazsın. Artık kimse ABD ye kaçak gelin diye öneremiyor sürünür çünkü ve en sonunda yakalanıp sınır dışı edilir. Tüm gelişmiş ülkeler böyle ama onlarda bir nebze şimdilik mültecilik ahlakına saygı var oradan kurtarıyor göçmenler. Eğer niyet olsa Türkiye de ABD den bile daha sıkı kontrollü bir ülkedir bu anlamda. Bir göçmen kaçak göçek belki İstanbul'da yardımla bir kaçı idare edebilir ama mesela Sakarya da Antalya da Mersin de dakikada yakalanır daha küçük şehirlere zaten daha ayak basar basmaz seni sokakta fark eder devlet. Türkiye de otobüse biniyorsun TC istiyor Metro kartı için TC istiyor şehirden şehire seyahat etsen zaten bilet alamazsın tut ki aldın yolda illa polis çeviriyor. İş yerlerine yabancı alma aldıysan bana bildir dedim mi bu ülkede vergi bile ödemeyen en üç kağıtçı bile yabancı çalıştırmaya cesaret edemez. Ev kiralayamazsın yönetici ispiyonlar muhtar haber alır polis haber alır binde bire iner kaçak göçek yaşayabilenler. Devletin niyeti olsun bu ülkeye giren nasıl kaçacağını şaşırır bırak girmeyi. Burası Avrupa da değil mülteciyim dedim mi elimiz kolumuz bağlansın sınıra götürür geri yollarız. Niyet olsun bu ülkedeki bütün kaçaklar kayıtsızlar yakalanır yada kendileri yılar burayı terk eder yüzde bire iner rakamları o kadarı da olsun zaten. Ben lüks sitede oturuyorum kaç kere kapı kapı polis site yönetiminden adamlar eşliğinde kimlik kontrolü yaptı. Bu ülkenin polisinden niyet oldummu teröristler mafyalar kaçamıyor mültecimi kaçacak

Kullanıcı avatarı
baryshx
Üye
Mesajlar: 305
Kayıt: 20 Kas 2021, 23:17
Konum: Eskişehir
Yaş: 41

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen baryshx »

Bu hükümette mültecilerin, kaçakların ve afgan/paki ve ışidli dinci teröristlerin ev tutma, çalışma, tedavi olma v.b. şeylerini engelleme düşüncesi yok. Ayrıca, sınır dışı etme gibi bir niyetide olmadığına göre?!

Hükümetin değişmesini bekleyeceğiz.

kabardey
Akıncılar
Mesajlar: 6898
Kayıt: 15 Tem 2012, 18:06
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen kabardey »

Forum ahalisinden özür diliyorum ama daha başka türlü bir ifade bulamadım. Adamlar bizimle ta.ak geçiyor. Koskoca devlette de bir kişi çıkıp da, ne olur demiyor. Rezilliğin dibindeyiz.


Neferian
Üye
Mesajlar: 24
Kayıt: 27 Eyl 2020, 22:54
Konum: İstanbul
Yaş: 27

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Neferian »

Aslında Mit mesajın altına güzel bir emoji bıraksa güzel cevap olur.

KARACI
Süvariler
Mesajlar: 159
Kayıt: 15 Tem 2021, 18:32
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen KARACI »

Şu durumda da mi biz rezil olduk şimdi, pes !

Antares
Süvariler
Mesajlar: 1886
Kayıt: 03 Kas 2015, 00:06
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Antares »

KARACI yazdı: 25 Tem 2022, 19:55 Şu durumda da mi biz rezil olduk şimdi, pes !
Bunları dünyanın gözüne sokmazsak reziliz aslında. Gerçi takan kim ama bir argümanımızın olduğu belli olsun. Kendi muhalefetlerine malzeme verelim. Kendi insanının aklına o soru işaretini sokalım.

trakya_forever
Süvariler
Mesajlar: 2657
Kayıt: 25 Ağu 2015, 13:41
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen trakya_forever »

Bu sillik bayagi ünlüydü. Teror orgutunun kafadaki militanlarindandi. Vurulmasinlar diye pek yalniz gezmiyor bunlar yanlarinda coniler oluyor genelde. Acaba diyorum aracta coni vardi da o da mi ket oldu? Bayagi bir kuyruk acisi var cunku belli.

KARACI
Süvariler
Mesajlar: 159
Kayıt: 15 Tem 2021, 18:32
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen KARACI »

Gün asiri en tepeden asagiya dogru bu konudan bahsediliyor. Bizzat amerikan baskaninin yuzune "buradaki teroru siz besliyorsunuz" deniliyor, ustune bir de tuttugumuzu vuruyoruz yine gun asiri. Bu is anlatmayla, ispatlarla falan olacak olsaydi bin kere olurdu, hersey ortada. Halklar diyorsunuz, konu zaten o insanlara bunlari "ozgurluk savascisi" olarak tanitan gucle, bu twiti atanin ayni tarafta olmasi.

Antares
Süvariler
Mesajlar: 1886
Kayıt: 03 Kas 2015, 00:06
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Antares »

KARACI yazdı: 25 Tem 2022, 21:24 Gün asiri en tepeden asagiya dogru bu konudan bahsediliyor. Bizzat amerikan baskaninin yuzune "buradaki teroru siz besliyorsunuz" deniliyor, ustune bir de tuttugumuzu vuruyoruz yine gun asiri. Bu is anlatmayla, ispatlarla falan olacak olsaydi bin kere olurdu, hersey ortada. Halklar diyorsunuz, konu zaten o insanlara bunlari "ozgurluk savascisi" olarak tanitan gucle, bu twiti atanin ayni tarafta olmasi.
Her zaman masa başında ve propaganda da zayıf kaldık. Size açıkça şunu söyleyebilirim. Konuyu özümseyip özetini çekme konusunda dünyada sonuncu olabiliriz. Bu kıvrak zeka ile (!) propaganda yapılamaz! O deniliyor, bu deniliyor diyorsunuz ama sadece tweeter ve resmi kanallarla. Bu şekilde olmaz. Olmuyor da.

Çok yazdım sildim. Ama şöyle diyeyim ver yetkiyi gör etkiyi. :)

Tulga
Süvariler
Mesajlar: 639
Kayıt: 11 Eki 2016, 08:16
Yaş: 40

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Tulga »

Suriye'ye yapılacak olası harekatı, diğer harekatlardan ayıran bir durum var. Daha öncekiler güney bölgelerine ilk giriş ve alan tutma, terör devleti kurulumunu engellemeye yönelikti. Şuanda ise eksik kalan parçaların alınması ile kesintisiz bir hakim bölge hedefi var.

İşte bu durum tüm Arap ülkelerini, Abd'yi ve AB'yi korkutmakta. Yıllardır bu ülkelerin bu bölge için sahip olduğu terör devleti kurma ajandası yanında ilk defa Türkiye kendi ajandasındaki planı devreye sokmuş ve hatırı sayılır ilerleme kaydetmekte. Bunun eş eksenli benzeri K.Irak'ta uygulanmakta. Ajanda'nın adı İdlib-Musul hattı. Anadolu'nun bekasının başladığı alanlar. Burası güvenli olursa Türkiye tüm dikkatini Batı'ya ( Kıbrıs, Adalar Denizi, D.Akdeniz sondaj aramaları ve Yunanistan ) verecek.

Türkiye için her kazanım Batı için bir kayıptır. Sonraki sorunla ilgilenmesi için Türkiye'ye fırsattır. Sen haklı da olsan senin kazanımların ile çıkar çatışması olan bir güruh var karşında. Propaganda da yapsan, belge ve delil de ortaya koysan Stoltenberg gibi liyakatli görev adamları harici eşit muamele göremezsin. Sahip olduğun eskiye dayalı antlaşmalar bile şuan rahatsızlık vermekte. Kaos her yanı sarmış durumda. Yenilenmeye ihtiyaç duyan dünya yönetimi bunu demokratik yolla değil savaşla yapmak istiyor. Yani orman kanunu. 2. Dünya Savaşı gibi. Kim ayakta kalırsa onlar söz sahibi olacak. Bu yüzden herkes avantaj sağlayacak ama başka ülkelere sorun teşkil edecek konuları kendi kontrolünde kullanmanın derdinde. Daha Abd'nin bize yaptığı birşey değil. Olaylar ve durumlar ilerledikçe şiddetini arttırarak devam edeceklerdir. Taaa ki tüm dünyanın savasarak harap ve bitap düşeceği zamana kadar. Savaş sonunda ayakta isek bugünün Fransa'sı kıvamında kabul göreceğiz dünyada. Buraları aldım, buralar da yetki alanlarım dediğin yerler de kabul edilecek. Uluslararası örgütlerde de söz hakkın olacak. Bugünden çok daha fazla taraftarın ve destekleyicin olacak. Ama ayakta kalırsan.

Yok eğer ki düşersen onun da planı zaten 100 sene önceden hazırdı...

