Milli Muharip Uçak(MMU) Projesi - TF-X

Tüm Askeri Uçaklar,İnsansız Hava Araçları, haberler, yorumlar, projeler, analizler...
Tulga
Süvariler
Mesajlar: 639
Kayıt: 11 Eki 2016, 08:16
Yaş: 40

Milli Muharip Uçak(MMU) Projesi - TF-X

Mesaj gönderen Tulga »

Ylmz yazdı: 05 Ağu 2022, 01:13 Genişleme topla tüfekle olmuyor kalıcı bir genişleme istiyorsan şayet ülke içi meseleleri çözüme kavuşturur akabinde dışa dönük hamllerini gerçekleştirirsin. Bir ülkenin projelerine destek atarak saçma sapan maceralara atılmazsın.

Lakin cidden samimiyse hükümet birilerinin dümen suyuna yolu kırmaktansa eğitimden, tarımdan, sanayiiden tüm ihtiyaç duyulan alanlarda doğru düzgün bir yapılanma sunarak kalkınma hamlesi gerçekleştirir yoluna devam eder gider.

Onunda kuralı
Laik anlayıştan uzaklaşmazsın. Gelecek insanın meshepi dini ne olursa olsun kucak açarsın geldiği yerden daha iyi bir çekim merkezi oluşturursun...

Ülke ekonomisi genişledikce soydaşlarımızı topla yurda.
Şii gelir hristiyanı gelir yahudisi şamanı gelir. "Kırgızı, Uyguru, Türkmeni, Özbeki vs vs "
Bu yapıların mesheplerinden diplomatik kanallar oluşturursun.

O zaman tarihte güzel anılırsın işte.

Örnek: Hatay Meselesi.

Dostum hükümete sayacaksan bunları yapmadığı için say. ;)
Hocam her düşünceye saygım vardır. Lakin ülkemize dışarıdan göçmen alımı konusunda aynı düşüncede değilim. Neden derseniz; her ne kadar tarihsel bağlarımızın olduğu milletler için konuşuyor olsak da kendi toplumsal kültürümüz, yaşamsal birlikteliğimiz etkileniyor. Her ülkenin toplumunun sabahtan ertesi sabaha kadar geçirdiği günün belli kalıplaşmış yaşam düzeni vardır. Lakin dışarıdan sayıca fazla gelen farklı kültürlere ait grupların mevcut yapıya uyum yerine kendi düzenlerini oluşturan getto yapılanması içerisine girmeleri sorun yaratmaktadır. Buna izin vermeyen ülkeler için belirli sayıda kontrol altında kalifiyeli işgücüne haiz göçmen alımı sorun olmamaktadır. Ancak bizim ülkemiz benzeri gelen göçmenlerin gerek ekonomi nedeniyle gerekse de siyasi bakış açısı nedeniyle kendi düzenlerini kurabildigi serbesti sonrası iş zivanadan çıkmaya başlıyor. Mahalle kültürü bozuluyor, gündelik yaşam kurallarında hissedilir oranda bozulmalar meydana geliyor, kendi vatandaşın için yaratılması gereken istihdama ortak olunuyor, işsizlik artıyor. Hele bir de döviz cinsi kazancını yurt dışı bankalar aracılığı ile ülkemizde harcama eğilimi olunca sektörlerin hemen hemen tamamı pozitif yönde yukarıya fiyat artışlarına sebebiyet veriyor. Eskiden Türk vatandaşlarının hizmet aldığı veya faydalandigi işletmeler paranın olduğu yerleşik yabancılara yöneliyor. Kendi vatandaşının ikinci sınıf görülmeye başlandığı bir sarmala giriliyor. Niyetinizi anlıyorum ama bunu başka ülkeler sayısal kontrol altında ülke çıkarlarına faydalı kalifiye kişilerden seçerek kendi toplumsal düzenine uyum ve kurallara riayet edilmesi şartıyla yapıyor. Bizdeki yapı çok ciddi noktalara doğru gitmekte. Olması gereken şekilde değil de bahsettiğim düzensizlikte gerçekleşmesi nedeniyle toplumsal travma ve öfke eğilimi içerisine girilmiş durumda.

Bunun benzeri "Kristal Gece"'ye neden olan ve Nasyonalizmin yükselişinin başlangıcı olan travmadır. Eğer toplumunda "Şuraya bak ya kendi ülkemizde ikinci sınıf muamelesi görüyoruz " cümlesi duyulmaya başlanmışsa duruma müdahale edilmeli ve yükselen gerginliğin söndürülmesini sağlayacak kararlar alınmalıdır. Aksini hayal bile etmek istemem...