Kullanıcı avatarı
Tyras
Süvariler
Mesajlar: 1313
Kayıt: 18 Haz 2014, 00:21
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Tyras »

Arkadaşlar İran konusunda yanlış bir intiba içindesiniz.

Bakın ABD-Afganistan ile savaştı. Savaşırken bize sordu mu? Hayır. Biz karşı çıksak savaşmayacak mıydı? Hayır Peki bize sınır olmamamıza rağmen mülteci geldi mi? Evet.

ABD Irak'a saldırırken bize sordu mu? Evet. Biz karşı çıktık diye savaşmaktan vazgeçti mi? Hayır. Bize mülteci geldi mi? Evet.

ABD Suriye'ye direk saldırdı mı? Hayır. Biz saldrımasını destekledik mi? Evet. Biz Esad tarafını desteklesek, aman orayı karıştırmayalım mülteci akını olur der miydi? Hayır. Bize mülteci geldi mi ? Fazlasıyla.

Şimdi aynı denklemi İran için kuralım.

-ABD İran'a direk saldıracak mı? sadece içini mi karıştıracak?

-Bizim ABD planını desteklememiz-desteklememiz ne kadar değişiklik yaratacak?

-Her iki senaryoda ne kadar mülteci gelecek.

-ABD saldırısı sonrası yönetimin Türkiye tutumu nasıl olacak? Ne kadar geleceğimiz içim belirleyici olacak?

Şimdi bu başlıkları inceleyelim.

Önce mülteci başlığını matematiksel olarak denklemden çıkartalım. Çünkü savaşın çıktığı neredeyse her senaryoda benzer sonuç ortaya çıkacak ve savaşın başlayıp başlamaması sadece bize sorulacak, bize bağlı bir durum değil.

Suriye'deki karışıklık en başta etnik temelli değildi. Yani Başkent Şam'da da Esad'la 6-7 sene savaşacak kadar muhalif vardı. Şimdi ABD İran'ı karıştıracak olsa, azınlıklara güvenip işe koyulabilir mi? Bunun yanıtı hayır. Zira ülkenin köşe kenar kesimlerinde Ahvaz, Tebriz, Kermanşah/Urmiye, Çevbahar gibi, azınlıkların yoğun olduğu bölgelerde isyan çıkarsa, bu ancak Tahran, İsfahan gibi merkezi kısımdaki halkı kenetler, ve ordu imkanlarıyla bu ayaklanmalar bastırılır. Bu İran içinde, ABD içinde, azınlıklar içinde görülebilir bir durum.

Bu durum elbet İran'ı askeri olarak yorar, fakat bu senaryoda İran nükleer güç olma hedefinde geri adım atar mı? hayır, aksine daha da kızgın ve uzlaşmaz hale dönüşür.

Bu ABD'nin de almak isteyeceği bir risk değil.

Bu yüzden ABD, İran'a saldırma kararı alırsa, bu ancak ABD ordusunun eliyle, Irak harekatı benzeri güçlü bir koalisyon harekatıyla olur. Öyle Suriye gibi karıştır bırak gibi bir durum istenmez, zira petrol/gaz gelirleri İran'ın geri toparlanmasına er geç yeter.

Peki harekat sonrası?

ABD'de bir İran lobisi mevcut. Şah döneminden yöneticiler ve sonrasında mollalardan kaçmak zorunda kalan muhaliflerden oluşuyor. Eğer İran rejimi devrilirse bu kesim ciddi söz sahibi olacak. Bunun yanında Kürt lobisi de çalışıyor.

Ama ABD'nin Güney Azerbaycan Türkleri özelinde bir çalışması planı, temsilcisi yok. Onlar olası bir karışıklıkta, İran'ın bir parçası olarak veya İran'dan koparak ayakta kalacaklarsa tek güvenceleri Türkiye ve Azerbaycan olacak.

Şimdi bu durumun yarattığı iki risk var.

1- Yönetimi değiştirirken, Azerbaycan Türklerini rejim tarafına itip, sonrasında rejim destekçisi oldukları bahanesiyle cezalandırma girişimi.
2- Bu durumda Türkiye-Azerbaycan devreye girerse, ABD'nin yeni İran yönetimi ile Türkiye arasında gerginliği istediği zaman arttırma lüksü.

Üstelik bu yönetim, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki coğrafi bölünmüşlüğü, İran'ın gaz-petrol kozunu, Türkiye'deki BTÖ tabanını daha aktif kullanıp bize uzun zaman boyunca ciddi zararlar verebilir kapasitede olacaktır.

Şimdi bu senaryoda Türkiye ve Azerbaycan'ın yapması gereken bellidir. Eğer ABD bir harekat başlatırsa, Türkiye ve Azerbaycan Tebriz-Gilan bölgesine hızlıca girmek üzere planlarımız hazır olmalıdır.

Bu durumda ben kendim için önemli olanı koruma altına aldım, geri kalanı ne yaparsan yap denilir.

Bundan sonra kurulacak İran hükümeti bizle iyi olsun veya isterse kötü olsun, Hazar'a ulaşan Türkiye-Azerbaycan birliği coğrafi/ekonomik olarak her daim avantajlı konumda olacaktır.

Onlarda zararlarına olacak bir düşmanlığı ilelebet sürdüremeyeceklerdir.

Bununla beraber, bu senaryoda ileri harekatımız sayesinde Güney Azerbaycan Türkleri mültecileşmeyecek, diğer milletlerden gelecek mülteci yükünün üstüne binmeyecektir.

İran'ı karıştıralım mı ? kesinlikle Hayır.
İran'a karşı tek başımıza işgal planları kuralım mı? kesinlikle Hayır
Ama İran'a karşı başarılı olacağı belli olan ABD merkezli güçlü bir koalisyon saldırısı olursa, kendi çıkarlarımız korumak adına "bölgesel olarak" müdahil olmalı mıyız? Kesinlikle Evet.

Türkiye'nin olası İran krizini uzun vadede yönetebileceği en iyi yol budur. Benim öngörülerim bu şekilde.

Türkiye Irak'taki harekata dahil olsa oradaki meşruiyeti daha yüksek olurdu. Ama bir yan etki olarak, özellikle islami kesimde "Amerika'nın emir eri" imajı güçlenir, Türkiye radikal İslamcı terörün daima hedef tahtasında olurdu.

Lakin İran'a bölgesel müdahale, hem halkın Azerbaycan Türkü olması, hem zaten İran'ın zaten akım İslamcı kesimde mezhebine mensup olanlar dışında etkisinin olmaması düşünülürse böyle bir etki yaratmaz.

Yahu o kadar gücümüz var da Şam'a neden ilerlemiyoruz, öyleyse önce Suriye sorununu çözelim derseniz. Oranın denklemi farklı. Arap birliği, İsrail, Rusya, İran herkes için farklı mücadele alanı Suriye.

Esad devreden çıksa da, Arap birliğinin vazgeçmek isteyebileceği bir yer değil. Yahudilerin vadedilmiş topraklarının bir kısmı, Rusya'nın Doğu Akdenizde girebildiği tek limanı. ABD için İsrail'in güvenliğinin ön cephesi ve ortadoğu enerji hatlarının Akdeniz'e açılmasının potansiyel alanı.

Oysa Tebriz, İran yenilip aradan çıktıktan sonra ne Arap birliği gibi kalabalık bir yapının, ne İsrail/ABD'nin, ne Rusya'nın söz söylemeye yetkisinin olmayacağı tarihi bir Türk yurdu.

Bu nedenle kendimizi Suriye'de olduğu gibi, "Meksika çıkmazı" içinde bulma ihtimalimiz çok daha az.
En son Tyras tarafından 26 Tem 2022, 16:22 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Tulga
Süvariler
Mesajlar: 639
Kayıt: 11 Eki 2016, 08:16
Yaş: 40

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Tulga »

Tyras yazdı: 26 Tem 2022, 15:24 Şimdi bu senaryoda Türkiye ve Azerbaycan'ın yapması gereken bellidir. Eğer ABD bir harekat başlatırsa, Türkiye ve Azerbaycan Tebriz-Gilan bölgesine hızlıca girmek üzere planlarımız hazır olmalıdır.

Bu durumda ben kendim için önemli olanı koruma altına aldım, geri kalanı ne yaparsan yap denilir.

Bundan sonra kurulacak İran hükümeti bizle iyi olsun veya kötü olsun, Hazar'a ulaşan Türkiye-Azerbaycan birliği coğrafi/ekonomik olarak avantajlı konumda olacaktır.

Onlarda zararlarına olacak bir düşmanlığı ilelebet sürdüremeyeceklerdir.

Bununla beraber, bu senaryoda ileri harekatımız sayesinde Güney Azerbaycan Türkleri mültecileşmeyecek, diğer milletlerden gelecek mülteci yükünün üstüne binmeyecektir.

İran'ı karıştıralım mı ? kesinlikle hayır
İran'a karşı tek başımıza işgal planları kuralım mı? kesinlikle hayır
Ama İran'a karşı başarılı olacağı belli olan ABD merkezli güçlü bir koalisyon saldırısı olursa, kendi çıkarlarımız korumak adına müdahil olmalı mıyız? Kesinlikle evet.

Benim öngörülerim bu şekilde.
Hocam 2011'de Suriye'de yapmamız gerekeni İran için yazmışsınız. Her durumda strateji aynı zaten. Sadece yanlış okuyup Rusya öncesi girmedik. Bizi bugüne getiren bu oldu. Suriye geçmişte kaldı. Öyle veya böyle birseyler olacaktır zaten. Lakin İran hususunda yukarıdaki düşünceye kesinlikle katılıyorum. Türkiye-Azerbaycan özelinde mutlak hayata geçirilmesi gereken bir husus. Sadece Türk coğrafyası ile sabit fiziki bağ kurmakla kalmayıp enerji ve Ticaret yolu olarak da hakim noktaya ulaşılır.

Sadece ufak bir sorun olabilir. O da bu hamleye Rusya ve Çin nasıl karşılık verir?

Kullanıcı avatarı
Tyras
Süvariler
Mesajlar: 1313
Kayıt: 18 Haz 2014, 00:21
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Tyras »

Tulga yazdı: 26 Tem 2022, 16:00 Hocam 2011'de Suriye'de yapmamız gerekeni İran için yazmışsınız. Her durumda strateji aynı zaten. Sadece yanlış okuyup Rusya öncesi girmedik. Bizi bugüne getiren bu oldu. Suriye geçmişte kaldı. Öyle veya böyle birseyler olacaktır zaten. Lakin İran hususunda yukarıdaki düşünceye kesinlikle katılıyorum. Türkiye-Azerbaycan özelinde mutlak hayata geçirilmesi gereken bir husus. Sadece Türk coğrafyası ile sabit fiziki bağ kurmakla kalmayıp enerji ve Ticaret yolu olarak da hakim noktaya ulaşılır.

Sadece ufak bir sorun olabilir. O da bu hamleye Rusya ve Çin nasıl karşılık verir?
Çin'in işine gelir. Kuşak yol projesi, ABD'nin deniz ablukası halinde Avrupa ve güzergah üzerindeki ülkeler ile ticarette karayolu alternatifi oluşturmak üzere kurulu.

-Rusya, yaptırımlar nedeniyle denklem dışı kaldı.
-İran olası bir harekatta denklem dışı kalacak.

Bu durumda bizim, Orta asya'ya çıkış yolumuz aynı zamanda Çin'in kuşak yol projesinin de tek bağlantı yolu olacaktır.

Rusya'nın tepkisi yakında tartılacak. Kazakistan, Azerbaycan üzerinden Avrupa'ya Rusya'dan bağımsız olarak gaz transferine küçük çapta başlayacak bu sene.

Eper Ukrayna'da daha fazla yorulurlarsa, bu durum gerçekleşir. Eskiden Rusya için ciddi bir felaket senaryosuydu bu, ve çok sert tepki vermeleri beklenebilirdi. Lakin Rusya zaten AB pazarını gözden çıkarmak zorunda bırakılacak gibi. Bunu da öngörüp, yeni bir kriz çıkarmak istemeyeceklerini umuyorum.

Bu transferler olağan bir akışa bindikten sonra Hazar'da bizim olmamız ile İran'ın olması, Rusya için çok fark etmeyecektir.

Fakat Rusya bu, her an herşeyi beklemek gerekir.

Tulga
Süvariler
Mesajlar: 639
Kayıt: 11 Eki 2016, 08:16
Yaş: 40

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Tulga »

Tyras yazdı: 26 Tem 2022, 16:13 Çin'in işine gelir. Kuşak yol projesi, ABD'nin deniz ablukası halinde Avrupa ve güzergah üzerindeki ülkeler ile ticarette karayolu alternatifi oluşturmak üzere kurulu.

-Rusya, yaptırımlar nedeniyle denklem dışı kaldı.
-İran olası bir harekatta denklem dışı kalacak.

Bu durumda bizim, Orta asya'ya çıkış yolumuz aynı zamanda Çin'in kuşak yol projesinin de tek bağlantı yolu olacaktır.

Rusya'nın tepkisi yakında tartılacak. Kazakistan, Azerbaycan üzerinden Avrupa'ya Rusya'dan bağımsız olarak gaz transferine küçük çapta başlayacak bu sene.

Eper Ukrayna'da daha fazla yorulurlarsa, bu durum gerçekleşir. Eskiden Rusya için ciddi bir felaket senaryosuydu bu, ve çok sert tepki vermeleri beklenebilirdi. Lakin Rusya zaten AB pazarını gözden çıkarmak zorunda bırakılacak gibi. Bunu da öngörüp, yeni bir kriz çıkarmak istemeyeceklerini umuyorum.

Bu transferler olağan bir akışa bindikten sonra Hazar'da bizim olmamız ile İran'ın olması, Rusya için çok fark etmeyecektir.

Fakat Rusya bu, her an herşeyi beklemek gerekir.
Hocam Rusya özelinde söylediklerinize katılıyorum. Benim asıl sorun gördüğüm Çin'in, kuşak yol üzerinde birbirine bağlı Türk Devletleri varlığı kabul edilebilir olur mu? Tarih boyunca istemeyeceği bir durum Abd tehdidi yüzünden 2. Plana atılarak kabul görür mü? Ben Çin'in Türkiye yerine mevcut yapısıyla İran kontrolünü ve tampon devlet varlığını tercih eder diye düşünmüştüm.

Bahsi geçen durumlar gerçeğe dönerse, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Türkiye'den oluşan ortak dil, din ve kültürün oluşturduğu bir birlik. İçerisinde Avrupa enerji hammaddelerini ve ulaşım ağını barındıran, 10 trilyon $'lık ticaret ağına karayolu, demiryolu bağlantısı olan, buradan kazanılan paralarla ortak savunma harcamaları yapan, ordularının donatımını ve eğitimini kendi aralarında yapabilen bir birlik.

karli
Süvariler
Mesajlar: 1128
Kayıt: 29 Kas 2015, 16:47
Konum: Ankara
Yaş: 41

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen karli »

Tyras yazdı: 26 Tem 2022, 16:13 Çin'in işine gelir. Kuşak yol projesi, ABD'nin deniz ablukası halinde Avrupa ve güzergah üzerindeki ülkeler ile ticarette karayolu alternatifi oluşturmak üzere kurulu.

-Rusya, yaptırımlar nedeniyle denklem dışı kaldı.
-İran olası bir harekatta denklem dışı kalacak.

Bu durumda bizim, Orta asya'ya çıkış yolumuz aynı zamanda Çin'in kuşak yol projesinin de tek bağlantı yolu olacaktır.

Rusya'nın tepkisi yakında tartılacak. Kazakistan, Azerbaycan üzerinden Avrupa'ya Rusya'dan bağımsız olarak gaz transferine küçük çapta başlayacak bu sene.

Eper Ukrayna'da daha fazla yorulurlarsa, bu durum gerçekleşir. Eskiden Rusya için ciddi bir felaket senaryosuydu bu, ve çok sert tepki vermeleri beklenebilirdi. Lakin Rusya zaten AB pazarını gözden çıkarmak zorunda bırakılacak gibi. Bunu da öngörüp, yeni bir kriz çıkarmak istemeyeceklerini umuyorum.

Bu transferler olağan bir akışa bindikten sonra Hazar'da bizim olmamız ile İran'ın olması, Rusya için çok fark etmeyecektir.

Fakat Rusya bu, her an herşeyi beklemek gerekir.
Azizim o konuda çekincelerim var. Şöyleki Çin ve Orta Asya mevzusu çok hoşuma gitmiyor. Doğu Türkistan mevzusu ortada iken, Kırgızistan, Kazakistan coğrafyasını ne Çin, nede Rusya rahat bırakmaz. Hatta Rusya yıkılırsa, Çin orta asya da çok farklı bir politik arayışa girer. Sonuçlarında pek hayırlı olacağını düşünmüyorum.

Kullanıcı avatarı
Tyras
Süvariler
Mesajlar: 1313
Kayıt: 18 Haz 2014, 00:21
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Tyras »

karli yazdı: 26 Tem 2022, 17:09 Azizim o konuda çekincelerim var. Şöyleki Çin ve Orta Asya mevzusu çok hoşuma gitmiyor. Doğu Türkistan mevzusu ortada iken, Kırgızistan, Kazakistan coğrafyasını ne Çin, nede Rusya rahat bırakmaz. Hatta Rusya yıkılırsa, Çin orta asya da çok farklı bir politik arayışa girer. Sonuçlarında pek hayırlı olacağını düşünmüyorum.
Tulga yazdı: 26 Tem 2022, 16:29 Hocam Rusya özelinde söylediklerinize katılıyorum. Benim asıl sorun gördüğüm Çin'in, kuşak yol üzerinde birbirine bağlı Türk Devletleri varlığı kabul edilebilir olur mu? Tarih boyunca istemeyeceği bir durum Abd tehdidi yüzünden 2. Plana atılarak kabul görür mü? Ben Çin'in Türkiye yerine mevcut yapısıyla İran kontrolünü ve tampon devlet varlığını tercih eder diye düşünmüştüm.