JNG90
Üye
Mesajlar: 178
Kayıt: 28 Haz 2021, 04:53
Yaş: 30

Milli Muharip Uçak(MMU) Projesi - TF-X

Mesaj gönderen JNG90 »

Ruslar MMU için ortak çalışma vs. istiyorlar sanırım.

AL-31 mi verecekler ne faydaları olabilir ki?

Ylmz
Üye
Mesajlar: 80
Kayıt: 22 May 2022, 03:01
Konum: İstanbul
Yaş: 34
İletişim:

Milli Muharip Uçak(MMU) Projesi - TF-X

Mesaj gönderen Ylmz »

Tulga yazdı: 05 Ağu 2022, 09:11 Hocam her düşünceye saygım vardır. Lakin ülkemize dışarıdan göçmen alımı konusunda aynı düşüncede değilim. Neden derseniz; her ne kadar tarihsel bağlarımızın olduğu milletler için konuşuyor olsak da kendi toplumsal kültürümüz, yaşamsal birlikteliğimiz etkileniyor. Her ülkenin toplumunun sabahtan ertesi sabaha kadar geçirdiği günün belli kalıplaşmış yaşam düzeni vardır. Lakin dışarıdan sayıca fazla gelen farklı kültürlere ait grupların mevcut yapıya uyum yerine kendi düzenlerini oluşturan getto yapılanması içerisine girmeleri sorun yaratmaktadır. Buna izin vermeyen ülkeler için belirli sayıda kontrol altında kalifiyeli işgücüne haiz göçmen alımı sorun olmamaktadır. Ancak bizim ülkemiz benzeri gelen göçmenlerin gerek ekonomi nedeniyle gerekse de siyasi bakış açısı nedeniyle kendi düzenlerini kurabildigi serbesti sonrası iş zivanadan çıkmaya başlıyor. Mahalle kültürü bozuluyor, gündelik yaşam kurallarında hissedilir oranda bozulmalar meydana geliyor, kendi vatandaşın için yaratılması gereken istihdama ortak olunuyor, işsizlik artıyor. Hele bir de döviz cinsi kazancını yurt dışı bankalar aracılığı ile ülkemizde harcama eğilimi olunca sektörlerin hemen hemen tamamı pozitif yönde yukarıya fiyat artışlarına sebebiyet veriyor. Eskiden Türk vatandaşlarının hizmet aldığı veya faydalandigi işletmeler paranın olduğu yerleşik yabancılara yöneliyor. Kendi vatandaşının ikinci sınıf görülmeye başlandığı bir sarmala giriliyor. Niyetinizi anlıyorum ama bunu başka ülkeler sayısal kontrol altında ülke çıkarlarına faydalı kalifiye kişilerden seçerek kendi toplumsal düzenine uyum ve kurallara riayet edilmesi şartıyla yapıyor. Bizdeki yapı çok ciddi noktalara doğru gitmekte. Olması gereken şekilde değil de bahsettiğim düzensizlikte gerçekleşmesi nedeniyle toplumsal travma ve öfke eğilimi içerisine girilmiş durumda.

Bunun benzeri "Kristal Gece"'ye neden olan ve Nasyonalizmin yükselişinin başlangıcı olan travmadır. Eğer toplumunda "Şuraya bak ya kendi ülkemizde ikinci sınıf muamelesi görüyoruz " cümlesi duyulmaya başlanmışsa duruma müdahale edilmeli ve yükselen gerginliğin söndürülmesini sağlayacak kararlar alınmalıdır. Aksini hayal bile etmek istemem...
Hocam öncelikle saygılar.

Fark edersiniz ki formda coğunluk kendi ütopik düşüncelerini aktarmaktan geri durmuyor. Bende şimdileri ütopik gelen insanlara ama geçmişte gerçekleştirilmiş olan düşünceleri bilgim doğrultusunda örneklendirerek aktarmaya çalışıyorum. Samimice yazılmış kaygılarınıza katılıyorum nasıl olması gerektiğini de yazınızın içerisinde aktarmışsınız zaten. Önce gelişim ,gelişimin beslediği saglıklı karar verme yetisiyle mantıklı doğru hamleler. Hepsi bu.

Cevapla