Bahsi geçen durumlar gerçeğe dönerse, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Türkiye'den oluşan ortak dil, din ve kültürün oluşturduğu bir birlik. İçerisinde Avrupa enerji hammaddelerini ve ulaşım ağını barındıran, 10 trilyon $'lık ticaret ağına karayolu, demiryolu bağlantısı olan, buradan kazanılan paralarla ortak savunma harcamaları yapan, ordularının donatımını ve eğitimini kendi aralarında yapabilen bir birlik.
Çin tabii ki şuanki İran'ı bize tercih eder, ediyor da. Ama ABD İran'a müdahele ederse yeni kurulacak devlet yapısı Çin'le ortak çalışacak otonomiye kayda değer bir süre sahip olmayacak.

Çin'in hoşuna gidecek şey tabi ki bizim orada olmamız olmaz, daha az istenen seçenek olsa da, planladıkları ticaret yolunu ayakta tutan seçeneklerden birinin hala aktif kalmayı sürdürmesi olur.

Tabi kuşak yoldan tek fayda gören Çin'de değil, işin ABD'den daha bağımsız olmak isteyen AB ayağı da var, bunu da unutmamak gerekiyor.

Bunun dışında yayılmacılık elbette hoş karşılanan bir şey değil, ağır bedelleri olan bir olgu. Rusya ile de, Çin ile de, ABD ile de gerginlik yaşayabiliriz. Fakat bu gerginlik bir savaşa sebep olmadığı sürece, taraflar arasında oturulur, zamanla çözülür.

Biz Hazar'a doğru genişledik diye Çin 90'larda 2000'lerde 2010'larda saldırıp ilhak etmediği Kırgızistan'a saldıracak değil. Orada tamamen farklı güç dengeleri var. Hatta bu durum bizi beklenmedik biçimde Rusya'ya da yanaştırabilir.

Bunları safi, "vuralım, girelim" heyecanı ile söylemiyorum. Olmasını istemeyiz ama olursa hazırlıklı olmalıyız diye söylüyorum.

Türkiye için İran'a yapılacak saldırı, bizim için büyük bir krizin başlangıcı olur, oda ancak ne istediğini önceden bilerek ve istediğini sahada alıp güçlenerek sağ salim çıkabileceğimiz bir kriz.

Yoksa pasif kalarak, ne oradan gelecek mülteciden korunabiliriz, ne savaş sonrası oluşacak kukla rejimin düşmanlıklarından.

dum
Akıncılar
Mesajlar: 2731
Kayıt: 18 Tem 2012, 23:36
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen dum »

Zengezur koridorunu açmayı başarıp, arkasından Ermeni milliyetcilerin bu koridora müdahalesi üzerine koridorun güvenliğini fiilen saglarsak ;. İran zaten bu durumda rahat duramaz, ya azerbaycana ya zengezura müdahale eder.

E o zaman ya Allah bismillah gireriz. Ya da girmek için sebebimiz olur. Suriye'de de vardı ama giremedik.açıkçası yemedi. Hele ki İran'a girmek için herşeyden evvel dünyaya milliyetçi bir gözlükle bakan iktidar lazım.

kabardey
Akıncılar
Mesajlar: 6898
Kayıt: 15 Tem 2012, 18:06
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen kabardey »

dum yazdı: 26 Tem 2022, 20:32 Suriye'de de vardı ama giremedik. açıkçası yemedi.
Suriye iç savaşındaki, Türkiye'nin ilk dönemdeki özeti. :)

Kullanıcı avatarı
Tyras
Süvariler
Mesajlar: 1313
Kayıt: 18 Haz 2014, 00:21
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Tyras »

dum yazdı: 26 Tem 2022, 20:32 Zengezur koridorunu açmayı başarıp, arkasından Ermeni milliyetcilerin bu koridora müdahalesi üzerine koridorun güvenliğini fiilen saglarsak ;. İran zaten bu durumda rahat duramaz, ya azerbaycana ya zengezura müdahale eder.

E o zaman ya Allah bismillah gireriz. Ya da girmek için sebebimiz olur. Suriye'de de vardı ama giremedik.açıkçası yemedi. Hele ki İran'a girmek için herşeyden evvel dünyaya milliyetçi bir gözlükle bakan iktidar lazım.
Girmek için sebep edinmenin tam aksine, İran'la kafa kafaya karşılaşmamaya çabalamalı, bunun diplomatik yollarını aramalıyız. Ki fiiliyatta da bunu yaptığımız için suçlu ilan ediliyoruz.

Eğer ideal bir NATO/Türkiye/ABD birlikteliği olsa dediğiniz gibi hareket edilebilirdi, ama arkamızda bölücü terör örgüt'ya taziye veren bir ABD, Yunan gibi bir bizi boş anımızda vurma fantazileri kuran bir "komşi" varken, İran'la çatışmamızı "müttefiklerimiz" ancak kahkahalar ile izlerler.

Ancak ABD işe ağırlığını koyup topyekün bir harekat başlatacaksa, bölgenin geleceğinde söz sahibi olmak adına harekete geçilmeli. Bu harekatı yapabilecek kapasiteye erişmek adına da askeri yatırım planlamamız olmalı.

Yoksa biz fedakarca savaşıp "Ortadoğunun öcü adamı" İran'ı yendik diye Batı bloğu tarafından kahramanlaştırılacak değiliz. Hatta, belki diyerek ihtimale dökmeye bile gerek yok, yeni "kötü adam" biz ilan edileceğiz. Bunu az çok "özgür" batı medyası takip eden herkes anlayabilir.

Bu geçiş sürecinde, olan kurşunumuzu tek düşmana harcarsak, kalanıyla başetmeke zaafiyet yaşarız.

dum
Akıncılar
Mesajlar: 2731
Kayıt: 18 Tem 2012, 23:36
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen dum »

Amaç cici çocuk olmak değil. Amaç enerji kaynak ve koridoru ile çin ticaret yollarına hakim olmak. Oğuz Türklerini birleştirmek.

Bu milli bir hedef. NATO ile batı ile alakası yok. Açıkçası nüfusu k.azbcn/g.azbcn/k.suriye/k.ırak ve Türkiye olarak 140/150 milyon olan bir birliğe kavuşmak , kendine yeterli enerjiye sahip olan ve hatta ihraç eden , bilumum enerji ve ticaret yollarina hakim olmaya değer. Kötü çocuk ilan ederlerse etsinler. Biz de onları seviyor değiliz.

commandos
Süvariler
Mesajlar: 281
Kayıt: 22 Tem 2012, 14:07
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen commandos »

Ki buna nispeten gücü zayıflayan Rusya’ya rağmen Türkmenistan, Kazakistan ve Kırgızistanı da bi şekilde entegre edebilmek. (birlik babında)

Kullanıcı avatarı
Tyras
Süvariler
Mesajlar: 1313
Kayıt: 18 Haz 2014, 00:21
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Tyras »

dum yazdı: 27 Tem 2022, 18:38 Amaç cici çocuk olmak değil. Amaç enerji kaynak ve koridoru ile çin ticaret yollarına hakim olmak. Oğuz Türklerini birleştirmek.

Bu milli bir hedef. NATO ile batı ile alakası yok. Açıkçası nüfusu k.azbcn/g.azbcn/k.suriye/k.ırak ve Türkiye olarak 140/150 milyon olan bir birliğe kavuşmak , kendine yeterli enerjiye sahip olan ve hatta ihraç eden , bilumum enerji ve ticaret yollarina hakim olmaya değer. Kötü çocuk ilan ederlerse etsinler. Biz de onları seviyor değiliz.
İran'ın en önemli silahı coğrafyası. Bir harekat esnasında İran'ın coğrafi derinliğine takılıp zor duruma düşmemek için güneyden de birilerinin bizimle eş zamanlı olarak saldırıyor olması lazım ki, olay bir pirus zaferine dönüşmesin. Diğer cephelerimizde güvenlik zaafiyeti oluşmasın.

İran'ın Pakistan'a Hürmüz boğazına yakın şehirleri bizden 2000km ötedeler. Oralara harekat yapmasan, sürekli yeni saldırı altında kalacaksın, ezilmedikçe tekrar tekrar saldırı başlatacaklar, savaş, yıpratıcı ve kalıcı hale gelecek. Yapsan ateş gücünü düşman dolu bir coğrafyada 2000 km öteye taşımak olağanüstü bir lojistik zorluk.

Gerçekçi olmak durumundayız. Biz Kuzey'de kendi hedeflerimiz ilerlerken, birilerinin ya Güney'de güçlerini bölüp, en azından oyalıyor olması gerekir(çok düşük ihtimal Suud yerel müttefikleri ile bu işe kalkışabilir*) yada direk ABD'nin ezici darbe vurması herşeyi daha da kolaylaştırır.

Tulga
Süvariler
Mesajlar: 639
Kayıt: 11 Eki 2016, 08:16
Yaş: 40

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Tulga »

Bizim İran derinliklerine Yunanistan derinliklerine gitme gibi bir planımız yok. Olmamalı da zaten. Anadolu ve deniz yetki alanlarımızı korumak hedefindeyiz. Anadolu'nun doğal korunma coğrafi uzantısı olan alanlar bugün malesef sınırlarımız dahilinde değil. Bu nedenle Irak, Suriye, İran, Ermenistan, Gürcistan'a yönelik bir harekat bir savaş bir saldırı bizim dışımızda olursa kendi sınırlarımız dışında belirli tampon bölgeler ile güvenli askeri alanların hakimiyeti şart. Yapabileceğimiz haklı müdahale bundan ibarettir ve yeterlidir. Bize mi kaldı İran'ı bitirmek. Kim istiyorsa bitirsin. Ama olası bir harekatta mutlak surette Urumiye ve Tebriz'de tampon bölge oluşturulmalı. Bölge halkı zaten İran türkü. SMO benzeri yapılanma ile tampon bölge hakimiyeti kurulur. Aynısı Irak'ta da yapılmalı.

Irak aleni bir biçimde Kuzey bölgesini terör örgütüne bırakmış durumda. Bunda biraz hükümet içerisinde yer alan İran yanlısı Şii grupların da etkisi var. Ne zaman ki Türkiye harekat veya operasyona niyetlendiğinde Irak milliyetçi oluveriyor. O yüzden Türkmen silahlı grupları çok geçmeden oluşturulmalı. Sincar, Dohuk, Tel-Afer, Musul-Başika bölümü ve Mahmur Kampı ile çevresinin oluşturduğu Türkmeneli bölgesel yönetimi kurulmalı. Doğusunda KDP Barzani yönetimi akıllı ise birlikte güzel güzel bölge yönetilir. İran Sınırı her iki yönetim ortaklığı ile korunur, ticari ve ekonomik kalkınmaya iki yönetim de dahil edilir. Ben Gürcistan'a bir daha Rus saldırısı olursa mesela tampon bölge oluşturma taraftariyim. Özellikle de Azerbaycan tarafından Türkiye bağlantısı sağlayabilen Gürcü toprakları şeklinde. Sebep ise Bakü-Tiflis-Kars demiryolu ve Ticaret hattı, Tanap petrol boru hattı güvenliği.

Bu şekilde ilerlemek yeterli ve düşük maliyetlidir. Niye girelim ki taaa en sonuna ülkelerin. Bizi sınır ötesinde belirli güvenlik alanları ilgilendirmeli.

Kullanıcı avatarı
Tyras
Süvariler
Mesajlar: 1313
Kayıt: 18 Haz 2014, 00:21
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Tyras »

Tulga yazdı: 27 Tem 2022, 21:17 Bizim İran derinliklerine Yunanistan derinliklerine gitme gibi bir planımız yok. Olmamalı da zaten. Anadolu ve deniz yetki alanlarımızı korumak hedefindeyiz. Anadolu'nun doğal korunma coğrafi uzantısı olan alanlar bugün malesef sınırlarımız dahilinde değil. Bu nedenle Irak, Suriye, İran, Ermenistan, Gürcistan'a yönelik bir harekat bir savaş bir saldırı bizim dışımızda olursa kendi sınırlarımız dışında belirli tampon bölgeler ile güvenli askeri alanların hakimiyeti şart. Yapabileceğimiz haklı müdahale bundan ibarettir ve yeterlidir. Bize mi kaldı İran'ı bitirmek. Kim istiyorsa bitirsin. Ama olası bir harekatta mutlak surette Urumiye ve Tebriz'de tampon bölge oluşturulmalı. Bölge halkı zaten İran türkü. SMO benzeri yapılanma ile tampon bölge hakimiyeti kurulur. Aynısı Irak'ta da yapılmalı.

Irak aleni bir biçimde Kuzey bölgesini terör örgütüne bırakmış durumda. Bunda biraz hükümet içerisinde yer alan İran yanlısı Şii grupların da etkisi var. Ne zaman ki Türkiye harekat veya operasyona niyetlendiğinde Irak milliyetçi oluveriyor. O yüzden Türkmen silahlı grupları çok geçmeden oluşturulmalı. Sincar, Dohuk, Tel-Afer, Musul-Başika bölümü ve Mahmur Kampı ile çevresinin oluşturduğu Türkmeneli bölgesel yönetimi kurulmalı. Doğusunda KDP Barzani yönetimi akıllı ise birlikte güzel güzel bölge yönetilir. İran Sınırı her iki yönetim ortaklığı ile korunur, ticari ve ekonomik kalkınmaya iki yönetim de dahil edilir. Ben Gürcistan'a bir daha Rus saldırısı olursa mesela tampon bölge oluşturma taraftariyim. Özellikle de Azerbaycan tarafından Türkiye bağlantısı sağlayabilen Gürcü toprakları şeklinde. Sebep ise Bakü-Tiflis-Kars demiryolu ve Ticaret hattı, Tanap petrol boru hattı güvenliği.

Bu şekilde ilerlemek yeterli ve düşük maliyetlidir. Niye girelim ki taaa en sonuna ülkelerin. Bizi sınır ötesinde belirli güvenlik alanları ilgilendirmeli.
Aynı noktaya ulaşıyoruz aslında. İran'ı yok etmek gibi bir niyetimiz olmamalı, ama olurda birisi İran'ı yok edeceğim diye işe koyulursa, hedefleri/icrası iyi belirlenmiş bölgesel bir operasyonla çıkarlarımızı koruyacak önlemleri sınır ötesinde alabilmeliyiz.

Şimdi Suriye'de taşlar yerine oturdu, bir adım atmak için 50 yerle pazarlık yürütüyoruz. Bu bizim gibi zaten suçlanmak için bahane aranan bir ülke için ideal bir durum değil.

Ne yapacaksak, ortam bulanıkken yapıp bitireceğiz, sonra şurayı da alayım acaba ambargo yermiyim, burası da kritik ama ilerlesem vururlar mı diye bir ton hesap yürütmek zorunda kalmayacağız. Peşinen statüko bizim lehimize olacak, o statükoyu bozmak isteyen yapacak bu hesapları.

TCG TRABZON
Süvariler
Mesajlar: 34
Kayıt: 02 Oca 2013, 18:41
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen TCG TRABZON »

dum yazdı: 27 Tem 2022, 18:38 Amaç cici çocuk olmak değil. Amaç enerji kaynak ve koridoru ile çin ticaret yollarına hakim olmak. Oğuz Türklerini birleştirmek.

Bu milli bir hedef. NATO ile batı ile alakası yok. Açıkçası nüfusu k.azbcn/g.azbcn/k.suriye/k.ırak ve Türkiye olarak 140/150 milyon olan bir birliğe kavuşmak , kendine yeterli enerjiye sahip olan ve hatta ihraç eden , bilumum enerji ve ticaret yollarina hakim olmaya değer. Kötü çocuk ilan ederlerse etsinler. Biz de onları seviyor değiliz.
Bu bir tür, Çin'i ve Avrupa'yı aynı anda kuyruklarından kavrayacak, Türkiye'yi hızlı biçimde süper güç haline getirebilecek jeopolitik çevre tarifi. Dünya düzenini ters yüz eder; Ne ABD, ne Rusya, ne Çin, ne Fransa-Almanya merkezli AB, hiç bir uluslararası örgüt böyle bir şeyle kabusları dışında karşılaşmak istemez. Eğer bu yol kaçınılmaz ise (ki aslında öyle gözükmekte), bizi ancak bu yola olması gerekenden çok erken safhada sokmaya manipüle edip, erken doğumu teşvik ederler.

Üstadım, özür dilerim ama memleketin siyasi kapasitesi bu tip büyük stratejilerin ilerlemesini etkilemiş/etkileyebilecek bir başka sorunumuz.

Antares
Süvariler
Mesajlar: 1886
Kayıt: 03 Kas 2015, 00:06
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Antares »

Biliyorsunuz en eski sınırımız İran sınırı. Tüm bu zaman boyunca gelen liderlerin ya da devletin az da olsa bir bildiği vardır. Orta Asya ile birleşmek için İran ile sıcak çatışmaya girmeden de bunun yollarının olacağına inanıyorum.

Ayrıca bölgede kalan tek güç olmak sanılanın aksine iyi bir fikir olmayabilir. Bugün dünyadan ve özellikle batıdan görünen şu: ABD gibi bir süper gücün ortadoğudan çekilmesi ile geleneksel bölge güçleri yerini dolduruyor. Ve kendi aralarında anlaşamasalar ve rekabet içinde olsalar da bir şekilde ABD nin orada olmamasından gayet memnunlar. Yani bu birbirleri ile proxy savaşları yapan ülkeler batıya karşı da beraber duruş sergileme eğilimindeler."

ABD ortadoğuda olmadan çok daha önce o sınırımız çizilmişti unutmamak gerek. Bu dengeyi iyi sağlayarak orta asya coğrafyasına açılabiliriz. Doğumuzu barış içinde sağlama aldıktan sonra (terör örgütlerini halledip) tüm dikkat ve gardımızı batımızda tutmamız şart. Avrupa bir tehdit olmasa da Yunanistan ve eniştesi kesin sorun olacak belli.

Kullanıcı avatarı
Karasu
Üye
Mesajlar: 785
Kayıt: 30 Eki 2016, 20:27
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Karasu »

O sırada

JNG90
Üye
Mesajlar: 178
Kayıt: 28 Haz 2021, 04:53
Yaş: 30

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen JNG90 »

Bir sürü kişi Yunan ile kapışacağımızı yazıyor.

Nedense Cihat Yaycı ABD'nin yığdığı Abrams, M2 Bradley ve obüslerin hibe edildiğini iddia etmiş.

Yunan envanterine yüzlerce Abrams, M2 Bradley ve obüs yazın derim. Aptal Yunan kara harekatına girişip İstanbul'a ilerlemeyi düşünüyor sanırım.

Canti
Süvariler
Mesajlar: 3543
Kayıt: 24 Tem 2015, 20:21
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Canti »

Ali Deniz Kutluk amiral o yığının asıl amacının Türkiye değil Montrö'ye takılmadan Karadeniz' in batı kıyısında yığınak yapmak olduğunu söylüyordu. Bize bakan kısım aslında işin yan etkisi. Trakya'da bizim yeterince yığınağımız vardır, oraya giren belasını bulur.

kivele
Üye
Mesajlar: 392
Kayıt: 21 Eki 2012, 12:05
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen kivele »

JNG90 yazdı: 03 Ağu 2022, 10:31 Bir sürü kişi Yunan ile kapışacağımızı yazıyor.

Nedense Cihat Yaycı ABD'nin yığdığı Abrams, M2 Bradley ve obüslerin hibe edildiğini iddia etmiş.

Yunan envanterine yüzlerce Abrams, M2 Bradley ve obüs yazın derim. Aptal Yunan kara harekatına girişip İstanbul'a ilerlemeyi düşünüyor sanırım.

Edirne'den ileriye gidebileceğini sanmıyorum. Trakya bölgesinde askerlik yaptım. Aşırı tanksavar stoğu var o bölgede...

KARACI
Süvariler
Mesajlar: 159
Kayıt: 15 Tem 2021, 18:32
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen KARACI »

Kıyma makinasına girmek istiyorsalar yürüsünler karadan, bekleriz...

Memleketim
Süvariler
Mesajlar: 401
Kayıt: 04 Eki 2012, 18:06
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Memleketim »

Hava üstünlügü önemlidir herhalde.

trakya_forever
Süvariler
Mesajlar: 2657
Kayıt: 25 Ağu 2015, 13:41
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen trakya_forever »

Yine yazayim. Tum Yunan ordusu hic kayip vermeden gelse İstanbulda kaybolur. Bizim topraklarda ileri harekat ve Yunan ordusu? Hele hele İstanbula falan yurumek? Yunan kadinlari cocuklarinin eslerinin cesetlerini alabilmek icin cok ugrasir. Hani keske, hani insallah diyeyim de o kadar suzme salak olacaklarini da sanmiyorum.

delikpr
Süvariler
Mesajlar: 992
Kayıt: 25 Tem 2012, 02:03
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen delikpr »

Tartışmalar 'Yunanistan'ı kaç günde işgal ederiz'den 'Yunan ordusu İstanbul'a gelese kaybolur'a evrildi. Neredeeeeen nereyeee....

Hava üstünlüğü herhalde önemli. Bkz. İsrail'in Arapları düşürdüğü durum, Körfez savaşları vs.

Palikaryanın bütün çabasını hava gücünü yenilemeye veriyor olması bu yüzden olmalı :| Yanlış düşünüyorsam lütfen düzeltin.

Ylmz
Üye
Mesajlar: 80
Kayıt: 22 May 2022, 03:01
Konum: İstanbul
Yaş: 34
İletişim:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Ylmz »

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

1998 yılında 20 milyon
Amerikan dolarına Agencia Turistica e Diversoes Chong Lot Limitada isimli bir Çinli Makao turizm şirketine satıldı.
1999
Prof. Dr. Türkan Saylan, 19 Haziran 1999’da Ali Kırca’nın sunduğu Siyaset Meydanı’nda FETÖ'yü deşifre etmişti.
2000 TANK-2000 ihalesi
21 şubat 2001 Ecevit Ekonomik Kriz.
11 ay sonra.
1 Kasım 2001 Varyag istanbuldan geçti.
18 Kasım 2002 Ecevit Hükümeti Dağıldı. Sağlık Sorunları gösterilerek.
3 Kasım 2002 Akp Abdullah Gül Hükümet Kurdu.
18 Aralık 2002, Ankara necip hablemitoğlu suikasti.
9 Mart 2003 Erdoğan Başbakan oldu. 2003'te Siirt'te yapılan milletvekili yenileme seçimleri
2003 Cuval olayı
11 Türk askeri 4 Temmuz 2003
2004 Anka 24 Aralık 2004 tarihinde, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ)
arasında imzalanmış olan sözleşmeyle yürürlüğe giren Türk İnsansız Hava Aracı (TİHA) Programı ile söz konusu araç
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin orta irtifa uzun havada kalışlı bir İnsansız Hava Aracı (İHA) sistemi gereksinimleri
karşılamaya yönelik olarak geliştirilmiştir. 30 Aralık 2010 tarihinde ilk uçuşunu istemeden yapan
Anka 14 dakika havada kalmıştır.
2004 Milgem
1990'ların ortalarında Türk Donanması, tamamen yerli bir korvet tasarlamak, geliştirmek ve inşa etmek için ulusal kaynakları araştırıyordu. 2004 yılında İstanbul Tersane
Komutanlığı, tasarım, mühendislik ve inşaat projelerini yürütmek ve koordine etmek için MİLGEM Proje Ofisi'ni kurdu.
2005 Çözüm Süreci Başlangıcı
Sürecin koordinatörlerinden Beşir Atalay, çözüm sürecinin Recep Tayyip Erdoğan'ın
2005'teki Diyarbakır konuşmasıyla işareti verilen paradigma değişikliğinin ve 2009'da
başlatılan Millî Birlik ve Kardeşlik Projesi ve demokratik açılımın devamı niteliğinde olduğunu belirtmiştir.[1]
Süreç, 16 Temmuz 2014'te Resmî Gazete'de Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin
Güçlendirilmesine Dair Kanun adıyla yayımlanarak kanunlaşmıştır.

Süreç, 16 Temmuz 2014'te Resmî Gazete'de Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun adıyla yayımlanarak kanunlaşmıştır.[2]
2015 Ceylanpınar saldırısı sonrası sürecinin sona erdirilme süreci başladı.

2007
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin taarruz ve taktik keşif helikopteri ihtiyacını karşılamak üzere ATAK programı başlatıldı.
[10] [ güvenilmez kaynak? ] Türkiye 30 Mart 2007'de AgustaWestland ile Agusta A129 Mangusta'ya dayalı 51 (40 seçenekli)
saldırı helikopteri geliştirmek ve üretmek için müzakere etmeye karar verdiğini duyurdu .
2008-
ALTAY TANKI
2008
Ergenekon kapsamındaki ilk iddianame Zekeriya Öz, Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından hazırlandı.
86 sanıklı dava 25 Temmuz 2008'de açıldı

2009 13.01.2009
Erdoğan'dan "BOP eşbaşkanı" eleştirilerine yanıt.
2009
29 Nisan 2009 yılında Genelkurmay İletişim toplantısında, Poyrazköy'de bulunan law silahlarını göstermişti.
Başbuğ, toplantıda kazılarda bulunan 5 adet boş, kullanılmış law silahlarını anlatmıştı.

2010 Deniz Baykal kaset skandalı, Mayıs 2010'da Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal ile CHP 23. dönem milletvekili Nesrin Baytok'un gizli çekim seks kaseti olduğu iddia edilen bir videonun internette yayınlanmasının ardından meydana gelmiş skandaldır. Videonun
yayınlanmasının ardından Deniz Baykal CHP Genel Başkanlığı'ndan istifasını duyurmuştur.

2011
Suriye Savaşı Başladı.
2013
Dershane krizi
15 Kasım 2013 tarihinde gazete "dershane" ekiyle birlikte 1.5 milyon adet basılıp dağıtıldı.
Buna karşın Başbakan Erdoğan dershaneleri kapatma kanununun Bakanlar Kurulu ve Meclis'ten geçeceğini tekrar ilan etti.
2014
17-25 Aralık olayı
2014
29 Nisan 2014 TB2 ilk uçuş.

2014 Çözüm süreci Başladı.
2015 Ceylanpınar saldırısı sonrası sürecinin sona erdirilme süreci başladı.


ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması
Olayın kronolojik sıralamasını kendimce hazırlamaya çalıştım. Eklenecek aklıma gelmeyen pek çok olay var diyeyim sonlandırayım.

JNG90
Üye
Mesajlar: 178
Kayıt: 28 Haz 2021, 04:53
Yaş: 30

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen JNG90 »

delikpr yazdı: 04 Ağu 2022, 02:11 Tartışmalar 'Yunanistan'ı kaç günde işgal ederiz'den 'Yunan ordusu İstanbul'a gelese kaybolur'a evrildi. Neredeeeeen nereyeee....

Hava üstünlüğü herhalde önemli. Bkz. İsrail'in Arapları düşürdüğü durum, Körfez savaşları vs.

Palikaryanın bütün çabasını hava gücünü yenilemeye veriyor olması bu yüzden olmalı :| Yanlış düşünüyorsam lütfen düzeltin.


Yunan ordusu tıpkı Ukrayna gibi hatta ondan kat be kat daha fazla destek alacaktır.

Almanya ve AB (Yunanistan) benim için artık Ruslardan daha büyük bir tehdit. Rusya bu leş sistemlerle zaten bizimle savaşsa dahi pek bir şey yapamazmış, kaldı ki o leş sistemlerden de ciddi manada kaybetti. İthal çip ihtiyacını Çin'den karşılasa da kara kuvvetlerinde vurucu gücü yok oldu sayılır. Deniz kuvvetleri de patates oldu gördüğünüz gibi. Eğer nükleer güç kullanırlarsa, büyük bi katliam yaparlarsa dengeler değişebilir ama operasyon amacından sapmış durumda. Kısaca Ruslar uzun bir süre kendine gelemez. Şimdilik hazırı yiyorlar ama son 10 yılda uydu/kontrolü altındaki devletçikleri olan Ermenistan ve Suriye'nin de dehşet kayıplarını düşünürsek Ruslar ve uydu devletlerinin 2012 vs 2022 yılındaki envanteri gerçekten korkunç kayıplar içeriyor. Ekonomik olarak da gidişatları kötü. Bize yüksek fiyattan gaz satıyorlardı şimdi güle oynaya yarı fiyatına petrol veriyorlar.

Putin'in de kesinlikle büyük bir lider vs. değil. Askeri zekası yok. Kiev'e 50 tane helikopterle adam indirmelerinden ne mal oldukları belliydi. Geçenlerde şakayla karışık İHA bile istemiş. Bizi de artık büyük devlet kategorisinde görüyor. Rusların bizi çevreleme, Türkiye ve Azerbaycan'ı baskı altında tutması olanaksız. Eğer öyle bir işe girişirse Rusya'nın işi zaten biter.

İran'ın da parçalanmaya hazır bir demografik yapısı var, o da fazla açılamaz yoksa boğulur. Çin desek dünyanın öbür ucunda denizlere hapsolmuş durumda.

Özetle Doğu blokunda milli varlığımıza tehdit teşkil edebilecek pek aday kalmadı. Bu taraftan bir saldırı beklemem.

Batı blokundan bir saldırı gelmesi daha olası görülüyor. ABD açısından Rusya ile savaşmamız gerekiyor. Rusya'dan ölü fiyattan gaz ve petrol almamız onları çıldırtıyor. Rusya ile savaşmayacaksak bize uçak yok anladığım kadarıyla.

Mevcut durumda NATO'dan çıkarsak bize NATO üyelerinin saldırmasını konuşuyoruz şaka gibi. Bu komplo teorisyenleri ve emekli askerler adalar üzerinden bir Yunan-Türk temelli çatışma çıkarıp Türkiye'yi NATO'dan şutlayacaklarını söylüyor.

Zaten NATO'dan uçak gelmiyor, tank gelmiyor, HSS gelmiyor, mühimmat gelmiyor daha doğrusu mühimmat geliyor ama bizi yok etmek için düşmanlara geliyor.

Her şerde bir hayır var demiş atalarımız. Örneğin şu an Rafale'lar bizim uçakları düşürse şer gibi görünür ve ama 5 sene sonraki büyük felaketten bizi korur. Hava kuvvetlerinde durum kötü. Maalesef Mesut Hakkı Caşın ve Erdoğan Karakuş (Anıt uçak F-5'leri Yunan tehdidine envantere alalım diyor.) gibi abiler hava kuvvetlerini övüyor. Pilotları F-4 ve Block 30'larla ölüme yollayacağız bu gidişle.

JNG90
Üye
Mesajlar: 178
Kayıt: 28 Haz 2021, 04:53
Yaş: 30

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen JNG90 »

kivele yazdı: 03 Ağu 2022, 14:49 Edirne'den ileriye gidebileceğini sanmıyorum. Trakya bölgesinde askerlik yaptım. Aşırı tanksavar stoğu var o bölgede...

Karada: (Açık kaynak verileri.)

170 adet Leo 2A6
183 adet Leo 2A4
501 adet Leo 1
390 adet M48
150 civaı M1 Abrams (Dedeağaç)

ZPT sayısı da 2500 civarı, 1200 adette Cadillac Gage Commando muadili M1117 fln yazıyor 4 bin civarı zırhlı araç var. Dedeağaç'ta 150 kadar Obüs ve M2 Bradley var.

Hava üstünlüğü de kurarlarsa karada elleri güçlü görünüyor. Lanet küçük bir mühimmat deposuna dönüşmüş Yunanistan.

https://tr.wikipedia.org/wiki/Yunan_Kar ... at_listesi

https://tr.wikipedia.org/wiki/Yunan_Hav ... at_listesi

Kullanıcı avatarı
FrOzkan
Üye
Mesajlar: 507
Kayıt: 03 Haz 2015, 17:16
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen FrOzkan »

kivele yazdı: 03 Ağu 2022, 14:49 Edirne'den ileriye gidebileceğini sanmıyorum. Trakya bölgesinde askerlik yaptım. Aşırı tanksavar stoğu var o bölgede...
Peki o tank savarları kullanacak asker varmı biliyormusunz.

Trakya bölgesinde aşırı çok personel açığı var üstüne birde çoğu güneydoğu, suriye ,ve ıraktalar. Sürekli görevlendirmedeler. Yaptuğımız operasyonlar bir bitse yunanistan bu tarz eğlemlerden söz dahi edemez lakin mevcut şartlar ortada.

KARACI
Süvariler
Mesajlar: 159
Kayıt: 15 Tem 2021, 18:32
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen KARACI »

Ben biliyorum, VAR. Size yeterse tabii...

kivele
Üye
Mesajlar: 392
Kayıt: 21 Eki 2012, 12:05
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen kivele »

FrOzkan yazdı: 04 Ağu 2022, 19:09 Peki o tank savarları kullanacak asker varmı biliyormusunz.

Trakya bölgesinde aşırı çok personel açığı var üstüne birde çoğu güneydoğu, suriye ,ve ıraktalar. Sürekli görevlendirmedeler. Yaptuğımız operasyonlar bir bitse yunanistan bu tarz eğlemlerden söz dahi edemez lakin mevcut şartlar ortada.

Operasyon olacağı zaman gerekli personel sahada olur zaten... Suriye operasyonun biteceğinden şüpheliyim... Kuzey Suriye Türk Bölgesi oluşturulup uzun bir süre orada kalacağız.

Kullanıcı avatarı
FrOzkan
Üye
Mesajlar: 507
Kayıt: 03 Haz 2015, 17:16
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen FrOzkan »

kivele yazdı: 04 Ağu 2022, 19:33 Operasyon olacağı zaman gerekli personel sahada olur zaten... Suriye operasyonun biteceğinden şüpheliyim... Kuzey Suriye Türk Bölgesi oluşturulup uzun bir süre orada kalacağız.
Konumuz bizim yunanistana saldırmamız değil, yunanistanın 1 yada 2 gün içerisinde ne kadar ilerleyeceği. Bir anda askeri varlığımızı trakya bölgesine intikal ettirmemiz sizce bu süreçte mümkün mü ? Ben sanmıyorum.

kivele
Üye
Mesajlar: 392
Kayıt: 21 Eki 2012, 12:05
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen kivele »

FrOzkan yazdı: 04 Ağu 2022, 22:12 Konumuz bizim yunanistana saldırmamız değil, yunanistanın 1 yada 2 gün içerisinde ne kadar ilerleyeceği. Bir anda askeri varlığımızı trakya bölgesine intikal ettirmemiz sizce bu süreçte mümkün mü ? Ben sanmıyorum.
Yunanistan'nın karadan operasyon yapabilecek ne gücü var nede kabiliyeti var... Trakya üzerinden bir saldırı girişiminde İstanbul ve çevre illerden binlerce asker en hızlışekily bölgeye intikal eder. Siha'lar ve topçu birliklerimiz Yunan zırhlı birliklerini nasıl yok ettiğini hep birlikte izleriz.

CetinAltinbas
Üye
Mesajlar: 6
Kayıt: 19 May 2021, 03:04
Yaş: 28

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen CetinAltinbas »

Biri intikal mı dedi. :)

KARACI
Süvariler
Mesajlar: 159
Kayıt: 15 Tem 2021, 18:32
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen KARACI »

Hava ustunlugu onemlidir evet lakin ustunluk denilen sey 2 filo daha modern ucak ve bagli birkac duzine muhimmat ile olmuyor. Esasen askeriyede ustunluk boyle hesaplanip tanimlanan birsey degildir. Abd ve İsrail ornekleri verilmis, abd ninki tam anlami ile ustunluktur Korfez savaslarinda. Arap-İsrail savaslari ise İsrail'in hava ustunlugu ile aciklanabilecek kadar yuzeysel bir dizi savastan ibaret degildi. Arap kurmayinin tüy diktigi muharebeler yasandi orada. Yunanistan icin ise Trakya'dan birlik sokmalarini gectim, biz geri cekilsek yine de gelmezler, aptal degilseler tabii. O cografyada buna musaade eden alan cok dar bir bolgedir ve Yunan kara gucunun de ne bunu yapacak tecrubesi ne de kabiliyeti var. Kiyma makinasi benzetmem bu yuzdendi, tekrar soyluyorum, bekleriz, kimin nereden vurdugunu anlarsalar bunu bile basari sayarim.

mahone
Üye
Mesajlar: 171
Kayıt: 26 Tem 2012, 00:17
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen mahone »

Bugünlerde eksen kayması iyice belirginleşiyor sanki.

Volkan2000
Üye
Mesajlar: 151
Kayıt: 22 Mar 2022, 15:25
Yaş: 22

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Volkan2000 »

Hamasi değil inandığım gerçeklere göre Türkiye şu şartlarda Yunanistan ı maymuna çevirecek askeri üstünlüğe sahip olabilir gibi görünüyor. Bir savaş çıksa biz yeneriz Rafael ler Meteorlar onları kurtaramaz çünkü o uçakları büyük ihtimal ile havalandıramayacaklar bile savaş çıkınca. Ama gerçek risk savaşın kaderi anlaşıldığında batının alacağı tavırla oluşacak. Karşımızda bir anda Slovekya'dan 10 uçak Polonya dan 80 uçak 500 tank İspanya Almanya Fransa dan hatta ABD den dedim mi karşımızda 2000 modern uçak 5000 bin modern tank 500 bin profesyonel komando 200 savaş gemisi 50 tane denizaltı buluruz arkasında da nükleer tehdit de buluruz. Yunanistan gibi bir ülke ile tam bir savaş başlatmadan önce kazanımlarını elinde tutabileceğin nükleer kartında olmalı başka ülke ile savaşmaya benzemez Yunanistan ı işgal etmek. Yunanistan dan da bir kaç ada alıp savaşı bitiremeyiz bu kadar sindirilecek bir ülkede değil Yunanistan savaşır yani toprağını alırsan sonuna kadar. Buda demektirki en küçücük mesela meis kadar bir ada için bile bizim Atina önlerine mora yarım adasına kadar işgal etmemiz gerekir. Buda batının içine girmektir AB yi işgal etmektir tepkisiz kalmazlar kesinlile dayanışma gösterirler hatta daha fazlasını aparlar cüretlerini tartıp göze alınabilir görürlerse. Nükleer kart olmadan Yunanistan ile savaşılmaz bu kesin yani ama barış zamanıda nükleer güç olmak zor olduğuna göre bu işi savaş çıkartmadan aynı yıl içinde halledip o esnada gerilimi dozunda tutup savaşa nükleer kart ile başlamak gerek. Türkiye nükleer silah üretmeden bir yıl içinde nükleer silah üretebilecek hazırlığa sahip yaşamalı.

Madinat
Üye
Mesajlar: 198
Kayıt: 28 Tem 2014, 13:51
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Madinat »

Esas olan Yunanistan ile savaşmamak ki Rusya'nın düştüğü tuzak ortada... Şayet Savaş kaçınılmaz hale gelir ise o zaman ilk darbeyi vuran olup bu darbe ile psikolojik ve maddi olarak çok güçlü bir hasar vermeliyiz. Düşmanı alt etmenin en önemli yolu bedeninden önce ruhunu yırtmaktir ki motivasyon ve inanç olarak çöküntüye uğrasın. Bunun da yolu İnsiyatifi elde tutmaktan geçer.

Miyamoto Musashi zafer için düşmandan önce saldırmanın önemini vurgular ve bunun 3 yolu olduğunu söyler.

1- Saldırarak düşmandan önce davranmak. Ken no Sen (Düşmanını kendine getirmek)

2- İkinci yöntem düşman saldırırken önce davranmak. Tai no Sen (İnsiyatifi beklemek)

3- Üçüncü yöntem ise düşman ile aynı anda saldırıya geçilmesidir. Tai Tai no Sen (Düşmana eşlik ederek önce davranmak)

Kullanıcı avatarı
RocKhan
Üye
Mesajlar: 29
Kayıt: 25 Tem 2012, 02:48
Konum: İzmir
Yaş: 45

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen RocKhan »

Cümleye girişteki ''Esas olan Yunanistan ile savaşmamak'' lafınıza sonuna kadar katılıyorum, tabi bu ''Yunanistan bizim sınırımızı ihlal etsin, sesimizi çıkarmayalım'' demek değildir. Zaten böyle bir şey olursa yine dediğiniz gibi ''Şayet Savaş kaçınılmaz hale gelir ise '' kısmı başlamış oluyor.

Lakin, Beş Çember Kitabına bakarak farklı bir çağın ve savaş sanatının yöntemlerini günümüz şartlarına bağlayamayız.

Zira kendisi kılıçların konuştuğu bir çağda yaşıyordu, elbette düşmandan önce vurmayı savunacaktı, aksi takdirde Katanayı (ya da Vakizaşi'yi) ilk düşman vursun diye beklerseniz 1,5 - 2 saniye içinde ikinci ölümcül darbeyi alırdınız.

O kitaptan alınacak ve günümüze uygulanabilecek bir ders varsa ilk vurmak değil aksine soğuk kanlılıkla nasıl bir davranış sergilenmesi gerektiğini anlattığı bölümleri uygulamak daha etkili olurdu, dövüşe gireceğin anda dahi kontrolsüz olmamayı, düşmanını sakinliğinle dahi huzursuz edebileceğinden bahseden bölümleri uygulamak daha mantıklı gibi geliyor.

Uluslararası arenada da ilk sen vurursan seni suçlu konuma sokmaları çok daha kolay olur ki bahsettiğimiz uluslararası arena zaten Yunanı desteklemek için bahane arıyor.

Yanlış hatırlamıyorsam şöyle de bir durum vardı: Miyamoto Musashi hayatta hiç bir düelloyu kaybetmemiştir fakat bunun nedeni kaybedeceği hiç bir düelloya da girmemiş olmasıydı.

Madinat
Üye
Mesajlar: 198
Kayıt: 28 Tem 2014, 13:51
Yaş:

ABD-Türkiye Krizi | Türkiye'nin NATO'dan Çıkması ve Eksen Kayması

Mesaj gönderen Madinat »

Uluslararası arena çifte standarda sahiptir , ilk vurmak yada son vurmak mevcut bakışlarını yahut davranışlarını değiştirmeyecektir. Batı yeri geldiğinde üç maymunu oynamayı yeri geldiğinde de görülmeyecek şeyleri görmek konusunda rakipsizdir. Yunanistan özelinde İşin asıl önemli kısmı düşman tam olarak hazırlanıp saldırı pozisyonuna geçtiğinde önleyici bir saldırı ile vurulmaz ise , ilk darbeyi biz alırken psikolojik ve askeri üstünlüğü ele geçirirler. Burada nasıl askeri olarak üstün olabilirler diyebilirsiniz fakat bu tip bir saldırı için de her türlü istihbari ve silah desteğini arkalarına alacaklarını , ilk darbeden sonra Ukrayna benzeri bir batağa çekileceğimizi de unutmamak gerekir.

Bununla birlikte Musashi özelinde dediklerinizi katılmıyorum.

Musashi üçüncü yönteminde düşmanın atağa geçtiği anda aynı anda saldırıp üstünlüğü ele geçrme ve İnsiyatifi ele almak gerektiğini belirtmektedir. Zaten 3 farklı madde 3 farklı duruma hitap etmektedir.
Musashi öğretileri hala geçerli ve etkilidir. Beş Çember bir çok askeri okulda okutulmakta ve bir çok liderin baş ucunda durmaktadır. Çağ değişmiş olsa da günümüze uyarlanabilir.

Cevapla